Türkiye, Dubai için Alternatif Rota Arayışında Öne Çıkıyor

Orta Doğu’da süren tansiyonun etkileri Dubai üzerinde belirginleşmeye devam ederken, konut satışları savaş öncesi rakamların gerisinde kaldı. 2 Şubat-1 Mart döneminde 17.027 olarak görülen konut satışları, çatışma başladığından bu yana dört hafta içinde 11.828’e geriledi. Bu düşüş, ilk iki haftadaki yaklaşık %25’lik düşüşün bir aylık dönemde %30,5’a yükselmesine yol açtı ve işlem hacmi de %36 azalarak 16,53 milyar dolardan 10,58 milyar dolara indi.
Uzmanlar, küresel yatırımcıların savaş nedeniyle risk dağıtımına yöneldiğini ve alternatif rotalar aradığını belirtiyor. Dubai’deki piyasa dinamikleri, güvenin gerilemesiyle birlikte fiyatların zamanla baskı göreceğini öngören yorumlarla şekilleniyor. Uluslararası uzman Haitham Ahmet Alamarioğlu, konut satışlarındaki düşüşün kısa ve orta vadede sürmesini beklediklerini ifade ediyor; kalıcı bir ateşkes olmadan yatırımcıların bekle-gör pozisyonunu sürdüreceğini söyledi. “Piyasa dopingu olarak görülen güven unsuru geri gelmeden işlem hacimleri toparlanmaz; o nedenle B planı, bir zorunluluk haline dönüşüyor” diyen Ali, geçmişte jeopolitik şokların düzelmesinin 12-18 ayı bulabildiğini hatırlatıyor ve bu kez sürecin daha uzun olabileceğini belirtti.
DUBAİ’YE ALTERNATİF 3 ROTAYI ARAYA SIRALADI Alamarioğlu, Dubai’nin cazibesinin bir ölçüde sarsıldığını, ancak hikayenin tamamen sona ermediğini ifade ederken, yatırımcıların “yarın bu pazardan çıkmam gerekirse elindeki mülkü hızlıca satamazsa” kaygısıyla B planını sorguladıklarını belirtti. Türlü coğrafyaların öne çıktığı bu dönemde Türkiye, Yunanistan ve Panama’nın dikkat çektiğini söyledi. Türkiye’nin yatırım yoluyla vatandaşlık imkanı sunması, İranlı ve Körfez alıcılarında belirgin bir artışa zemin hazırlıyor; konut yatırımıyla elde edilen vizesiz giriş, kültürel yakınlık ve güvenilir bir ikamet kapısını işaret ediyor. Yunanistan ise AB hukuku güvencesi altında ikamet ve ilerleyen yıllarda AB vatandaşlığına uzanan bir yol sunuyor. Panama ise 30 günde daimi ikamet sağlayan nitelikli yatırımcı programıyla öne çıkıyor ve özellikle yurt dışı gelire dokunmayan vergilendirme sistemiyle dikkat çekiyor.
İLGİYİ ÜÇLÜ ALTENATİFLE GÜÇLENDİREN NOKTA Alamarioğlu, Dominika, Antigua ve Saint Kitts’in Karayip vatandaşlık programlarının da piyasanın en hızlı güvence niteliğini sürdürdüğünü vurguluyor. Uluslararası gayrimenkul uzmanı Özden Çimen ise bölgedeki gelişmelerin yatırımcıları bekle-gör moduna ittiğini belirterek Dubai’nin cazibesini sürdürdüğünü, aynı zamanda küresel yatırımcıların portföylerini çeşitlendirme eğilimini vurguluyor. Dubai’nin sıfır vergi, yüksek kira getirisi, net regülasyon ortamı ve likidite avantajları Amerikalı, Avrupalı ve Körfez yatırımcılarının dikkatini çekmeye devam ediyor.
İSTİKBALDE YENİ GÜÇLÜ YATIRIM MOTORLARI Çimen, yatırımcıların Londra, Lizbon, İstanbul, Miami ve Barcelona gibi alternatif lokasyonları da portföylerine eklediklerini belirtiyor. Bu hareket, coğrafi çeşitlendirme stratejisinin bir uzantısı olarak değerlendiriliyor ve Dubai’nin yabancıya mülkiyet, oturum ve finansman imkânları hâlâ rekabetçi avantajlar olarak öne çıkıyor.






