Asyalı Devler İçin Yeni Bir Alternatif: 80 Milyar Dolarlık Pazar İçin Büyük Hamle

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Avrupa’nın Asyalı üreticilere alternatif aradığı bu dönemde konjonktürün Türkiye lehine işlediğini belirtiyor ve lityum-iyon bataryaların stratejik kapsama alınmasının Türkiye’nin batarya üretiminde bölgesel bir üs olma hedefinin en kritik adımı olduğuna işaret ediyor. Tebliğ kapsamında yapılan değişiklikle Kritik Hammadde Listesi yeniden tanımlandı; artık 36 ürün, ülke ekonomisi için hayati öneme sahip olarak değerlendiriliyor. Bu kapsama lityum-iyon teknolojileri de dâhil edildi ve böylece elektrikli araç yatırımlarında onay ve finansman süreçlerinde daha hızlı hareket imkanı doğuyor.
Jeopolitik gerilimlerin enerji piyasalarını etkilediği şu dönemde, elektrikli araçlara olan talep de artan dalgalanmalara yanıt veriyor. Benchmark Mineral Intelligence’ın mart ayı verilerine göre dünya genelinde 1,75 milyon elektrikli araç satıldı ve Avrupa’daki artış bu tabloda önemli bir rol oynadı. “Bölgesel enerji riskleri, elektrikli araçlara olan yönelimi hızlandıracak” ifadesiyle Avdagiç, Avrupa’nın Asya üreticilerine alternatif aradığı bir dönemde Türkiye’nin üretim merkezi olma konusundaki iddiasını destekleyen bir konjoktür gördüklerini vurguluyor.
Batarya teknolojilerinin bugün elektronik sektörünün kalbinde yer aldığına vurgu yapan Avdagiç, ulaşım, savunma, enerji ve sağlık gibi kilit sektörlerin aynı ham madde zincirine ve teknolojiye bağımlı hale geldiğini belirtiyor. Bu reform, batarya AR-GE ve üretim süreçlerini kolaylaştıracak; elektrikli araç yatırımları için onay ve finansman süreçlerini hızlandırarak yatırımları tetikleyecek ve böylece küresel pazarın büyümesi Türkiye için önemli bir fırsat yaratacak.
Türkiye’nin batarya için gerekli mineralleri kendi coğrafyasından karşılamak amacıyla yürüttüğü çalışmalar, bölgesel üretim üssü vizyonunu destekliyor. HABERİN devamında yer alan değerlendirmeler, HIT-30 programı ile entegre bir yaklaşımın Türkiye’yi bölgesel güç haline getirerek, yerli üretimi ve yabancı yatırımları daha da güçlendireceğini gösteriyor. Kurulacak sinerji, enerji depolama ve elektrikli araç ekosisteminde Türkiye’yi daha sağlam bir konuma taşıyacak.
Ayrıca ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman, LFP bataryaların popülaritesinin artmasıyla Türkiye’de markaların elektrikli araç üretiminde yeni bir boyut kazanacağını ifade ediyor. AB’nin de Çin’e olan bağımlılığı azaltma hedefiyle Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği avantajını hatırlatmakta fayda var ve Kritik Hammadde Listesi’nin genişletilmesi, jeopolitik gerçekler ve elektrikleşen dünya göz önüne alındığında akıllıca bir adım olarak görülüyor. Luman ayrıca akaryakıt fiyatlarındaki yükselişlerin sürücülerde elektrikli araçlara yönelimi hızlandırdığını belirtiyor.







