Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Teknoloji
  • Yama Bekleyen Enayiler: ‘Güncellemeyle Düzelir’ Yalanı ve Bitmemiş Ürün Ahlaksızlığı

Yama Bekleyen Enayiler: ‘Güncellemeyle Düzelir’ Yalanı ve Bitmemiş Ürün Ahlaksızlığı

05 Şubat 2026 • 08:00 MEMDUH BİÇER 26

Geçen hafta sonu, hani şu aylardır fragmanlarıyla gözümüzü boyayan, “devrimsel yapay zeka” diye pazarlanan o meşhur açık dünya oyununu nihayet indirdim. Eşek yüküyle para ödediğim yetmiyormuş gibi, bir de üzerine 80 GB’lık bir “ilk gün yaması” (Day One Patch) indirmemi bekledi sistem. Bakın, ben bu sektörün içinden geliyorum. Kodun nasıl yazıldığını, deadline (teslim tarihi) baskısının geliştiriciyi nasıl posaya çevirdiğini iyi bilirim. Ama bu, artık başka bir seviye. Bu, düpedüz ahlaksızlık.

Konsolu açıp, elimde kahvemle o büyülü dünyaya dalmayı beklerken karşılaştığım şey neydi biliyor musunuz? Kaplamaları yüklenmemiş suratlar, T şeklinde duran karakterler ve her on dakikada bir masaüstüne atan bir çöp yığını. Forumlara giriyorum, yapımcı firma tweet atmış: “Sorunların farkındayız, önümüzdeki hafta gelecek güncellemeyle düzelteceğiz.”

Pardon ama, siz benimle dalga mı geçiyorsunuz? Ben size parayı “önümüzdeki hafta” mı verdim? Hayır, peşin verdim. Peki, neden ürünün yarısını teslim alıyorum?

Gold Master Efsanesi ve Kayıp Onur

Bizim zamanımızda –ki çok yaşlı değilim ama teknoloji yılları köpek yılı gibidir– “Gold Master” diye bir kavram vardı. Yazılım tamamlanır, test edilir, hatalar ayıklanır ve o nihai sürüm CD’ye veya kartuşa basılmak üzere fabrikaya gönderilirdi. O CD bir kere basıldı mı, geri dönüşü yoktu. İnternet yoktu ki “Pardon abi, biz 3. bölümde bir bug unutmuşuz, internetten indiriverin” diyesin. O yüzden o ürün, kutuya girdiği an bitmiş olmak zorundaydı.

Şimdi ne oldu? Geniş bant internet, geliştiricilerin en büyük tembellik kılıfı haline geldi. “Kervan yolda düzülür” mantığı, Silikon Vadisi’nden çıkıp tüm dünyaya zehirli bir sarmaşık gibi yayıldı. Artık şirketler için kalite kontrol departmanı biziz. Evet, yanlış duymadınız. Siz, ben, o oyuna 70 dolar veren, o telefonu ilk gün sıraya girip alan herkes… Bizler, maaş almayan, üstüne para veren beta test elemanlarıyız.

Agile Dedikleri Tembellik Kılıfı

Yazılım dünyasında “Agile” (Çevik) metodolojisi diye bir şey vardır. Özünde güzeldir; hızlı adaptasyon sağlar. Ama günümüzün açgözlü yöneticileri bunu “Minimum Viable Product” (MVP – En Yalın Ürün) kavramıyla birleştirip, önümüze “Minimum Viable Trash” (En Yalın Çöp) koymaya başladılar.

Bir özellik çalışmıyor mu? “Sonraki sprinte atarız, yama ile çözeriz.” Arayüz kasıyor mu? “Kullanıcılar şikayet ederse bakarız.” Bu zihniyet, yazılım mühendisliğini bir zanaat olmaktan çıkarıp, bir montaj hattı felaketine dönüştürdü. Eskiden bir yazılımcı, yazdığı kodda hata çıkarsa utanırdı. Yüzü kızarırdı yahu! Şimdi ise “Roadmap” (Yol Haritası) yayınlayıp, bozuk sattıkları malı 2 yıl içinde nasıl tamir edeceklerini müjde gibi duyuruyorlar. Ve biz de alkışlıyoruz. Akıl tutulması bu.

Sadece Oyun Değil, Her Yerde Bu Virüs Var

Konuyu sadece oyun sanmayın sakın. Geçenlerde incelediğim son model, “yapay zeka destekli” akıllı telefonun kamerası, deklanşöre bastıktan tam 2 saniye sonra fotoğraf çekiyordu. İki saniye! Bir anı yakalamak için asırlar süren bir zaman. Firmanın cevabı ne oldu? “Gelecek ayki yazılım güncellemesiyle kamera performansı iyileştirilecek.”

Yahu ben o telefonu, o anın fotoğrafını çekmek için aldım. Gelecek ay çekeceğim fotoğraf için değil. Arabalara ne demeli? Fren mesafesini, batarya yönetimini “Over-the-Air” (OTA) güncellemeyle düzelten otomobil firmaları var. Düşünsenize, frene basıyorsunuz ama araba durmuyor çünkü “Version 2.1 güncellemesini” indirmemişsiniz. Bu distopik bir şaka gibi ama gerçeğin ta kendisi.

FOMO ve Ön Sipariş Tuzağı

Peki, suç sadece onlarda mı? Çuvaldızı biraz da kendimize batıralım. Bizim bu “hemen sahip olma” arzumuz, bu FOMO (Fear of Missing Out – Gelişmeleri Kaçırma Korkusu) hastalığımız olmasa, onlar bu kadar cüretkar olabilir miydi?

“Ön Sipariş” (Pre-order) denilen şey, bitmemiş ürün ahlaksızlığının finansman modelidir. Ürün daha ortada yokken, incelemeler yayınlanmamışken, sadece havalı bir CGI videoya kanıp parayı basıyoruz. Şirketler bakıyor; “Nasıl olsa parayı aldık, ürünü mükemmel yapmaya gerek yok, çalıştığı kadarını verelim, gerisini yolda hallederiz” diyorlar.

Biz tüketici olarak “Tamamlanmamışsa almıyorum kardeşim” demediğimiz sürece, bu düzen değişmeyecek. O çok sevdiğiniz teknoloji devleri, sizin sadakatinizi değil, cüzdanınızdaki parayı ne kadar hızlı ve az maliyetle alabileceklerini hesaplıyorlar.

Yama Bekleyen Godot’lar Olmayın

Bir yazılımcı olarak söylüyorum: Kod hatasız olmaz, kabul. Ama “bitmemiş ürün” ile “hatalı ürün” arasında dağlar kadar fark vardır. Bugün bize satılanlar hatalı değil, düpedüz eksik. Bir binanın çatısını yapmadan “Yağmur yağınca branda gereceğiz, söz” diyerek daire satmaya benziyor bu iş.

Artık uyanma vakti. “Güncellemeyle düzelir” vaadi, modern çağın en büyük yalanıdır. O güncelleme bazen gelir, bazen gelmez; gelse de başka bir yeri bozar. Yama bekleyen enayiler olmayı bırakın. Paranızı, size saygı duyan, işini bitirip öyle piyasaya çıkan üreticilere saklayın. Yoksa daha çok mavi ekran başında saç baş yolar, “Ah bir güncelleme gelse” diye dua edersiniz.

Hadi kalın sağlıcakla, ben gidip şu lanet oyunun iadesini isteyeceğim. Tabii iade butonu çalışırsa…

E-Posta
MEMDUH BİÇER
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x