Shopping cart

Patron Koltuğu, Patronlardan haberleri, yaşama dair haberleri, teknoloji, sağlık ve bir çok kategoride haberleri size ulaştırmak için sizlere hizmet vermektedir.

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Köşe Yazıları
  • Dijital Sınırlar Kalkarken Yeni Bir Sömürgecilik Yükseliyor: Veri Kolonizasyonu ve Küresel Sessiz Yağma ÖZET: Modern dünya, bilginin gücüne inanırken, dev te…

Dijital Sınırlar Kalkarken Yeni Bir Sömürgecilik Yükseliyor: Veri Kolonizasyonu ve Küresel Sessiz Yağma ÖZET: Modern dünya, bilginin gücüne inanırken, dev te…

10 Mayıs 2026 • 08:00 Sefa Mağat 1

Yani ne bileyim sürekli bir şeyler konuşuluyor işte dijitalleşme çağı bilgi toplumu falan filan da kimse oturupta şunu demiyor arkadaşım bu işte bir gariplik var bir şeyler dönüyor perde arkasında yani. Hepimiz böyle ‘wow ne kadar harika’ diyerek atladık ya bu internet denen şeye hani cep telefonları bilgisayarlar sosyal medya bilmem ne… Ama arkasındaki o koca buzdağını kimse görmedi sanki ya da görmek istemedi ne bileyim.

Şimdi başlığı okuyunca diyeceksiniz ki Sefa gene bir komplo teorisi peşinde koşuyor aman aman ama öyle değil bakınız lütfen öyle hemen kestirip atmayın. Konu şu hani bizim eskiden böyle sömürgecilik derdik ya işte topraklarını ele geçirmek yer altı kaynaklarını alıp götürmek falan şimdi bu iş kılıf değiştirmiş kılık kıyafet falan yeni moda yani.

Veri Kolonizasyonu: Yeni Çağın Sessiz Yağması mı Ne?

Bakın adı bile havalı ‘veri kolonizasyonu’… Baya bildiğin sömürgecilik bu da hani toprak yerine senin beynini senin hayatını senin alışkanlıklarını her şeyini alıyorlar hem de ne haberin bile olmadan bak bu en tehlikelisi zaten. Geçen bir yerde okudum modern dünya bilginin gücüne inanırken dev teknoloji şirketleri falan filan yazmış ne kadar akademik cümleler kurmuş oysa ki olay dümdüz bir yağma abi! Göz göre göre cebimizden cüzdanımızdan hatta ruhumuzdan çalıyorlar resmen. Şey gibi hani yolda yürürken ceketinin cebinden telefonunu alırlar da sen sonra fark edersin ya heh bu da onun dijital versiyonu çok daha büyük ve görünmez bir el var ortada.

Şimdi her şey ücretsiz değil mi hani Facebook Instagram TikTok ne bileyim Gmail Google haritalar aklına ne gelirse hepsi bedava görünüyor değil mi? Peki o zaman bu adamlar nasıl milyarlarca dolar kazanıyorlar? Para basma makinesi mi kurmuşlar yani? Yok abi yok hiçbir şey bedava değildir bu hayatta. Hele hele devasa şirketler size bedava hizmet veriyorsa orada duracaksın bak o çok kritik. Çünkü o ürün sen değilsin hani o ürün sensin ya sen! İşte o muhabbet yani. Senin verilerin o ürün senin ne yiyip içtiğin nereye gittiğin kiminle konuştuğun neyi sevdiğin neyi izlediğin ne kadar uyuduğun hatta ne zaman tuvalete gittiğin bile birilerinin umurunda. Düşünsene ya kimin neyine yarar benim hafta içi ne zaman kuru fasulye yediğim ama yaramıyor mu yaramış ki topluyorlar.

A shadowy figure in a suit with data streams flowing from people's phones and computers into their hands, symbolizing silent data collection and control.

Bu arada hani geçen akşam arkadaşla kahve içerken konuşuyorduk muhabbet bir şekilde gene bu telefonlara falan geldi. Dedim bak mesela şu reklamlar var ya hepsi tesadüf mü sanıyorsun? Biz mesela bahçe mobilyası bakıyorduk internetten hani bahçeye salıncak alsak mı falan diye bir hafta içinde tüm sosyal medya bahçe mobilyası reklamıyla doldu taşıyor artık nereye baksam salıncak görüyorum sanki evimden dışarı çıkıp baktığımda tüm mahallede salıncak bahçe mobilyası falan var gibi hissediyorum garip yani. Hadi neyse bu basit kısmı diyelim hani reklamcılık falan diye geçiştiririz. Ama işin derinine inince anlıyorsun ki bu veri denen şey sadece reklam için kullanılmıyor ki.

