Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron

Sürekli Gürültü ve Kaybolan Sessizlik: Düşünmeyi Ne Zaman Unuttuk?

07 Mart 2026 • 08:00 Sefa Mağat 0

Duydunuz mu o sesi? Hayır, hayır telefonunuzun bildirim sesini demiyorum ya da pencerenizin önünden geçen o gürültülü otobüsü hani şu her sabah bizi uyandıran değil ondan da öte içimizdeki o bitmek tükenmek bilmeyen boşluğu doldurmaya çalıştığımız o garip uğultuyu mesela düşündükçe kendimi yorgun hissediyorum bazen yatağa uzanıp tavana bakarken birden beynimin içinde bir panayır kurulmuş gibi geliyor her köşesinden başka bir ses başka bir görüntü başka bir haber akıyor durmadan akıyor hepsi üst üste.

Ya o çocukluk anılarımız hani o sessiz pazar sabahları vardı ya sadece kuş sesleri falan olurdu belki bir de annenin mutfaktan gelen o hafif tıkırtısı şimdi var mı öyle bir şey ha!? Nerede Allah aşkına nerede o sükunet o koca sessiz boşluk o esnada insan bir düşünürdü kendi kendine ne bileyim hayatı sorgulardı dünyanın yuvarlak olup olmadığını bile tartışabilirdi beyninin içinde şimdi yapsana öyle bir şey beş dakika boş kal bir dakika telefonuna uzanıyorsun sonra bir bakmışsın iki saat geçmiş Instagram’da mıydım Facebook’ta mıydım TikTok’ta mıydım Allah biliyor ne yaptığımı

Sessizliğin Bir Savaş Alanına Dönüşmesi Mümkün Mü?

Bazen düşünüyorum bu modern dünya aslında bize bir iyilik mi yapıyor yoksa bizi bildiğimiz bütün o düşünme biçimlerinden tamamen uzaklaştırıp aptallaştırıyor mu yani şey diyorum her an her yerden bilgi akıyor değil mi hani bilgiye hiç bu kadar kolay ulaşamamıştık süperiz ama bir yandan da bu bilginin ağırlığı altında ezilip kendi kendimize bir fikir üretemez hale mi geldik mesela markette sıra beklerken aklıma geldi geçenlerde yanımda genç bir kız var telefonu elinde sürekli kaydırıyor sürekli bir şeyler izliyor yüzünde bomboş bir ifade hani böyle zombi gibi duruyor işte o an dedim kendi kendime bu insan ne zaman düşünecek ya ne zaman durup bir nefes alıp o bilgiyi süzgeçten geçirecek o anlık tatmin arayışı denilen şey var ya hani bir şeye anında ulaşmak anında görmek anında yorumlamak sonra da unutmak sonra başka bir şeye geçmek işte o bizi bitiriyor sanırım

Bitiriyor bizi evet.

Eskiden bir kitap okurdun değil mi bir makale bitirirdin üzerinde günlerce düşünürdün hani bir köşeye çekilir bir demlik çayla birlikte o düşüncenin içinde kaybolurdun şimdi ha! Şimdi bir paragraf okuyorsun sıkılıyorsun hop başka sekmeye geçiyorsun ya da tam konsantre olacaksın bir bildirim pat diye her şeyi mahvediyor o zincirleme düşünce akışı var ya hani o müthiş beyin fırtınası kendi kendine yaptığın o akış paramparça oluyor paramparça

A person sitting on a park bench, head down, eyes closed, headphones on, but their face still shows a look of mental fatigue, as if they are trying to escape the noise but it's still present in their mind. The background is a blurry, bustling city street.

Aslında tam tersi belki de diyorum ya biz zekileştik artık öyle değil mi herkes her konuda bilgi sahibi oldu şimdi sen mesela hani ne bileyim bir coğrafi keşiften bahsediyorsun biri hop hemen Google’dan bakıp sana laf yetiştirebiliyor iyi mi bu kötü mü bilmiyorum ama sanki herkesin uzman olduğu ama hiç kimsenin aslında derinlemesine hiçbir şeyi bilmediği tuhaf bir dünyaya doğru sürükleniyoruz gibi geliyor bana yüzeysellik bir salgın oldu galiba yok ya ne alakası var şimdi aslında ben sadece sessizliğin eksikliğinden bahsediyorum hani o bizi besleyen o içsel sohbetlerimizden bahsediyorum ki artık o da yok oldu gitti

Neydi o yazarın dediği hani bir yerde okumuştum ama şimdi tam hatırlayamıyorum zihinlerimiz sadece gürültüyü değil aynı zamanda o gürültüyü yaratma ihtiyacını da üretmeye başladı falan gibi bir şeydi ya da vazgeçtim öyle değil kendi kendime uydurmuş da olabilirim neyse.

