Yatırımcı Altından Çıktı: Yeni Rota Konut Oldu

Uluslararası gelişmelerin etkisiyle yatırım tercihleri yeniden şekilleniyor; Orta Doğu’daki çatışmaların etkisi ise bu dönüşümü hızlandırdı. Altına olan talep, güvenli liman algısının zayıflamasıyla birlikte belirgin ölçüde azaldı, oysa insanların yatırım portföllerinde taşınmazlar kendine daha çok yer buluyor. Altın tarafında yaşanan düşüş, savaş günlerinde bile ilk sıralarda kalmayı başarsa da, gayrimenkul yatırımlarıyla karşılaştırıldığında artış eğilimini daha belirgin kılıyor.

TCMB’nin Nisan 2026 Hanehalkı Beklenti Anketi sonuçları, Mart–Nisan dönemi karşılaştırmasında “altın alırım” diyenlerin oranının %55,2’den %48,8’e gerilediğini gösteriyor; bu düşüş, Orta Doğu’daki olayların etkisini kırpıyor ve yatırım tercihlerinde altın için vites küçültme işareti sunuyor. Buna karşılık, taşınmaz yatırımlarında ivme artıyor; Mart ayında %28,5 olan “ev, dükkan, arsa alırım” yanıtı Nisanda %33,4’e yükseldi. Bu değişim, hanehalklarının fiziksel varlıklara yöneldiğini ortaya koyuyor.
Enflasyon beklentileriyle yatırım tercihlerinin yönü de uyarıcı bir rol oynuyor. Ortalama 12 ay sonrası enflasyon beklentisi nisanda %51,56 olarak kayda geçti ve dolar kuru beklentisi yaklaşık sabit kaldı; bu da yatırım kararlarında döviz yerine reel varlıklara kaymanın önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Gıda ve enerji fiyatlarının artış beklentisi hane halkı sahiplerinin yakın gelecek için en çok etkileneceğini düşündüğü kalemler arasında yer alıyor. Raporda ayrıca 12 ay sonrası enflasyon hesaplarında önemli farklar bulunuyor; piyasa katılımcıları %23,39, reel sektör %33,70 ve hanehalkı ise %51,56 oranında artış bekliyor. Bu farklılıklar, enflasyonla mücadelede farklı kesimlerin temkinli duruşunu ortaya koyuyor.
Piyasa ile vatandaş arasındaki beklenti farkı Nisan 2026 Enflasyon Beklentileri raporu, 12 ay sonrası enflasyon için piyasanın %23,39, reel sektörün %33,70 ve hanehalkının %51,56 olarak hesaplanan oranlarını gösteriyor. Bu üç kesimin beklentileri arasındaki fark yaklaşık 28 puana ulaştı ve her grup, bir önceki aya göre yükseliş kaydetti. Uzmanlar, artış baskısına rağmen enflasyonla mücadelede temkinli bir yaklaşımın sürdüğünü belirtirken, hanehalkının enflasyon konusunda güveninin nispeten zayıf kaldığını vurguluyor.






