Trump Durdurulamıyor: İran Sonrası Hedef Açıklandı; Küba’yı Ele Geçirmek Bana Onur Verecek

ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba politikası, petrol ambargosunun etkileriyle daha da yoğun bir biçimde gündeme geliyor. ABD ile Küba arasındaki gerilim, eski yapılar üzerinden yeniden şekilleniyor ve küresel enerji krizinin kara kırmızı çizgileriyle bağlantılı bir tablo ortaya çıkıyor.
Trump’ın Beyaz Saray’da yaptığı açıklamalar, Küba’da enerji krizinin derinleştiğini ve elektriklerin sık sık kesildiğini gösteriyor. Başkana göre, Küba yönetiminin değişmesi için baskı uygulanmalı; özellikle Miguel Díaz-Canel’in istifası, ambargoyu hafifletecek bir yol olarak tartışılıyor. Bu temaslar, karşılıklı güvenin zayıf olduğu bir dönemde masaya oturulacak şartları belirlendiğini işaret ediyor.
Kaynaklar, ABD ve Küba arasındaki görüşmelerin, temel olarak enerji güvenliği ve ticaret üzerindeki baskıların nasıl yönetileceğine odaklandığını belirtiyor. Gazetelerden bazıları, bu müzakerelerin 65 yıllık ambargoyu yeni bir döneme taşıyabileceğini yazıyor. Ancak taraflar arasındaki karşılıklı beyanatlar, baskıların kaldırılmasını veya sürdürülmesini içeren nettir. Ambargo sonrası yeniden işlerliğe kavuşması hedeflenen petrol akışları, Küba’nın enerji ihtiyacını karşılamada kilit öneme sahip olacak gibi görünüyor.
ELEKTRİK KESİNTİLERİNDEKİ ARTIŞ Küba’da sürekli artan elektrik kesintileri, enerji krizinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ayrıca Venezuela’dan Küba’ya doğru seyir eden petrol akışlarının durdurulması, ekonomik baskıları daha da derinleştiriyor. Bu süreçte, ABD’nin 30 Ocak’taki kararnameyle uygulanmaya başlayan gümrük vergileri, ülkedeki mali dengenin bozulmasına yol açtı ve 1 Şubat’taki görüşmeler bu konunun tazelenmesine neden oldu.












