Yarın Başlayan Casusluk Davasında Ekrem İmamoğlu ile 3 Sanığın Duruşması

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan duruşma salonunda görülecek olan dava kapsamında, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün tutuklu durumda bulunuyor. Duruşmada bu isimlerin savunmalarını yapması beklenirken, İmamoğlu ve Özkan, “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” iddiasıyla açılan ayrı bir dosyada da tutuklu olarak yer alıyorlar. Bu davaya ilişkin ayrıntılar, cezaevi karşısındaki başka bir duruşma salonunda devam ediyor.
İddianamede, tutuklu sanıklar Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ın haklarında kovuşturmaya yönelik bilgilere yer verildiği belirtiliyor ve suç tarihi aralığının 2019 ile 2025 yıllarını kapsadığı ifade ediliyor. Gün’ün dijital materyallerinde IBB veri tabanına ait bilgilerin bulunduğunu ve bu verilerin vatandaşlara dair kişisel içerikler oluşturduğu kaydediliyor. Özkan’ın aracılığıyla elde edilen bu verilerin, İmamoğlu’nun talimatıyla Ostin adındaki dijital platforma aktarıldığı ve Gün’ün de bu platformdaki e-posta adresleri ve şifreler üzerinden belediyeye ait gizli yazışmalara erişim sağladığı anlatılıyor.
İddianamede, 19 Nisan 2019 tarihli ve İmamoğlu’nun imzasını taşıyan bir yazı ile dışarıdan uzman ve belediye müfettişlerine tüm datalara erişim izni verildiği ifade ediliyor. Bu adımların, özellikle seçim çalışmaları kapsamında yabancı istihbarat ilişkilerini yönlendirmek amacıyla gerçekleştirildiği ve söz konusu verilerin analiz edilerek vatandaşlar arasındaki özel verilere ulaşılmasının hedeflendiği vurgulanıyor. Ayrıca, alınan bilgilerle elde edilen ilerlemelerin, yurtdışından gelen istihbarat görevlileriyle iş birliği içinde yönlendirildiği iddia ediliyor.
İddianamede, güvenlik açısından hassas veri tabanları ile iletilen bilgiler arasında hiyerarşik bir akış olduğuna dikkat çekiliyor ve bu akışın Gün, Özkan ve İmamoğlu arasındaki bir süreç dahilinde yürütüldüğü savunuluyor. “İBB 2019 veri kopyalama” tartışmalarının gündemde kalmaması amacıyla Aaron Barr adlı yabancı ist ihbarat elemanı ile Özkan ve Gün’ün birlikte hareket ettiği ve bu şekilde algı operasyonu yapıldığı iddialarına vurgu yapılıyor. Bu iş birliğinin, İmamoğlu’nun talimatıyla hayata geçirildiği gerekçesiyle değerlendiriliyor.
İddianamede, vatandaşların kişisel bilgilerinin toplanıp, sosyal medya yazışmalarına kadar uzanan bir kapsamda elde edilmesinin temel amacı olarak, siyasal casusluk suçunun oluştuğu ve bunun 2019 yerel seçimlerini etkilemeyi hedeflediği belirtiliyor. Böyle bir durumun, Türkiye’nin siyaset sahnesinde etkin bir konum elde etme amacı taşıdığı ifade ediliyor. Son olarak, üç sanığın siyasal casusluk suçundan 15 ile 20 yıl arasında hapis cezalarına çarptırılmaları talep ediliyor.










