Shopping cart

Patron Koltuğu, Patronlardan haberleri, yaşama dair haberleri, teknoloji, sağlık ve bir çok kategoride haberleri size ulaştırmak için sizlere hizmet vermektedir.

PatronPatron

Veri Vatanseverliği ve Dijital Duvarlar: Küresel İnternet Rüyamız Nereye Gidiyor?

16 Mart 2026 • 08:00 Sefa Mağat 16

Şimdi size bir şey diyeyim mi hani şu internet denilen meret, bir zamanlar böyle uçsuz bucaksız bir okyanus gibiydi ya herkesin her şeye ulaşabildiği bir yerdi yani ne bileyim ben işte Çin’deki bir bilginin peşine düşerken Nijerya’daki bir sanatçının eserini keşfediyordun ardından da Bolivya’daki çiftçilerin hak arayışına destek veren bir makale okuyordun nefes almadan her şey birbiriyle öyle bağlantılıydı ki sanki elimizde evrenin anahtarı vardı hatta belki abartıyorum biraz ama böyle hissediyorduk çoğumuz hani o ilk zamanlar şey derler ya hey gidi günler hey diye işte öyle bir his ama şimdi şimdi nerede o günler Allahaşkına ha? Yok, yalan oldu resmen.

Bakın konunun başlığı da zaten her şeyi açıklıyor veri vatanseverliği dijital duvarlar falan filan. Bu ne ya Allah aşkına veri vatanseverliği dedikleri şey ülkenin dijital sınırlarını betonarme duvarlarla örmekten başka ne anlama geliyor söyler misiniz bana. Hani o küresel köy olma rüyası var ya o kadar tatlı bir hayaldi ki o, ama bir anda her ülke kendi bahçesini çitle çevirmeye başladı hatta çit falan hikaye bildiğin yüksek gerilim telleriyle falan çevriliyor o bahçeler ve ne yazık ki kimse de çıkıp “Durun yahu ne yapıyorsunuz?” demiyor ya da diyenlerin sesi duyulmuyor belki de kim bilir…

Geçenlerde bir arkadaşımla konuşuyordum aynı bu konulardan dertleniyorduk ben diyorum ki ne yani şimdi benim bir fotoğrafım bir makalem bir yorumum ülke sınırlarını geçer geçmez başka bir ülkenin düşmanı mı oluyor ya da ne bileyim benim banka bilgilerim hani aman diyeyim ülkeden dışarı çıkmasın aman falan mı diyeceğiz artık bu nasıl bir paranoid durumdur yahu, anlamıyorum ben. Hani veri güvenliği eyvallah tamam herkesin özel bilgilerine dikkat etmesi lazım onu anlarım ama bu veri vatanseverliği denen şey başka bir seviye bu bildiğin dijital ırkçılık değil de nedir siz söyleyin bakayım. Bir gün de çıkıp deseler ki “Senin internetin bizim ülkemiz için tehlikeli dışarıdaki internet bizimkine uymuyor” diye şaşırmam artık inanır mısınız.

Bazen düşünüyorum bu kadar teknoloji bu kadar ilerleme bu kadar hani bir şeyleri kolaylaştırma vaadi nereye gitti? Hani hepimiz o meşhur Matrix filmindeki gibi bir simülasyonun içinde mi yaşıyoruz da haberimiz yok ha? Ne alakası var şimdi deme ya da vazgeçtim neyse. Ama hani böyle bir yandan bir şeyi vaat edip sonra tam tersini yapma durumu var ya internetin hikayesi biraz ona dönüştü sanki.

Bir keresinde hatırlıyorum gençlik yıllarımda, internete ilk bağlandığımda sanki dünya avcumun içindeydi her şeyin cevabı vardı orada hatta sormaya çekindiğim soruların bile cevaplarını bulabiliyordum gizlice hani anne babana soramazsın ya öyle şeyler, işte internet benim için öyle bir sırdı bir özgürlük alanıydı. Ama şimdi… Şimdi bir arama yapıyorsun sana üç tane sonuç veriyor o da devletin ya da büyük şirketlerin hoşuna giden şeyler oluyor diğerlerini görmüyorsun bile engellenmiş sansürlenmiş filtrelenmiş yani bildiğin kafese konulmuş bir bilgi var ortada ve biz de güya bilgiye erişiyoruz sanıyoruz işte buna da özgür internet diyorlar değil mi? Gülerim ben buna vallahi.

Şey gibi bu hani bir zamanlar herkesin bahçesinde kendi elması armudu vardı sonra büyük şirketler geldi “Yok kardeşim sen kendi bahçende istediğini yetiştiremezsin artık ben sana ne verdiysem onu yiyeceksin” dedi aynı o hesap oluyor bu. Veri akışı kısıtlanıyor sansür alıp başını gidiyor ve evet ‘özgür internet’ ideali bir illüzyona dönüşüyor hem de öyle bir illüzyon ki dibine kadar bize bunu gerçek diye yutturmaya çalışıyorlar çok komik değil mi?

