Savaş Uzadı: 2 Milyon Kişi Askere Kaçtı ve Cephede Yorgunluk Zirve Yaptı

Orta Doğu’da başlayan yeni çatışmalar, dünyanın dikkatini Karadeniz’den bu bölgeye kaydırırken, Ukrayna’daki savaşın dinamikleri üzerinde yeni etkiler yaratıyor. İlerleyen süreçte bu gelişmeler, cephedeki baskıyı artırırken diplomatik çabaların da yönünü değiştirdi. Ukrayna lideri Volodimir Zelensky, bu bölgesel gerilimin Ukrayna-Rusya gündemini etkileyebileceğini belirtti.
Bugünün gerçekleri iletilir gibi, bu yıl başında Ukrayna Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov, savaşın ağır bir yıpratma savaşı haline dönüştüğünü ve milyonlarca kişinin askere alınması ya da görev yerini terk etmesi nedeniyle ciddi kaygıların ortaya çıktığını söyledi. Independent’in haberine göre, dört yıldır devam eden direnişe rağmen asker kayıpları ve ihtiyaçlar giderek artıyor.
Görev yerini terk edenler konusunda bir tablo Ukrayna Savcılığı, seferberlikten kaçan yaklaşık 2 milyon vatandaşın yanında, 2022’den bu yana görev yerlerini terk edenler hakkında yaklaşık 290 bin dava açıldığını duyurdu. Sosyal medyada Karpat Dağları’nı aşanların ülke dışına sığınma görüntüleri de paylaşılmakta. Belirsizlik ise askerler arasında kaygıyı büyütüyor; cephede görev yapanlar ise artan yorgunluk ve tükenmişlikle karşı karşıya kalıyor ve mevcut kuvvetler, ihtiyaçlar nedeniyle görevden alınamıyorlar.
Geleceğe dair odaklar Ukrayna parlamentosunun dış ilişkiler komitesi başkanı Oleksandr Merezko’ya göre, belirsizlik askerlikten kaçışı körüklüyor. Başlangıçta çok sayıda gönüllüye güvenen Kiev yönetimi, savaş uzadıkça önce zorunlu askerlik, ardından da askerlik yaşıyla ilgili değişiklikleri hayata geçirdi. Bu süreç, ordunun içindeki yolsuzluk ve adaletsizlik iddialarını da gündeme taşıdı; bazı askerlerin izin karşılığı rüşvet aldığı ve firar edenlere ayrılan kaynakların tüketildiği öne sürülüyor.
Modernizasyon ihtiyacı Komutanlar, savaşın yalnızca gönüllülerle sürdürülmesinin mümkün olmadığını kaydederken, Kiev yönetimi ordunun daha veri odaklı ve şeffaf bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini belirtiyor. Sahadaki birliklerin eğitim düzeyini, ekipman kalitesini ve liderlik kapasitesini yükseltmenin katılımı artıracağını savunan yetkililer, sayısal büyüklüğün tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.












