TİHEK’ten Emsal Karar: Damsız Giriş Uygulamasına Dev Ceza

İstanbul’da erkek ziyaretçilerin yanında kadın bulunmaması halinde mekâna girişin engellenmesi uygulaması, Cinsiyet temelinde ayrımcılık olarak nitelendirildi ve TİHEK tarafından bu uygulamaya karşı inceleme başlatıldı. Yapılan değerlendirme sonucunda işletmeye 256 bin 357 lira idari para cezası verilmesine karar verildi. Olayda, iki erkek müşteri geçen yıl Şubat ayında bir müzik etkinliği için bilet almış, mekâna girdiklerinde güvenlik görevlileri tarafından damsız girişin mümkün olmayacağı yönünde bilgilendirilmişler ve içeri alınmamışlardır. Bilet üzerinde veya etkinlik kurallarında böyle bir şartın bulunmadığı ifade edilince, uygulamanın cinsiyet temelinde ayrımcılık yarattığı öne sürülerek TİHEK’e başvurulmuştur. Başvuruda, cowsu durumun işletmenin elektronik posta adresine de iletildiği ve yanıt olarak güvenlik endişesiyle damsız girişin reddedildiğinin belirtildiği aktarıldı.
İşletmenin savunması ise kadın ve erkekler arasında eşitliği bozduğunu iddia etmediğini, güvenliğin artırılması amacıyla hassas davranıldığını ve önceki yaşanan taşkınlıkların sulh yoluyla çözüldüğünü öne sürmektedir. Ayrıca işletme, etkinlik kurallarında “organizasyon şirketinin uygun görmediği kişileri içeri alınmama hakkına sahip olduğu” ve “kadın-erkek eşitliğini desteklemek amacıyla bilet ücretinin iade edilmesi karşılığı kişiyi içeri almama yetkisinin kullanabileceği” gibi hükümlerin bulunduğunu ifade etmektedir.
TİHEK kararında vurgulanan nokta, erkek müşterilere yönelik bu uygulamanın cinsiyet temelinde ayrımcılık yasağını ihlal ettiğini gösterdi ve işletmeye para cezası verilmesini zorunlu kıldı.
Kararın gerekçesi kısmında, Anayasa’nın 10. maddesi ve 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’ndaki eşitlik ilkelerinin altı çizilmiştir. Kanunun 3. maddesinde sayılan ayrımcılık temellerinden birinin cinsiyet olduğu hatırlatılarak, bir kişinin cinsiyeti nedeniyle hak ve özgürlüklerden adil şekilde yararlanmasının engellenmesinin doğrudan ayrımcılık olduğu belirtildi. Ayrıca toplumsal önyargıların, erkeklerin kadınları rahatsız edebileceği varsayımına dayalı kararları meşru kılmadığına dikkat çekildi. Somut olayda, yalnızca varsayımsal olası bir durumda dahi bu tür bir uygulamanın güvenlik tedbirleriyle dengelenemediği ve orantılı olmadığı belirtildi. Dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda işletmenin cinsiyet temelinde ayrımcılık yasağını ihlal ettiği kanaatine varıldı.












