Viski Yatırımcısı Harekete Geçti: İbrenin Yönü Aniden Tersine Döndü

İskoç viskileri için uygulanmakta olan %10’luk gümrük tarifesinin kaldırılması, Scotch piyasasında uzun süredir baskı altında olan sektörde umut rüzgarı estirdi. Özellikle premium segment ve fıçı yatırımı alanında canlanma bekleniyor; ancak yatırımcılar hâlâ yüksek riskleri göz ardı etmiyor.
Meşe fıçılarında yıllandırılarak değer kazanacağı öngörülen yatırım modeli olan “cask investing” ile yatırımcılar, yeni damıtılmış ya da mevcut yıllandırma süreçleri tamamlanan viskileri satın alıp 10 ile 20 yıl aralığında bekleterek ikinci el piyasasında satışını hedefliyorlar. Bu yatırım aracı, sanat eserleri, klasik otomobiller ve lüks saatler gibi yüksek riskli ve likiditesi sınırlı varlıklar arasında yer alıyor; getiri ise büyük ölçüde talebe bağlı olarak şekilleniyor.
ABD, Scotch viskisi ihracatında en büyük pazar konumunu koruyor ve Scotch Whisky Association verilerine göre 2025 yılında ABD’ye yapılan ihracat yaklaşık 933 milyon sterline ulaştı. Premium segment için olumlu etkilerin görülmesi bekleniyor.
Decant Index’in Genel Müdürü John Kennedy, tarifenin kaldırılmasının özellikle premium viski taleplerinde güçlenmeye yol açacağını belirtti. Kennedy’e göre dünyanın en büyük premium viski pazarından gelecek talep, olgunlaşmış fıçılar için likiditeyi artırabilir ve değerlemeleri destekleyebilir.
Macallan, Dalmore ve Springbank gibi köklü damıtımevlerinin fıçılarının değeri üretim yılı, yaş ve fıçı türüne göre yüz binlerce sterline kadar çıkabiliyor. Ancak piyasanın önceki üç yılda ağır bir şekilde değer kaybettiği de hatırlanıyor: Whiskystats verilerine göre İskoçya’da işlem gören 500 viskinin yer aldığı endeks son üç yılda yaklaşık yüzde 30 düşüş yaşadı. Tarife kararı sonrasında sektör hisselerinin bir miktar toparlandığı gözlemlense de bazı riskler sürüyor.
Diageo ve diğer büyük oyuncuların portföyü karar sonrası hareketlilik gösterdi; ancak yatırımcıların “angel’s share” olarak bilinen doğal buharlaşma sürecine karşı tetikte olması gerekiyor. Yıllık buharlaşma oranı yaklaşık %2 düzeyinde gerçekleşirken, zamanla alkol oranının düşmesi viskinin “Scotch whisky” olarak adlandırılma hakkını tehdit edebiliyor.
Fıçı yatırımları, depolama maliyetleri, sigorta, mülkiyet yapısı ve sahteciliğe karşı güvenlik gibi konularda riskler taşıyor. Bu nedenle sektördeki aktörler, yatırımcıların uzun vadeli planlar yaparken riskleri dikkatlice değerlendirmesi gerektiğini vurguluyorlar.






