Macrondan Yunanistana Destek: Neden Türkiye’yi Hedef Alıyor?

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Atina’da düzenlenen bir etkinlikte Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis ile birlikte bir söyleşi gerçekleştirdi. Gösterilen yakın temas ve mesajlar, Türkiye’yle ilgili endişelerin yine öne çıktığını gösterdi.
İran’ın Güney Kıbrıs’a yönelik olası bir füze tehdidine karşı Fransa’nın Akdeniz’de Charles de Gaulle uçak gemisini konumlandırması hatırlatıldı. Macron, bu bağlamda Avrupa’nın güvenliği için dayanışmanın sürmesini vurgulayarak, Yunanistan ile dayanışmayı sürdürme sözünü yineledi. Egemenlik sınırlarına yönelik herhangi bir müdahalenin söz konusu olduğunda kendilerinin yanlarında olacağını belirtti ve Yunanistan’a güvence verdi.
Resmi temaslarda verilen mesajlar, Türkiye ile bir anlaşmazlık doğması halinde Fransa’nın Yunanistan’ın yanında yer alacağını işaret ediyor. Ayrıca 2011 yılı sonrası imzalanan savunma iş birliği anlaşmasının yeni bir döneme girerek güncelleneceği ifade edildi.
MACRON NEDEN TÜRKİYE’Yİ HEDEF ALIYOR? konulu değerlendirme, NTV ekranlarında uzmanlarca tartışıldı. Strazburg temsilcisi Kayhan Karaca, Fransa’nın Yunanistan’a yönelik savunma teçhizat konusunda öne çıkan bir partner olduğunu hatırlattı. Doçent Dr. Murat Aslan ise, Ege’nin barışçıl bir deniz olarak kalması gerektiğini, tarafların politikalar ve askeri hedefler üzerinde nasıl bir ortak zeminde buluşabileceğini düşünmenin önemli olduğunu söyledi. Karaca, Fransa- Yunanistan işbirliğinin NATO içinde sorun yaratmayacağını belirtirken, Türkiye için de günün birinde olası bir çatışma durumunda süreçlerin nasıl işleyeceğinin görüleceğini ifade etti; şu anki görüş, Fransa’nın mevcut politikalarının silah satışını artırma eğiliminde olduğudur.
“TARİHSEL BİR SAPLANTI” olarak nitelendirilen tartışmada Karaca, Yunanistan’ın 1999’dan itibaren Türkiye ile yaşanan tüm sorunları Avrupa- Türkiye eksenine taşıma çabasını sürdürdüğünü belirtti. Aslan ise, Fransa ile Yunanistan arasında bugün Avrupa içinde Türkiye’yi dışlanmaya ittiği yönünde bir eğilim görüldüğünü ifade etti; bu durum, Türkiye’nin uluslararası politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini işaret ediyor.












