Türk Kumaşından Vazgeçemeyenler: Geleneksel Dokuların Modern Yolculuğu

Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin tekstil ihracatı genel anlamda yavaş bir seyir izledi; buna karşın dokuma kumaş grubunda ufak da olsa artışlar kaydedildi. Dokuma kumaş ihracatı, sektörün genel kırılganlığına rağmen yüzde 1,4–3 arasında dalgalanan artışlar gösterdi. Özellikle İspanya, İtalya ve ABD gibi önemli pazarlar bu dönemde olumlu yönlü değişimler yaşadı. Aynı dönemde toplam tekstil ihracatı da hafif çakılmalar yaşandı; ülkenin ocak ayı itibarıyla ihracat hacminde düşüş gözlense de bazı ülkeler için ihracat artışı dikkat çekti.
Paris’te düzenlenen Premiere Vision Fuarı ve milli katılım organizasyonları, Türkiye’nin dokuma kumaş üretimini ve markalarla kurduğu bağlantıları pekiştirdi. Fuarlarda yüzlerce firma, Türk kumaşlarını dünyanın dört bir yanına taşıyacak olan iş bağlantılarını güçlendirdi. İTHİB’in yöneticileri ile yapılan görüşmelerde, genel ihracat içinde dokuma kumaş ve teknik tekstil ürün gruplarında uluslararası talebin sürdüğü belirtildi. “Büyük moda evleri de bizden kumaş alıyor” ifadesi, Türk kumaşlarının küresel markalar tarafından tercih edildiğini net biçimde ortaya koydu.
Sektördeki rekabet çeşitli coğrafyalardaki fiyat baskılarından kaynaklanıyor. Çin ve Hindistan’ın Avrupa’daki agresif pazarlama çabaları, Türkiye için stratejik bir odak değişimini gerektiriyor. ABD ile serbest ticaret anlaşmalarının güçlendirilmesi, Avrupa pazarındaki baskıyı telafi etmek için kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Özellikle 2027’de yürürlüğe girecek STA gibi girişimlerin ilerletilmesi, Türkiye’nin küresel payını korumasına yardımcı olacak potansiyele sahip.
İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz ve yönetim kurulu üyeleri, yakın coğrafyada rekabet gücünü sürdürmenin yanı sıra Türkiye’nin hazır giyim ve tekstil ihracatını 31 ülkenin toplam ihracatıyla kıyaslandığında güçlü konumda tuttuğunu belirtti. Sektörde şu anda kapasite kullanım oranlarının yüzde 60–70 bandında olduğu ifade edildi; enflasyon ve kur farklarının etkisiyle geçmişe kıyasla bir eksiğin kapatılması için döviz dönüşüm desteğinin artırılması gerektiği vurgulandı. Eskiden Türkleri fuarlarda yeterince görmeye alışık olmayan piyasalara karşı, şimdi Türkiye’nin kumaş üreticileri önemli bir konuma yükselmiştir.
İthalat ikame yatırımları konusunda da ufak ölçekli projeler gündemde; özellikle teknik tekstiller ve Türkiye’de üretilmeyen ürünler üzerinde 3–5 milyon dolarlık yatırımlar, sektöre önemli katkılar sağlayabilir. Avrupa’daki büyük üretim hacmi göz önüne alındığında, Türkiye’nin teknik tekstil ihracatının bir önceki yıla göre yüzde 2,8 artışla 2,3 milyar dolar olması, bu alanda da büyümeyi destekliyor.







