Trump Hürmüz İçin Uluslararası Destek Çağrısında Bulundu: İki Ülke Açıkça Restini Belirtildi

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile İran savaşını değerlendirirken Hürmüz Boğazı’ndaki güvenliği güçlendirmek adına farklı ülkelerle temas kurduklarını dile getirdi. Bölgede istikrarı sağlamak için çeşitli ülkelerden olumlu destek beklediklerini vurgulayan Trump, bazı ülkelerin bu süreçte hangi katkılarda bulunacağını sorguladı. Boğazın güvenliği için hangi ülkenin yanıt vermeyeceğini görmek ilginç olur ifadesiyle, müttefikler arasındaki ortak çabanın önemine dikkat çekti.
Çin’in bölgedeki rolüyle ilgili olarak net bir yanıt vermekten kaçınan Trump, Çin’in petrol alımlarının büyük kısmını Hürmüz üzerinden gerçekleştirdiğini hatırlattı ve olası bir katılım için belki de görünebileceğini söyledi. Özellikle mayın tarama gemileri gibi belirli katkıların faydalı olacağını belirterek, bölgedeki müttefikler sayesinde hareket alanlarının genişlediğini savundu.
Trump’ın çağrısına karşı yanıtlar hızlı geldi. Avustralya ve Japonya, Hürmüz Boğazı için doğrudan gemi göndermeyi düşünmediklerini açıkladılar. Avustralya Ulaştırma Bakanı Catherine King, taleplerin nasıl bir katkı sağlayacağı konusunda netlik istediğini belirtirken; Japonya Başbakanı Yoshihide Suga ya da yerine geçen isimler Orta Doğu’da Japonya’nın bağlantılı gemi ve mürettebat güvenliğini nasıl sağlayacağını değerlendirdiklerini fakat Savunma Gücü’nü bölgeye konuşlandırma planı olmadığını vurguladılar.
İran ile yürütülen müzakere süreci de gündemdeydi. Trump, Tahran’la doğrudan görüşme ihtiyacını dile getirirken, İran’ın henüz bir anlaşmaya hazır olmadığını ancak ilerleyen zamanlarda bu durum değişebilir görüşünü paylaştı. Nükleer silah elde edilmemesi koşulunun bu müzakerelerin temelini oluşturacağını ifade ederek, elde edilecek başka pek çok talep ve koşulun da konuşulabileceğini belirtti.
İran yönetiminin müzakere talebini inkar eden açıklamalarını halka yönelik bir söylem olarak değerlendiren Trump, dezenformasyon iddialarını ve yapay zeka teknolojilerinin bu süreçte kullanımını da gündemine aldı. Medya kuruluşlarının yanlış bilgi yayımladığına işaret ederek, bunun ülke için potansiyel tehlikelere yol açabileceğini belirtti. Halkın ülke içindeki sıkıntılarına ilişkin değerlendirmesinde, rejimin protesto edenlere karşı sert müdahalelerinin bu durumun anlaşılabilirliğini artırdığını savundu.
Netanyahu ile ilişkiler konusunda da açıklayıcı mesajlar veren Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile aralarında herhangi bir anlaşmazlığın olmadığı görüşünü paylaştı ve sürecin başarıyla yönetildiğini vurguladı. Kendilerinin işi halletmesi için çalıştıklarını ifade eden Trump, bu geribildirimin medya tarafından nasıl algılandığının önemsiz olduğunu belirtti.












