Türkiye’nin Savunma Ortaklığı İçin Suudi Arabistan ve Pakistanla Genişleyen Stratejik Diyaloglar

Türkiye’nin Suudi Arabistan ile Pakistan arasında kurulan savunma iş birliği çerçevesinde temaslarını sürdürdüğü iddia ediliyor. Kaynaklar, görüşmelerin ileri bir aşamaya geldiğini ve bu olası anlaşmanın Orta Doğu başta olmak üzere geniş bir bölgede dengeleri etkileyebileceğini belirtiyor.
Her türlü saldırının karşı tarafa yapılmış sayılacağı savunma paktı, Suudi Arabistan ile Pakistan arasında geçen eylül ayında imzalanan anlaşmanın önemli bir karakteristiğini oluşturuyor. Bloomberg’e konuşan kişiler, NATO’nun beşinci kol gücüne yakın bir konumda bulunan Türkiye’nin, Güney Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki çıkarlarıyla bu üçlü çerçeveyi anlamlı bulduğunu ifade ediyor. Türkiye’nin bu üçlü yapıyı güvenlik ihtiyacını karşılayacak ve caydırıcılığı güçlendirecek bir seçenek olarak gördüğü belirtiliyor.
TEPAV Stratejisti Nihat Ali Özcan ise, “ABD’nin bölgede kendi çıkarlarını ve İsrail’in çıkarlarını önceliklendirmesi nedeniyle dinamiklerin değiştiğini ve bölgesel çatışmaların sonuçlarının ülkeleri yeni ittifaklar geliştirmeye ittiğini” vurguluyor.
Üç ülkenin askeri kapasite farklılıkları hakkında Özcan, “Anlaşma, Suudi Arabistan’ın mali gücü, Pakistan’ın nükleer kapasitesi ve balistik füzeleri ile insan gücü, Türkiye’nin zengin askeri deneyimi ve gelişen savunma sanayisiyle bir araya geliyor” ifadelerini kullanıyor. Bu iş birliği, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkileri güçlendirirken, İran’a karşı ortak bir duruşu yeni bir çerçevede ilerletebilir.
Türkiye–Pakistan iş birliğinin uzun geçmişi ise, Ankara’nın İslamabad donanması için korvet üretimini yürütmesi ve Pakistan’ın mevcut F-16 savaş uçağılarının modernizasyonunu kapsayan iş birlikleriyle pekişiyor. Ayrıca taraflar, Türkiye’nin beşinci nesil KAAN savaş uçağı projesine olası katılım konusunda da görüşmeler yürütüyor.
Bu üçlü savunma ortaklığına yönelik temaslar, Pakistan ile Hindistan arasındaki çatışmaların ardından sağlanan ateşkesin hatırlandığı bir dönemde gündeme geldi. Bölgesel gerilimler ve Afganistan–Pakistan ilişkilerindeki gerilimin altını çizen açıklamalar, bu ittifakın güvenlik ve dengeler açısından önemli bir dinamik olarak değerlendiriliyor.