A dystopian landscape where digital data streams are blocked by towering, glowing firewalls, forming distinct national zones, with people on either side looking confused or frustrated.

Bu yeni dünya düzeni denen şey ha? Tamam anladık ulusal çıkarlar var siber güvenlik paranoyası var yani devletlerin kendi vatandaşlarını koruma güdüsü var ama bu koruma güdüsü ne zamandan beri her şeyi kontrol etme ve kapatma güdüsüne dönüştü ya da hep öyleydi de biz mi yeni fark ediyoruz? Bilmiyorum gerçekten bazen düşünüyorum belki de haklılardır hani dışarıdan gelen her bilgi iyi olmayabilir zararlı olabilir kim bilir ama o zaman da şu soru geliyor aklıma kim karar verecek neyin zararlı neyin faydalı olduğuna ben mi sen mi yoksa birileri mi ve o birileri kim oluyor? Hepimiz için mi karar veriyorlar yoksa sadece kendi çıkarları için mi?

Hani bir de şu var ya şimdi biz burada kendi aramızda konuşurken bile hani kim dinliyor acaba kim ne kaydetti falan diye bir düşünmüyor muyuz hiç yahu benim mahremim nerede benim sınırlarım nerede kaldı? Dijital ayak izi diye bir şey var biliyorsunuz onu bırakıyoruz her yere ve o ayak izleri de hani birileri tarafından takip ediliyor izleniyor ne bileyim raporlanıyor sonra da kullanılıyor ya da ne bileyim satılıyor falan filan. Bu veri vatanseverliği dediğimiz şey aslında büyük şirketlerin ve devletlerin kendi oyun alanlarını yaratma çabası değil de nedir ki başka?

Aslında tam tersi olması gerekmez miydi? İnternet bizi birbirimize daha da yaklaştırmalıydı değil mi? Hani sınırları anlamsız kılmalıydı farklı kültürleri farklı düşünceleri bir araya getirmeliydi ama şimdi ne oldu herkes kendi kabuğuna çekildi kendi dijital adacığını inşa etti ve o adaların arasında da böyle derin uçurumlar oluştu. Yani bir zamanlar elimizde olan o küresel köy rüyası bildiğin paramparça oldu ufalandı gitti. Belki de zaten hiç gerçek değildi ha? Belki de biz kendimizi kandırdık sadece.

A close-up shot of a smartphone screen displaying a distorted world map, with national borders appearing as jagged, broken lines and some regions showing censorship symbols.

Bu parçalanmış dijital coğrafyada bilgiye erişim ve ifade özgürlüğü ne kadar evrensel kalabilir ki söyler misiniz? Hani ne bileyim ben ben şu an mesela bir şey yazıyorum burada bu yazı nereye kadar gidecek kimler okuyabilecek kimler okuyamayacak ya da ne bileyim birilerine bir mesaj göndereceğim o mesaj ne kadar güvenli gidecek yerine ha? Bunlar hep kafamda dönüp duran sorular işte. Yani internet sadece yeni bir sömürgecilik ve kontrol alanı mı oluyor şimdi? Sanki hani eski sömürgecilik bitti de dijitali mi başladı ha? Bilmiyorum ya bilmiyorum gerçekten.

Bir düşünün şimdi hani eskiden topraklar vardı sınırlar çizilirdi ordular vardı ama şimdi şimdi sınırlar dijital dünyanın derinliklerinde veri paketlerinin arasında çiziliyor ve bu savaşlar hani tanklarla tüfeklerle yapılmıyor klavyelerle algoritmalarla yapılıyor çok acayip değil mi. Ve biz de bu savaşın ortasında hani şey gibi kalıyoruz ya böyle rüzgarda savrulan yapraklar gibi ne yöne gideceğimiz belli değil neyin doğru neyin yanlış olduğu belli değil her şey birbirine karışmış durumda yani resmen bir kaos. Ama neyse…

Hani bir de şu var bütün bu veriler hani toplanıyor ya işte şu kadar terabayt bilmem ne bu veriler ne işe yarıyor ne için kullanılıyor hani bir kişisel çıkar için mi kullanılıyor yoksa hani şey için mi ne bileyim ben halkın faydası için mi ha? Çok mu safım ben bunları sorarak bilmiyorum ki.

A complex network of entangled wires and glowing data points, some flowing freely, others abruptly cut off or redirected by shadowy, imposing structures.

Ya da belki de bütün bu dijital adalar aslında hani insanlığın kendini izole etme ve kendi içine kapanma ihtiyacının bir yansımasıdır kim bilir belki de hepimiz aslında biraz yalnız kalmak istiyoruz kendimizi korumak istiyoruz ve internet de bize bu aracı sağlıyor ha? Olabilir mi? Aman, kimin umurunda artık ne fark eder ki zaten. Ben mi çözeceğim bu dünyanın sorunlarını? Kalsın yani.

E ne bileyim… Ben gidip bir demlik çay daha koyayım en iyisi belki kafa dinleriz beraber ha?

E-Posta
Sefa Mağat
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x