Hürmüz Açıldı mı? Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Asıl Sorun Savaşın Sona Ermesi

Antalya Diplomasi Forumu’nun odak noktalarından biri olarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Belek’teki NEST Kongre Merkezi’nde bir dizi politika ve bölgesel gelişmeye dair çıkarımlarını paylaştı. Kurumsal zayıflıkların ve uluslararası hukukun sarsıldığı bu dönemde diplomasinin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Türkiye’nin bu süreçte istikrarını koruyarak güvenli liman olma rolünü pekiştirdiğini ve çatışmalar yerine diyalog çağrısını ön planda tuttuğunu vurguladı.
Gazze’deki trajedilerin ve İran’a yönelik gelişmelerin diplomasinin hayati rolünü yeniden gözler önüne serdiğini ifade eden Yılmaz, “Diplomasi olmadan insanlık bedel öder” düşüncesini hatırlattı. Enerji piyasaları ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların yanı sıra gübre gibi kritik kalemlerin de bu dönemde nasıl etkilendiğini paylaştı. Müzakerelere zaman tanınması ve diplomasiye geniş bir alan açılması gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan ile sürdürdüğü yoğun diplomasinin devam edeceğini söyleyen Yılmaz, Antalya Forumu’nun bölgeye ve dünyaya ilettiği mesajın önemine vurgu yaptı. (Hürmüz Boğazı) köklü sorunun barışçıl çözüme kavuşması için temel adımlar olduğuna işaret etti ve İran’daki gelişmeleri ve Hürmüz’ün kritik konumunu ele alırken “kök sebep olan savaşı ortadan kaldırmak” için atılan adımlara dikkat çekti.
Toplantıtakilerin 49 ülkenin katılımıyla gerçekleştiğini hatırlatan Yılmaz, “Hürmüz’ün açılmasıyla enerji taşıyıcılarının güvenli geçişi artarken, bu bölgenin stratejik önemi bir kez daha netleşti” dedi. Gübre tedarikindeki sıkıntıların olası sonuçlarına değinerek, “dünyanın bazı bölgelerinde gıda güvenliği riski büyüyor” ifadelerini paylaştı. Dünün toplantısında köklü bir çözümün gerekliliğini vurgulayan Yılmaz, “savaşın kökenini ele almak şart” mesajını yineledi.
Antalya Diplomasi Forumu’nun yanı sıra NATO Liderler Zirvesi, COP31 ve Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi’nin Türkiye’de düzenleneceğini hatırlatan Yılmaz, 2026’yı “zirveler yılı” olarak tanımladı. COP31’nin, dünya çapında yaklaşık 200 ülkenin katılımıyla iki hafta sürecek bir mega organizasyon olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye’nin küresel temsil gücünü ve çok yönlü bakış açısını vurguladı. Türkiye’nin doğu-batı, kuzey-güney eksenlerinde kurduğu köprüler, barış ve istikrar için vazgeçilmez bir rol oynuyor.