Senin siyasi eğilimlerin sağlığınla ilgili hassas bilgiler banka hesap hareketlerin ruh halin uyku düzenin her şey kayıt altında. Ve bunlar senin hakkında bir profil oluşturuyorlar senden daha iyi tanıyorlar seni resmen. Hani o Matrix filmindeki gibi bir pil gibiyiz biz onlar için sadece enerji değil artık bilgi üreten pilleriz belki de. Valla bilmiyorum ama bu beni fena halde rahatsız ediyor yani. Kim bilir bu bilgileri kime satıyorlar kime veriyorlar ne amaçla kullanıyorlar? Bir de şey var ya hani o ‘şeffaflık’ dedikleri şey koskoca bir yalan aslında. Sözleşme maddeleri falan hani hiç kimsenin okumadığı o minicik yazılar var ya işte bizim onayımız orada saklıymış güya. Kim okur onu allah aşkına kimin vakti var koca koca hukuk metinlerini okuyup anlamaya sen bile zorlanırsın ben de zorlanırım.

Küresel Sessiz Yağma: Eskiden Tankla Gelirlerdi Şimdi Algoritmalarla…

Eskiden bir ülkeyi sömürmek için tanklar toplar gemilerle gelirlerdi değil mi? Ordular gönderirlerdi. Şimdi ise sadece algoritmalarla geliyorlar. Daha sinsi daha sessiz daha ölümcül. Senin haberin bile olmuyor hatta belki de sen o algoritmaları kendi ellerinle indirip kuruyorsun telefonuna ne kadar ironik değil mi? Hani diyorlar ya “bilgisiz halk kolayca yönetilir” aynen öyle. Biz de bu dijital çağın bilgisiz halkıyız sanırım. Bilginin kendisi gücün ta kendisi haline geldi ama o bilgi bizim hakkımızda ve başkalarının elinde. Bu da beni çıldırtıyor arkadaş! Gerçekten mi ya?

Bir de hani bu yapay zeka falan muhabbeti var ya o da cabası. Hani robotlar işimizi elimizden alacakmış falan filan. O robotlar zaten bizim verilerimizle besleniyorlar bizim davranışlarımızı kopyalıyorlar bizim gelecekte ne yapacağımızı tahmin ediyorlar falan. Bu nasıl bir döngü arkadaş? Ben şahsen geçenlerde hani bir ara böyle telefonumu kapatıp dağ başına gitmeyi düşündüm. Ama neyse sonra düşündüm ki oraya da gelirler yani ne yapacaksın ki? Kaçış yok. Hani şey gibi ya bu her yerden izleniyormuşsun hissi var ya paranoid olursun resmen.

A vast, complex network of glowing data lines connecting billions of tiny human figures to a few giant, imposing server towers in the distance, representing the global reach of data collection.

Bir de hani bizim bu “dijital ayak izi” denen bir şey var. Aman allahım! Ben hayatım boyunca böyle bir iz bırakmadım ya toprakta bile izim kalmazdı ama internette bırak bırak bitmiyor. Google’da aradığın en saçma şeyden tut da Instagram’da beğendiğin her fotoğrafa kadar hepsi orada bir yerde kayıtlı duruyor. Yarın öbür gün birine bu bilgiler lazım olsa çat diye önüne koyarlar. Düşünsene iş başvurusuna gidiyorsun seni mülakata alan kişi senin 5 yıl önceki tweetini çıkarıp “Buyurun bakalım bu neydi?” diye soruyor. Şey gibi ya hani o hani geçmişinde yaptığın bir hatanın peşini bırakmaması gibi ama bu dijital dünya da asla bırakmıyor. O yüzden hani o şey var ya “internete yazdığınız her şey orada kalır” diye gerçekten öyle kalıyor. Ve bu kalan şeyler senin aleyhine kullanılabilir bak bu kısım çok önemli. Hiç öyle umursamayın yok ya ne olacak ki falan diye düşünmeyin.

Küresel bir sessizlik var bu konuda. Kimse yüksek sesle konuşmuyor nedense. Ya da konuşanların sesi duyulmuyor. Dev teknoloji şirketleri lobiler kuruyor devletleri etkiliyor kendi yasalarını kendileri yazıyor gibi bir durum var. Bizim sesimiz ne kadar çıkar ki bu devasa makinenin karşısında? Çıkar mı çıkar inşallah! Ama zor be hani her şeyi yutuyoruz ya bu da onlardan biri belki de. Aman kimin umurunda zaten hepimiz akıllı telefonlarımızla meşgulüz kafamızı kaldırıp etrafa bakmıyoruz bile ne yazık ki. Ya da vazgeçtim belki de haklılardır ne bileyim yani bu kadar şeye rağmen sesimiz çıkmıyorsa bize müstehak mı diyelim.

A close-up of a person's slightly blurred face reflecting the blue light of a phone screen, with lines of code subtly visible on their skin, implying an infiltration of data into their very being.

Ama neyse sonuç olarak hani bu dijital sınırların kalkması dedikleri şey aslında bambaşka sınırlar çiziyor bak yeni sınırlar. Bizim mahrem alanımıza çizilen görünmez sınırlar bunlar. Eskiden ülkeler arası sınırlar vardı şimdi senin benliğinle dış dünya arasına çekilen sınırlar yok oluyor ya da zaten hiç olmadı mıydı? Belki de her şey her zaman böyleydi de biz yeni anlıyoruzdur bilemiyorum. Çok düşünmemek lazım bu konuları ya insan kafayı yer. Dur en iyisi ben gidip bir çay koyayım kendime. Çay iyi gelir şimdi.

E-Posta
Sefa Mağat
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x