Sosyal Medya Devlerinde Mahremiyet Krizi: Milyarlar Takip Ediliyor

Dünya çapında milyonlarca kullanıcıya sahip büyük sosyal medya platformları ile veri gizliliği arasındaki gerilim giderek büyüyor. Dijital teknolojilerin hızlı yayılımı, ABD ve Çin merkezli devlerin yanı sıra pek çok teknoloji şirketinin kullanıcı sayılarını ve dolayısıyla topladıkları verileri arttırıyor; bu da mahremiyet tartışmalarını sürekli gündeme getiriyor.
Google ve Meta’nın kullanıcı verileriyle ilgili iddiaları son dönemde yoğun olarak konuşuluyor. Google Asistan’ın bulunduğu odadaki sesleri kaydettiği ve bu kayıtları reklam amaçlı paylaştığına dair iddialar, Reuters’ın haberlerinde 68 milyon dolarlık bir uzlaşmayı gündeme getirdi. Benzer şekilde, WhatsApp’ın uçtan uca “güvenlik” iddialarıyla ilgili olarak çok uluslu bir grup, mesajların saklandığını ve şirket çalışanlarının bu mesajlara erişebildiğini ileri sürüyor. ABD’de açılan davalarda, bu şifrelemenin kullanıcı mahremiyetini ihlal ettiği öne sürülüyor.
Edward Snowden’ın paylaştığı belgelerle devlet-sosyal medya ilişkileri yeniden sorgulanıyor. Snowden’ın ifşa ettiği belgeler, CIA ve NSA’nin bazı dev şirketlerin sunucularına doğrudan erişim sağlayabildiğini gösteriyordu. Bu durum, sadece belirli şüphelileri değil, geniş çaplı bir gözetim ağını gündeme taşıdı ve dijital iletişimin güvenlik ve mahremiyet dengesi konusunda tartışmaları derinleştirdi.
Facebook’a verilen rekor yüksek bir gizlilik ihlali cezası olarak kayda geçen Cambridge Analytica vakası, sadece bir veri sızıntısı değil; verilerin psikolojik hedefleme için nasıl kullanılabileceğini gösterdi. Yaklaşık 87 milyon kişinin bilgileri tehlikeye girerken, bu verilerle oluşturulan psikolojik profiller seçim süreçlerini etkileyebilecek şekilde manipülasyon aracı olarak değerlendirildi. Sonuç olarak Facebook’a 5 milyar dolarlık bir ceza kesildi ve şirket bu skandalla mücadeleye yöneldi.
Twitter/X dosyaları ve devlet-şirket ilişkileri ise sosyal medya tarihinin en dikkat çekici ifşaatları arasına girdi. Elon Musk’ın platformu satın almasının ardından yayınlanan iç yazışmalarda, X’in hükümetle yaptığı bazı gizli anlaşmalar ve görünürlük filtreleme uygulamaları ortaya çıktı. Bu filtreler, resmi söylemle çelişen hesapların paylaşımlarını kullanıcılara daha az görünür kılacak şekilde tasarlandığına dair bulgular içeriyordu.






