Ülkemizde Yılda 23 Milyon Ton Gıda İsrafı: Acı Rapor Ortaya çıktı

Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) tarafından yayımlanan 2025 İsraf Raporu’na göre her yıl ülke genelinde yaklaşık 23 milyon ton gıda israfı meydana geliyor; kişi başına düşen çöp miktarı ise yıllık yaklaşık 102 kilogram olarak hesaplanıyor. Ramazan ayında artan alışveriş hacmi ve tüketim yoğunluğu bu kaybı daha da büyütebiliyor. BİTKİDEN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, gıda israfının yalnızca ekonomik değil, çevresel ve toplumsal bir sorun olduğuna vurgu yaparak kayıpların boyutuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Üretilen meyve ve sebzelerin yaklaşık yüzde 35’i sofraya ulaşamadan ya da çöpe gidiyor. İsraf en çok evlerde, hizmet sektöründe, perakende ve dağıtım süreçlerinde yaşanıyor. Tedarik zinciri ile hasat ve depolama hataları da bu kayba katkı sağlıyor. Veriler, çöpe giden gıdanın yalnızca %5 oranında azaltılmasıyla on milyarlarla ifade edilen tasarruf sağlanabileceğini ve yaklaşık 900 bin ailenin bir yıllık geçim giderinin karşılanabileceğini gösteriyor.”

Yoğun Dönemlerde Denetim Kadar Tüketici Tercihi de Belirleyici Ramazan ve bayram dönemlerinde artan hareketlilik, gıda güvenliğinin önemini tekrar hatırlatıyor. Üretim ve satış noktalarında denetim mekanizmaları sürdürülebilirken, güvenli gıdaya ulaşımda tüketici tercihlerinin kritik rolü devam ediyor. Özellikle yoğun alışveriş anlarında etiketsiz, kaynağı belirsiz ve uygun saklama koşullarında sunulmayan ürünler risk oluşturabiliyor.

GIDA GÜVENLİĞİ görünürlükten çok bilim temelinde sağlanır. “Bir ürünün doğal ya da geleneksel görünmesi onun güvenli olduğu anlamına gelmez.” Etiket bilgisi, menşe ve saklama koşulları, tüketicinin güvenlik araçları olarak öne çıkıyor. Yoğun tüketim dönemlerinde izlenebilir ve ambalajlı ürünlerin tercih edilmesi büyük önem taşıyor.

Ramazanda Bilinçli Tüketim ve Ölçülülük Akdağ, planlı alışveriş ve porsiyon kontrolünün israfı azaltmada kilit rol oynadığını ifade ediyor: iftardan hemen önce alışverişten kaçınılması, sofraya ölçülü porsiyonlarla başlanması ve artan yemeklerin uygun koşullarda saklanarak yeniden değerlendirilmesinin önemi vurgulanıyor. Ayrıca Son Tüketim Tarihi ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi arasındaki farkın doğru anlaşılmasının gerekliliğine dikkat çekiliyor. Görünümü kusurlu meyve-sebzelerin tüketilebilirliğine de vurgu yapılarak buzdolabı düzeninin ve ihtiyaç fazlası gıdaların hijyen kurallarına uygun paylaşılmasının israfı azaltan basit ama etkili adımlar olduğuna değiniliyor.
KAYNAK: ANALİZ GAZETESİ






