Etna’nın Sırrı Çözülüyor: Dünyada Eşi Benzeri Yok

Etna Yanardağı, 500 bindir yaşını aşan geçmişiyle bugün hâlâ aktif bir güce sahip. Yaklaşık 3.400 metre yüksekliğindeki bu volkan, Avrupa’nın en sık patlayan yanardağı olarak anılıyor. Ancak Etna’yı özel kılan yalnızca patlayıcı yanıtı değil; çoğu volkandan farklı olarak alkali lavlar püskürtmesi ve bunu beklenenden sık yapmasıdır.
BİLİMİ ŞAŞIRAN YÖN Etna’nın bu kadar sık ve bol alkali lav üretmesi, uzun süredir bilim insanlarının dikkatini çekiyordu. Çünkü bu tür lavların oluşumu genelde uzun zaman alır. Yeni bir çalışma ise Etna’nın son yıllarda bilinmeyen nadir bir magma mekanizmasıyla beslendiğini ortaya koydu. Bu mekanizma genelde deniz tabanında görülen küçük volkanlarda karşımıza çıkarken, dev bir volkanda bulunması dikkat çekici bir durum.
KLASİK TEORİLERDEN SAPAN BİR ÖZELLİK Yanardağlar çoğunlukla üç temel süreçle oluşur: levhaların ayrılmasıyla magma yükselmesi, bir levhanın diğerinin altına dalması (dalma-batma) ve mantodan yükselen sıcak noktalar. Etna, teknik olarak dalma-batma zonu üzerinde yer alsa da lavlarının kimyasal yapısı sıcak nokta yanardağlarına benziyor ve bölgede bilinen bir sıcak nokta mevcut değil.
500 BİN YILLIK SABİT KİMYA Bilim insanları, Etna’dan elde ettikleri örneklerle son 500 bin yıldaki lavların kimyasal bileşimini inceledi. Sonuçlar, tektonik değişimlere rağmen magma bileşiminin şaşırtıcı biçimde sabit kaldığını gösterdi. Bu durum, Etna’nın klasik aktarma mekanizmalarından farklı bir çalışma sergilediğini ortaya koyuyor; çoğu yanardağ yeni magmayla patlarken Etna, derinlerde hapsolmuş eski magmayı yüzeye taşıyor.
80 KİLOMETRE DERİNLİKTEN GELEN MAGMA Çalışmalar, Etna magmasının yaklaşık 80 kilometre derinlikte üst mantonun ve levha tabanının sıkıştığı bir bölgede bulunduğunu gösteriyor. Afrika levhasının Avrasya levhasının altına dalmasıyla bu magma, çatlaklardan yukarı doğru itiliyor ve yüzeye ulaşıyor.
ETNA’NIN NADİR TÜRLE AİT OLABİLECEĞİ Elde edilen bulgular, Etna’nın nadir görülen petit-spot olarak adlandırılan bir yanardağ türüne bağlı olabileceğini işaret ediyor. Bu tür yanardağlar genellikle küçük ve deniz altında oluşurken, Etna gibi dev ölçekli bir yapı içinde ortaya çıkması bilim dünyasında şaşkınlığa yol açtı.
Araştırmanın başyazarı Sebastien Pilet, “Bu süreçler daha önce yalnızca küçük volkanik yapılarda gözlemlendiği için sonuçlar şaşırtıcı oldu” dedi. Etna’nın yakınında yüz binlerce kişinin yaşadığı Catania ve Messina gibi şehirler bulunması, yanardağın nasıl çalıştığını anlamayı yalnızca bilimsel bir mesele olmaktan çıkarıp, risk değerlendirmesi için de kritik bir konu haline getiriyor.






