Tütünde “yeni nesil” kayıt dışı kalıyor

Ankara’da Omni Science platformunda düzenlenen bir konferansta, tütün piyasasındaki küresel ve yerel gelişmeler masaya yatırıldı. Araştırma kurumlarının sunumları eşliğinde gerçekleştirilen oturumlarda, ekonomi, sağlık ve mevzuat açısından piyasadaki dalgalanmalar tartışıldı.
EDAM uzmanı Can Selçuki, dünya tütün ticaretinin büyüdüğünü vurgulayarak ihracattaki oyuncuların değiştiğini paylaştı. Çin, Birleşik Arap Emirlikleri ve Polonya paylarını artırırken Türkiye’nin payında düşüş gözlemlendi. Yeni nesil ürünler büyümeye yönelirken geleneksel ürünler ölçek olarak öne çıkmasına rağmen büyüme kaybı yaşanıyor. Türkiye yeni nesil ürünler konusunda geç kalırsa ihracatta 250-700 milyon dolar daha az kazanabilirdi. Sektördeki istihdam ise Asya’dan Avrupa’ya kayıyor; Polonya ve İtalya’da sektör istihdamı artıyor. Türkiye, istihdam açısından verimlilik odaklı bir yapıya dönüşüyor; tütün sektörü istihdam başına katma değerde iyi bir performans sunsa da büyüme için otomasyon ve ölçek artık belirleyici hale geliyor. Rakipler teknoloji ve inovasyonla ilerlerken, Türkiye’nin ihracat payı 2005–2024 arasında %1,45’e geriledi.
Yasaklı Ürünler Kayıt Dışını Büyütüyor – TEPAV Kalkınma Programı Direktörü H. Ekrem Cunedioğlu’nun sunumunda, 15 yaş üzeri tütün kullanımı Türkiye için küresel ortalamadan yüksek oldu. Türkiye, 165 ülke arasında en yüksek kullanım oranına sahip 27. sırada yer alıyor. 2008–2012 döneminde düşüş sonrası 2016’dan beri kullanım oranı yeniden yükseliyor. TÜİK verilerine göre 2019–2022 yıllarında günlük sigara tüketimi artarken, kadınlarda ve 45 yaş üzeri gruplarda kullanım artışına dikkat çekildi. Elektronik sigara ve benzeri ürünlerin yasal olarak yasaklı olmasına rağmen yaklaşık 1,9 milyon aktif kullanıcı bulunduğu ve bunun 2024 itibarıyla vergi kaybını yaklaşık 76 milyar TL’ye, 2025 için ise 100 milyar TL tahminine yol açtığı belirtiliyor.
En Ucuz Paket 161 TL Olmalıydı – Sunumda, sigara kullanımını azaltmaya yönelik katı reklam ve pazarlama yasaklarının bazı noktalarda etkili olduğu, ancak erişim kolaylığı nedeniyle kayıt dışı pazarların ortaya çıktığı ifade edildi. 15–24 yaş grubunda kullanım azalıyor gibi görünse de 15–17 yaşlarda artış gözlemleniyor. 65 yaş ve üstünde kullanım artarken, gençler yeni nesil ürünlere yönelince kayıt dışı pazarlara yönelim artış gösteriyor. E-sigara kullanım oranı ise yaklaşık %3,1 seviyesinde ve ağırlıklı olarak 15–34 yaş grubunda görülüyor. Yeni nesil ürünlerdeki temel risk, çapraz bir yasak dahi olsa kayıt dışı pazarların varlığını sürdürmesi ve ürünlerin içeriği konusunda belirsizliğin sürmesidir. Bu ürünler Asya ve diğer bölgelerden gelebiliyor olabilir ve standartlara uygun olup olmadıkları netleşmiyor.
Toplantıda konuşulan öneriler arasında, bağımlılıkla mücadelede kayıt dışı ürünlerin kaynağını izlemek ve tedavi sürecine odaklanmak vardı. En ideali hiç kullanılmaması olsa da, bırakılmasını zorlaştıran durumlarda daha az zarar veren alternatifler ile düzenlemelerin denetlenmesi gerektiği vurgulandı. Bu alanda güvenlik açısından kaynağın ve akışın net olarak izlenmesi için önlemler alınması gerektiği ifade edildi.
Milyar Dolarlar Kimin Cebine Gidiyor? – Açık oturumlarda, kayıt dışı ürünlerin ekonomiye etkisi ve finansmanı tartışıldı. Bağımlılıkla mücadelede zarar azaltma stratejileri üzerinde duruldu; yasakların uygulanabilirliği ve denetimin önemi bir kez daha vurgulandı. Pazar büyüklüğünün ve kara para akışının henüz tam olarak izlenememesi, kamu idaresinin bu alanda daha sıkı müdahalesini gerektiriyor. Bu ürünler yasa dışı yollardan dolaşıma girerken vergilerden ve devlet gelirlerinden kayıp yaşanıyor; suç örgütlerinin pazar payını genişletmesinin önüne geçilmesi için kapsamlı bir regülasyon gerekebilir.












