Uluslararası Sistem ve Türk Perspektifi: Erdoğan’ın Büyük Meşruiyet Kriziyle Yüzleşmesi

Türkiye ve İstanbul olarak, parlamentolar arası birliğin genel kuruluna ev sahipliği yapmaktan duyduğumuz memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Gelecek nesiller için umutları güçlendirmek, barışı tesis etmek ve adaleti temin etmek amacıyla toplanan 152. genel kurulun tüm insanlık için hayırlı sonuçlar doğurmasını diliyoruz. Alınacak kararlar, tartışmalar ve önerilerin, komite toplantıları ile forum oturumları ve yan etkinlikler aracılığıyla dostluk ve dayanışmamızı daha da pekiştirmesini temenni ediyorum. Gazze başta olmak üzere mevcut sorunların çözümüne katkı sağlayan bir diyalog ve işbirliği zemininin güçlendirilmesi bizim için önemli bir hedeftir.
Parlamentoların bir dünya platformunda kritik görevler üstlendiğini biliyoruz. Son dönemde dünyada gözlenen gelişmelerin ışığında, insani değerler üzerine inşa ettiğimiz dış politikamızın önceliğinin, ihtilafları barışçıl yollarla çözmek olduğunun altını çiziyoruz. Bölge ülkelerinin ana aktörler olmadığı hiçbir çözümün barış ve güvenlik hedeflerini karşılayamayacağını vurguluyoruz. Gazze, Ukrayna ve Afrika’da sürdürdüğümüz barış girişimlerimizin özü, ilke ve gerçekçilik temelinde atılan adımlardır.
Milletlerin iradesinin tezahürü olan parlamentolar, hükümetlerin eksik kaldığı anlarda sorumluluğu üstlenmelidir. Son dönemdeki olayları yakından takip ederken, İran’daki savaşın gölgesinde bile Filistin ve Lübnan’daki çatışmaların insani kayıplara yol açtığını görüyoruz. İsrail’in güvenlik politikaları ve ateşkes uygulamalarıyla ilgili kaygılarımızı yineliyoruz; Gazze’ye yönelik insani yardım akışını engelleyen engellerin kaldırılması, adil ve kalıcı bir barışın temel şartıdır.
Filistin’in iki devletli çözümü, yalnızca adil bir barışın ifadesi değil, aynı zamanda bölgede kalıcı istikrarın da anahtarıdır. Bu nedenle tüm parlamenterleri, bu hedef doğrultusunda güç birliği yapmaya çağırıyorum. Suriye’de terörle mücadelede milli birlik ve toprak bütünlüğü temelinde desteklerimizi sürdürüyoruz; Libya’da ise güvenliğin ve istikrarın sağlanması için aktif çalışmalar devam etmektedir. Ukrayna kriziyle ilgili olarak diplomasiyi sürdürmenin ve güvenli bir çözüme ulaşmanın hayati olduğunu düşünüyoruz.
Güney Kafkasya’da barış dolu bir gelecek için atılan adımları önemsiyoruz. 1963’ten bu yana gündemde olan Kıbrıs meselesinde adil ve kalıcı bir çözümün artık gerekliliğine inanıyoruz ve Kıbrıs Türklerinin izolasyonunun kaldırılması konusunda çağrılarımızı sürdürüyoruz. Afrika’da, Arfika politikamız dost ve kardeş ülkelerle güçlenmiş durumda; Sudan’daki çatışmalar bizi de derinden etkiliyor ve istikrar için diplomatik çabaların artırılmasını destekliyoruz. Somali’nin toprak bütünlüğü ve kalkınmasına verdiğimiz destek sürüyor; Afrika’nın tümünde refah ve güvenliği sağlamayı hedefleyen ortak vizyonumuz değişmeden devam ediyor.
Bu düşüncelerle, Parlamentolar Arası Birliğin 152. Genel Kurulunun hayırlara vesile olmasını diliyoruz.






