Altın ve Gümüş Basına Dolar Baskısı Altında: Petrolde Risk Devam Ediyor!

Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması enflasyon korkularını tetiklerken doların güç kazanması değerli metaller üzerinde baskıyı sürdürdü. Haftalık işlemlerde ons altın ve diğer değerli metaller, jeopolitik gerilimler ile enerji ve makro ekonomik verilerin etkisiyle dalgalı bir seyir takip etti. Özellikle gümüş, platinyum, paladyum ve altında görülen düşüşler, dolar kuru ve enflasyon endişelerinin birleşik etkisini yansıtıyor.
Brent petrol vadeli işlemleri, Orta Doğu’da artan çatışmalar ve arz kaygılarının etkisiyle yükselişi sürdürdü. Ancak IEA’nın acil durum stokları veya ABD ile İran arasındaki gelişmeler fiyat hareketlerini sınırlama yönünde adımlar atsa da, savaşın uzamasına yönelik endişeler piyasaları rahatlatmadı. ABD’nin enerji politikaları ve Fed’in ekonomik görünümüne ilişkin mesajlar, yatırımcıların risk iştahını ve talebi belirlemeye devam etti.
Makroekonomik göstergeler, enflasyonun beklentilere paralel kalması ve dolar endeksinin kuvvetli seyriyle birleşince, değerli metallere olan kısa vadeli alım baskısını dizginledi. Şubat ayı enflasyon verileri ile enerji maliyetlerinin seyrinin öngörülebilir olması, Fed’in faiz politikalarına ilişkin öngörüleri belirginleştirdi ve piyasalarda temkinli duruşu güçlendirdi. Dolardaki güçlenme, emtiaların diğer para birimlerinde daha pahalı hale gelmesine yol açarken talebi törpüledi.
Altın onsunda haftayı 5.020 dolar civarında tamamlayan yatırımcılar, güçlenen dolar ve güvenli liman talebinin sınırlı kalmasıyla karşılaştılar. Gümüş ise 79,5–90 dolar arasındaki hareket bandını gördü ve 80,6 dolar seviyesinde kapattı. Uzmanlar, doların güçlü seyri ve yüksek faiz ortamlarının etkisiyle değerli metallerde satış baskısının arttığını belirtirken, jeopolitik risklerin tek başına ons fiyatlarını belirlemediğini ifade etti.
Temel metallere bakıldığında alüminyum başta olmak üzere bazı metallerde arz sıkışıklığı dikkat çekti. Depolardaki boşluklar ve lojistik sorunları, LME’de stok azalmasıyla birlikte alüminyum fiyatında baskı yarattı. Nikel tarafında ise Orta Doğu kaynaklı kesintiler sonrası hammaddenin temin edilebilmesi için izlenen süreçler piyasalarda takip edildi.
Enerji piyasalarında Brent’in haftalık kazancı yüzde 11,22 olarak kayda geçerken, doğal gaz fiyatları Avrupa’da ve ABD’de farklı yönlerde hareket gösterdi. Avrupa’daki gaz talebinin mevsim normallerinin üzerinde olması ve jeopolitik riskler, LNG akışına dair endişeleri besledi. ABD’de ise üretimin rekor seviyeleri ve hava koşullarının talebi baskılaması nedeniyle doğal gaz fiyatları düşüş gösterdi.
Tarım emtialarında likit piyasalarda enerji maliyetlerindeki artış, ihracat verileri ve lojistik süreçler fiyatları belirleyen temel unsurlar oldu. Orta Doğu’daki gerilimler gübre ve navlun maliyetlerini yükseltti; bu durum soya fasulyesi ve mısır gibi ürünlerin talep görünümünü destekledi. Soya fasulyesi haftalık ihracat satışlarındaki dalgalanmalara rağmen kuvvetli talep gördü; soya yağı, yağ piyasasındaki yükselişlerle değer kazandı. Pirinç ve buğday gibi ürünlerde ise Asya talebi ve lojistik maliyetleri etkili oldu. Şeker ve pamukta artışlar görüldü; kahve ise hafif geriledi. Kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı artışla tamamladı.






