Rüzgarlar Değişti: Altında 4 Haftalık Çöküşüne Son Veren Üç Kritik Gelişme

Haftaya bakış, Orta Doğu kaynaklı enerji akışlarındaki belirsizlik ve jeopolitik haberlerin gündemde kalmasıyla şekillendi. ABD ile İsrail–İran arasında süren gelişmeler, enerji arzında taşıdığı riskler ve lojistik maliyetlerdeki dalgalanmalara odaklanmamızı sağladı. Hafta başında, Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmadan savaşın biteceğini söylemesi ve Powell’ın temkinli duruşu, piyasalarda kısa vadeli bir iyimserliğe yol açtı. Ancak sonrasında Trump’ın söylemleri sertleşince enerji fiyatları yükseldi; tahvil faizleri de yükseliş gösterdi ve varlık fiyatları baskı altında kaldı. 3 KRİTİK GELİŞME RADARDA! Analistler, küresel enflasyon ve faiz beklentileri üzerinde makroekonomik verilerin etkili olmaya devam edeceğini belirterek, gelecek hafta için ABD’de açıklanacak enflasyon ve büyüme verileri ile Fed tutanaklarının yatırım kararlarını yönlendireceğini ifade ediyor. TRUMP VE POWELL’IN AÇIKLAMALARI PİYASALARIN YÖNÜNÜ BELİRLEDİ Beyaz Saray’daki Ulusa Sesleniş konuşmasında Trump, İran’daki hedefleri büyük ölçüde vurulduğunu ve sürecin kısa sürede sonlandırılacağını savundu; “önümüzdeki 2-3 hafta içinde çok sert bir darbe indirmek üzereyiz.” sözleriyle tehditkâr bir ton kullandı. Powell ise Orta Doğu’daki gelişmelere karşı bekle-gör yaklaşımını sürdürmenin uygun olacağını söyledi. Enflasyon beklentilerinin kısa vadeden sonra da sağlam göründüğünü belirtirken, iş gücü piyasasındaki aşağı yönlü risklerin daha düşük faiz gerektirdiğini, ancak enflasyon baskılarının faiz indirimlerini engelleyebileceğini vurguladı. Hedefler arasında oluşan gerilimin farkında olan Powell, “oy birliği” gibi tek taraflı beklentilerin yanılgılı olabileceğini dile getirdi. MAKROEKONOMİK VERİLER KARIŞIK SINYALLER VERDİ ABD’de Şubat ayında JOLTS açık iş sayısı 6 milyon 882 bine geriledi ve işe alım sayısı 498 bin düşerek 4 milyon 849 bin oldu; bu, iş gücü piyasasının kırılganlığını gösterdi. Buna karşılık Mart ayı tarım dışı istihdamının beklentileri aşması ve işsizlik oranının düşmesi, faiz indirimi umutlarını sınırladı. Çalışma Bakanlığı verilerine göre Mart ayında tarım dışı istihdam 178 bin arttı, işsizlik ise 4,4’ten 4,3’e indi. Bu gelişmeler, ABD 10 yıl vadeli tahvil faizini yaklaşık %4,32’ye taşıdı ve dolar endeksi hafifçe geriledi. 4 HAFTALIK DÜŞÜŞE SON! Altın başta olmak üzere değerli metallerde haftalık düşüş serisi hafifledi. Jeopolitik risklerin bir miktar azaltılması ve merkez bankalarının daha temkinli bir yaklaşım benimsemesiyle değerli metallerde ons bazında kazançlar kaydedildi: Gümüş %4,7, Platin %6,9, Paladyum %9,2 ve Altın yaklaşık %4,1 oranında yükseldi. GRAM ALTIN NE KADAR OLD? Türkiye’de gram altın, ons fiyatına paralel olarak haftalık bazda kuvvetli bir prim yaptı ve 6.700 TL’nin üzerinde işlem gördü. BAZ METALLERDE ARZ GÜVENLİĞİ VE MALİYET BASKISI ÖNE ÇIKTI Enerji maliyetleri, arz güvenliği ve tedarik zincirindeki belirsizlikler, baz metallerin hareketlerinin ana itici güçleri oldu. İran’ın Körfez’deki bazı tesislere yönelik saldırılar ortak olarak alüminyum piyasasında arz sıkışıklığı endişelerini büyüttü; Körfez bölgesinin küresel alüminyum ticaretindeki önemli payı nedeniyle bu tür aksamalar Batı sanayisi için daha güçlü sonuçlar doğurabilir. Çinko, bakır ve kurşunda ise maliyet baskıları ile stok dinamikleri belirleyici çıktı. Şirketlerin Mart ayında Çin’de imalat üretimi toparlanma gösterse de, piyasa katılımcıları bu yükselişleri arz ve lojistik kaynaklı fiyatlamalar olarak gördü. Tezgah üstünde bakır, çinko, alüminyum ve