Şey ama şu var mesela artık insanlar yalnız kalmaktan korkuyor değil mi bu da önemli bir şey yalnız kalırsan kendi sesinle baş başa kalacaksın ya hani o iç sesle o derinlerdeki sorularla hani o biraz rahatsız edici cevaplarla yüzleşeceksin kim ister ki bunu kimse istemiyor kimse istemiyor çünkü rahatsız edici kendi gerçekleriyle yüzleşmek herkes bir şekilde o gerçeklerden kaçmaya çalışıyor ya sosyal medyada bir persona yaratıyorsun ya sürekli bir aktivitenin içinde kendini kaybediyorsun hep bir kaçış hep bir kaçış

Peki ya çocuklar ha onlar ne olacak? Onlar bu dünyaya doğuyorlar doğar doğmaz ellerine bir tablet veriliyor bir telefon veriliyor o renkli ışıklar o sürekli değişen görüntüler o anlık ödüller hani bir tuşa basınca bir şey oluyor işte ödül geliyor hemen beynin dopamin salgılıyor sonra o çocuk büyüdüğünde ne yapacak ya nasıl durup da bir ağacın yapraklarına bakıp saatlerce düşünecek nasıl bir kelebeğin kanat çırpışını izleyip kendi kendine bir şeyler üretecek hani o derin hayal gücü dediğimiz şey var ya hayal kurmak falan artık o da lüks mü oldu?

A child, perhaps 7-8 years old, sitting on a playground swing, but instead of swinging or playing, they are engrossed in a glowing tablet screen held close to their face. The playground equipment is slightly out of focus in the background, emphasizing the child's isolation despite being in a public space.

Belki de haklılardır.

Her şey çok hızlı evet ama hızlı olmak demek daha iyi olmak anlamına gelmiyor ki değil mi hani bir şeyleri hızlıca tüketmek hızlıca öğrenmek hızlıca unutmak bir döngünün içinde yaşıyoruz sanki hiç bitmeyen bir döngü ve biz o döngünün içinde sürekli koşan hamsterlar gibiyiz ama nereye koştuğumuzu da bilmiyoruz sadece koşuyoruz düşmemek için ya da geride kalmamak için mi acaba öyle mi?

Aslında şey diyordum hani bu durumun toplumsal boyutları da var elbette hani bu bireysel düşünememe hali toplumun geneline yayıldığında ne oluyor hiç düşündünüz mü mesela eleştirel düşünme yeteneği azalıyor doğru değil mi herkesin bir fikri var ama kimse o fikrin arkasındaki gerçekleri ya da o fikrin nereden geldiğini ya da o fikrin olası sonuçlarını sorgulamıyor ki birileri bir şey söylüyor hop hemen arkasından gidiliyor bir kitle oluşuyor sonra bir bakıyorsun bambaşka bir şey oluyor tamamen akıl dışı hani sürü psikolojisi denen şey var ya o işte daha da derinleşiyor daha da kontrol edilemez hale geliyor kimse durup ben bunu niye yapıyorum demiyor kimse demiyor

Hani bir de şu var mesela ben eski gazeteleri karıştırmayı severim geçenlerde denk geldi bir tane hani gazete dediğim de on beş yirmi yıllık falan daha fazlası değil şimdi bakıyorum köşe yazarlarına falan ne kadar derin ne kadar eleştirel ne kadar düşündürücü yazılar var şimdi bakıyorum bizimkilere pardon da hani çoğu sadece olanı aktarıyor ya da bir popüler kültüre öykünüyor falan bir derinlik yok bir çaba yok zihin yormak yok çünkü kimsenin zihin yormaya tahammülü kalmadı ki milletin dikkat süresi zaten üç saniyeye indi

Valla ben öyle görüyorum kusura bakmayın ama görüyorum hani belki yanlışım ama sanmıyorum.

Bence biz ciddi bir yolda ayrımındayız hani kendi iç dünyamıza yabancılaştık

E-Posta
Sefa Mağat
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x