Trump’ın Başlattığı Savaşın Bedeli: Ekonomik Baskılar Şiddetleniyor

Güncel küresel gerginlikler, enerji maliyetleri ve finansman maliyetlerinin yükselişiyle birlikte ekonomilerin karşı karşıya kaldığı baskıyı artırıyor. Savaşın uzaması halinde enerji ve mal ticareti zincirinde görülen gerilimler, özellikle enerjiye bağımlı bölgelerde enflasyon baskısını artıyor ve büyümeyi aşağı yönlü etkiliyor. OECD’nin güncel değerlendirmelerine göre, 2026 için küresel büyüme önceki rakamları koruyor olsa da bazı bölgelerde büyüme gücünün zayıflayabileceği öngörülüyor. Euro Bölgesi’nin ve Birleşik Krallık’ın büyüme tahminlerinde düşüş işaretleri dikkat çekiyor; Türkiye için ise büyüme kâğıt üzerinde sabit kalıyor gibi görünse de büyüme dinamiklerinde küçülme riski her zaman mevcut.
Enerji fiyatları ve arz sıkıntıları ile finansal koşullardaki sıkılaşmanın birleşimi, Avrupa’da enerji krediye erişimi ve maliyetleri üzerinde baskı yaratıyor. Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışının etkilediği Asya pazarları için enerji stoklarındaki sorunlar kilit bir konu olarak öne çıkıyor. OECD’nin kötümser skenaryosunda, savaşın etkileri ikinci yılda küresel büyümeyi baz senaryoya kıyasla yaklaşık 0.54 puan geride bırakabiliyor.
Küresel Ticarette Sert Düşüş DTÖ’nün bu hafta açıklanan verileri, 2025 yılında dünya ticaretinin yüzde 4.6 artış gösterdiğini ortaya koyuyor; yapay zekâ ve ilgili teknolojilere yapılan yatırımlar, küresel mal ticaretinin büyümesini belirgin şekilde destekledi. Ancak 2026 için umutlar daha temkinli. Enerji arzı ile petrol fiyatlarındaki hareketlilik, ticaret büyümesini yüzde 1.4 civarında sınırlayabilirken, DTÖ’nün savaş öncesi tahminleriyle arasındaki fark artıyor.
ABD’de Geniş Ölçekli Protestolar NoKings’in raporuna göre, ülkenin dört bir yanından gelen katılımcılar, Krallara hayır, İran’daki savaşın durdurulması ve siyasi değişiklikler çağrılarıyla meydanlarda buluştu. Protestocular Times Meydanı’na doğru yürürken güvenlik önlemleri üst seviyede tutuldu. Bu tablo, iç politikada da geniş yankılar uyandırıyor ve kamuoyunun savaş karşıtı tutumu giderek güçleniyor.
Kaynak: Sabah
Güncel küresel gerginlikler, enerji maliyetleri ve finansman maliyetlerinin yükselişiyle birlikte ekonomilerin karşı karşıya kaldığı baskıyı artırıyor. Savaşın uzaması halinde enerji ve mal ticareti zincirinde görülen gerilimler, özellikle enerjiye bağımlı bölgelerde enflasyon baskısını artırıyor ve büyümeyi aşağı yönlü etkiliyor. OECD’nin güncel değerlendirmelerine göre, 2026 için küresel büyüme önceki rakamları koruyor olsa da bazı bölgelerde büyüme dinamizmi zayıflayabilir. Euro Bölgesi ve Birleşik Krallık için büyüme tahminlerinde aşağı yönlü revizyonlar dikkat çekiyor; Türkiye için ise büyüme sabit görünsede içsel dinamiklerde zayıflama riski sürüyor.

Enerji fiyatları ve arz sıkıntıları ile finansal koşullardaki sıkılaşmanın birleşimi, Avrupa’da enerji maliyetlerine erişimi ve kredileri baskılıyor. Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışının yoğun olduğu Asya ülkeleri için enerji stokları kritik bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. OECD’nin olası olumsuz senaryosunda, savaşın etkileri ikinci yılda küresel büyümeyi baz senaryodan yaklaşık 0.54 puan aşağı çekebiliyor.
Küresel Ticarette Sert Düşüş DTÖ’nün verileri, 2025’te dünya ticaretinin yüzde 4.6 büyüdüğünü gösteriyor; yapay zekâ ve bağlı teknolojilere yapılan yatırımlar, küresel mal ticaretinin büyümesini destekliyor. Ancak 2026 için beklentiler daha temkinli. Enerji arzındaki oynaklık ve petrol fiyatlarındaki hareketler, küresel ticaret büyümesini yaklaşık yüzde 1.4 civarında sınırlayabilir. Savaş öncesi tahminlerle arasındaki fark giderek büyüyor.

ABD’de Büyük Protestolar NoKings’in raporu, Amerika genelinde 9 milyondan fazla kişinin katıldığı protestoları kayda geçiriyor; sloganlar, savaş karşıtı ve siyasi değişiklik taleplerini içeriyor. Protestolar, Times Meydanı’na doğru yürüyüşler eşliğinde sürerken güvenlik önlemleri de en üst seviyede tutuluyor. İç politikada bu hareket, savaş karşıtı tutumun güç kazanmasına zemin hazırlıyor.
Güne damgasını vuran uluslararası gelişmeler, enerji maliyetleri ve finansal koşullardaki sıkılaşmanın ekonomik etkilerini derinleştiriyor. OECD’nin güncel revizyonları, bazı bölgelerde büyümede hafifleme olabileceğini gösteriyor; ancak enerji güvenliği ve arz konuları, özellikle Avrupa için belirleyici olmaya devam ediyor. Savaşın uzun vadeli etkileri, enerji fiyatları ve doğal gaz maliyetleri üzerinden belirsizliği artırıyor.
Enerji arzı ve maliyetler ile finansal koşullar arasındaki sıkılaşma, birçok ülkenin enflasyon dinamiklerini zorlayabilir. Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının ağırlığı nedeniyle Asya’daki talep para birimlerinin baskılanmasına yol açabilir. OECD’nin senaryolarında, kriz sonrası toparlanmanın hızının bölgesel farklar gösterebileceği vurgulanıyor.

DTÖ Tahminleri ve Ticaret Dinamikleri Yapay zekâ odaklı yatırımlar, 2025’te küresel ticaretin büyümesini önemli ölçüde destekledi; 2026’da ise enerji arzı ve maliyetler nedeniyle büyümede belirsizlik sürüyor. DTÖ, küresel mal ticaretinin büyümesini yüzde 1.4 civarında öngörüyor; enerji fiyatlarının yüksek kalması halinde bu oran daha da aşağı çekilebilir.
ABD’de Protesto ve İç Politika Yansımaları NoKings’in bilgilerine göre, geniş çaplı protestolar, devletin politikaları ve uluslararası durumla ilgili kamuoyunun gösterdiği tepkileri güçlendiriyor. Pankartlarda yer alan mesajlar ve meydanlara yayılan hareketler, savaş karşıtı tutumun toplumsal destek bulduğunu gösteriyor.