kurşunda sırasıyla artış kaydederken, nikel hafif geriledi. ENERJİ GRUBUNDA HÜRMÜZ BOĞAZI ETKİSİ İZLENİYOR IEA Başkanı Fatih Birol, bölgede petrol arzının kayıplarının 12 milyon varile ulaştığını ve nisandaki kayıpların martın iki katına çıkabileceğini belirtti; jet yakıtı ve dizel gibi ürünlerin piyasalarında sıkışıklığın Asya’da önce, ardından Avrupa’da daha belirginleşeceğini ifade etti. Analistler, ilerleyen dönemde petrol fiyatlarının yönünü Hürmüz Boğazı’ndaki akışların normale dönmesi, enerji altyapısına zararlar ve büyük tüketici ülkelerinin stratejik rezerv kararlarına bağlı olarak göreceğini düşünüyor. Haftalık hareketlerde Brent petrol hafif yükseldi, doğal gaz ise İngiliz termal birim bazında yaklaşık %6,4 geriledi. TARIM EMTİALARINDA ENERJİ VE LOJİSTİK MALİYETLERİ ETKİLİ OLDU FAO’nun Gıda Fiyat Endeksi Mart’ta aylık olarak %2,4 artış gösterdi; tahıl fiyatları %1,5 yükseldi, buğday için olumsuz tahminler etkili oldu. Bitkisel yağlar %5,1, şeker %7,2 artış kaydederken, FAO savaşın 40 günü aşması halinde enerji ve gübre maliyetlerinin gelecek dönemde tarım kararlarını etkileyebileceğini belirtti. Chicago Ticaret Borsası’nda pirinç %1,3, soya fasulyesi %0,3 artarken, buğday %1,2 ve mısır %2,2 geriledi. Kahve tarafı ise maliyet baskıları ve talep görünümündeki belirsizliklerle karşılaştı. ABD vadeli piyasalarda pamuk %2, şeker %5,1 ve kahve %1,9 düşerken, kakaonun tonu %2,7 yükseldi.
Haftaya genel olarak jeopolitik gerilimler ve enerji akışlarına dair haberler damgasını vurdu. Hürmüz Boğazı çevresindeki riskler ve Orta Doğu’daki gelişmeler, enerji maliyetlerini ve lojistik baskıları tetiklerken, bu durum enflasyon ve faiz beklentilerini etkili bir biçimde etkiledi. Başlangıçta Trump’ın açıklamaları ve Powell’ın temkinli tonları piyasaları iyimser göstergelere yönlendirse de, son günlerde artan sert söylemler enerji ve faiz piyasalarında baskıyı artırdı. “3 KRİTİK GELİŞME RADARDA” ifadesiyle öne çıkan gelişmeler, makro verilerin eşlik ettiği bir dönemde yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor. FED ve ABD verileri odaktan çıkmıyor, çünkü enflasyon ve büyüme rakamları ilerleyen haftalarda yön tayin edecek temel unsurlar arasında yer alıyor. İstihdam verileri kırılganlığı gösterdi, Şubat ayı JOLTS açık iş sayısı düşüşe işaret ederken, Mart ayı tarım dışı istihdam verisi beklentileri aştı ve işsizlik oranı geriledi. Ancak tatil günleri nedeniyle fiyatlama bu gelişmelere tam olarak yansımadı. 10 yıllık tahvil faizleri yükseldi ve dolar hafif zayıfladı. ALTIN BİRİMLERİNDE DİNAMİKLER DEĞİŞİYOR Haftalık tabloda altın başta olmak üzere değerli metallerdeki yükseliş eğilimi sürüyor; gümüş, paladyum ve platinde kaydedilen sert artışlar bu dönemin en dikkat çekici göstergeleri oldu. Türkiye’de gram altında da onsun hareketine paralel kuvvetli bir artış gözlendi. KB&M ve enerji maliyetleri ön planda olarak belirleyici kalırken, arz güvenliği konusundaki endişeler ve lojistik riskler metal piyasalarının yönünü belirledi. Enerji grubunda ise Hürmüz Boğazı hâlâ kilit belirleyici unsurdur; IEA Başkanı Birol’un dikkat çektiği kayıplar ve piyasanın buna verdirdiği tepki, kısa vadeli fiyat dalgalanmalarını tetikleyebilir. Petrol fiyatları Brent tarafında yatay bir seyir izlense de, doğal gaz piyasasında belirsizlikler sürüyor. Tarım piyasalarında ise FAO’nun verileri, enerji ve gübre maliyetlerinin üretim kararlarını etkileyecek boyutta olduğunu gösteriyor. Tahıl ve yağlı tohumlarda fiyatlar yükselirken, buğday ve mısır gibi temel ürünlerde ise arz ve talep dengelerinin etkisi belirleyici oluyor.












