Startup’ları Büyütecek 10 Altın Hukuki Adım

Girişim ekosistemi hem küresel hem de ulusal düzeyde önemli bir büyüklüğe ulaştı ve bu büyümeyi güvence altına almak, hukuki çerçeveyle desteklemek açısından kritik. Girişimler için sürdürülebilirlik ve belirsizliklerden korunma, sağlam bir hukuki temelin etrafında şekillenmeleriyle mümkün oluyor. KYO Legal Hukuk Bürosu ortak avukatı Gamze Müge Kan, startup kurarken karşılaşılan riskleri azaltmak için dikkat edilmesi gereken 10 temel adımı Dünya Gazetesi ile paylaştı. 1 Ortaklık yapısının netleştirilmesi İlk adım, ortaklık yapısını belirlemek ve sözleşmeyi en baştan hazırlamaktır. Tek kuruculu mu kalacak, yoksa ortaklık mı kurulacak? Ortak varsa görev dağılımı, karar alma süreçleri, sermaye oranları, kâr payı ve ayrılma koşulları sözleşmede açıkça yazılmalıdır. Böyle net bir başlangıç, ileride çıkabilecek anlaşmazlıkların önünü keser. 2 Şirket türünün iş modeline uygun seçimi Startup için en uygun türel yapı belirlenmelidir. Limited, anonim, şahıs veya adi şirket gibi seçenekler, sorumluluk düzeyi ve yükümlülükler açısından farklılık gösterir; bu nedenle iş modeli ve büyüme planları doğrultusunda karar verilmelidir. 3 Marka adının doğru seçimi ve korunması Benzersiz bir isim bulmak elbette önemli; ancak tescil ve kullanılabilirlik açısından da kontrol şarttır. Önceden tescil edilmiş bir ismi kullanmak, marka haklarının kaybına yol açabilir. Uygun isim belirlendikten sonra marka ve logo Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirilmelidir ve alan adı güvenceye alınmalıdır. 4 Fikri mülkiyet haklarının güvence altına alınması Geliştirilen yenilik, yazılım veya buluş için patent veya faydalı model başvurusu yapılması, uzun vadeli değer için kritiktir. Aksi halde fikirler izinsiz kullanılabilir ve değer düşebilir. 5 Ruhsat ve izin süreçlerinin önceden tamamlanması Faaliyet alanına bağlı olarak gerekli lisanslar, izinler ve ruhsatlar başlamadan önce elde edilmelidir; aksi halde cezai yaptırımlar ve operasyon kısıtlamaları söz konusu olabilir. 6 Yasal uyumluluğun sürekliliğe dönüştürülmesi Kuruluş aşamasının ötesinde, KVKK ve veri güvenliği politikaları gibi mevzuat uyumları işletmenin tüm döneminde sürdürülmelidir. Uyum eksikliği yüksek cezalar doğurabilir. 7 Çalışan ilişkilerinin hukuki temele oturtulması Tüm çalışanlarla yazılı sözleşmelerin yapılması, uzaktan çalışma ve prim uygulamaları gibi hususların sözleşmede açıkça belirtilmesi gerekir. Büyüyen şirketler için iç yönetmelikler de bu çerçeve içinde oluşturulur ve personel ilişkileri şeffaflıkla yönetilir. 8 Çalışanlara ortaklık teşviği sunulması Bütçesi kısıtlı startup’lar için nitelikli çalışanları elde tutmanın etkili yollarından biri hisse opsiyonlarıdır. Belirli bir süre şirkette kalan ya da kritik bir projeyi başarıyla tamamlayan çalışanlara hisse verilebilir; ancak bu süreç gelecekte doğabilecek anlaşmazlıkları önlemek için sözleşmede net olarak tanımlanmalıdır. 9 Teşvik ve vergi avantajlarının değerlendirilmesi Yeni kurulan işletmeler, Ar-Ge destekleri, teknokent teşvikleri ve vergi avantajlarından yararlanabilir. Kadın girişimciler ve KOBİ’ler için özel fonlar mevcut olup bu destekler finansal yükü hafifleterek büyümeyi hızlandırabilir. 10 Profesyonel sözleşmelerle koruma Müşterilerle ve iş ortaklarıyla yapılacak sözleşmeler, işin özelliklerine uygun şekilde hazırlanmalıdır. Özellikle e-ticaret ve hizmet odaklı işletmeler için ilgili sözleşmeler zorunlu olabilir. Profesyonel belgeler, olası uyuşmazlıklarda şirketin itibarını ve hukuki konumunu güçlendirir. Önleyici hukuk, girişimlere uzun vadeli koruma sağlar Avukat Ahmet Yaşar, hukuki danışmanlığın maliyeti ve faydaları üzerinden şunları ifade ediyor: Başlangıç aşamasında danışmanlık, maliyet olarak gözükse de uzun vadede riskleri ve zararları azaltır. Çalışan sözleşmeleri, müşteri sözleşmeleri ve fikri mülkiyetin korunması gibi alanlarda düzenli danışmanlık almak, yatırımcı için güven verir ve olası sorunlar ortaya çıkmadan tedbirlerin alınmasını sağlar. Türkiye’de olgun startup’larda hukuki altyapıya sahip olma oranı %60-70 oranlarında iken erken aşamadaki girişimlerde bu oran %10-20’ler seviyesine kadar düşüyor. Yatırımcılar, hissedar sözleşmesinin varlığına bakar Başarıya ulaşmış veya yola çıkacak her startup için ortaklar arasındaki kolay çözülemeyen potansiyel uyuşmazlıkları engellemek adına hissedarlar sözleşmesi hayati öneme sahiptir. Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki mekanizmalarla kötü niyetli ortağın çıkarılması gibi düzenlemelerin bulunması, yatırımcılar için de proje değerlendirmenin kilit noktalarından biridir. Aşırı regülasyon inovasyonu yavaşlatır mı? Yaşar, ABD ve AB ile Türkiye’nin regülasyon çerçevesini karşılaştırırken, AB’nin yoğun regülasyonunun inovasyonu akışkanlıktan alıkoyabileceğini ifade ediyor. Özellikle yapay zekâ gibi yeni alanlarda dengeli bir düzenlemenin, hareket alanını koruyacağına ve sürdürülebilir gelişimi destekleyeceğine dikkat çekiyor. Türkiye ve Avrupa arasındaki bu düzenleyici farklar, startup’ların farklı pazarlara taşıma kararları üzerinde etkili oluyor.






