Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Finans
  • Piyasalar ve Makro Gelişmeler: ABD Ekonomisinde Veriler ve Fed Notlarıyla Yükselen / Düşen Eğilimler

Piyasalar ve Makro Gelişmeler: ABD Ekonomisinde Veriler ve Fed Notlarıyla Yükselen / Düşen Eğilimler

15 Ocak 2026 • 03:54 Patron Koltuğu 9

Son dönemde pay piyasaları küresel ekonomideki belirsizliklere rağmen dalgalı bir seyir izledi. S&P 500 endeksi bugün yüzde 0,53 oranında gerileyerek 6.926,60 puana indi. Nasdaq endeksi ise benzer kırılganlığı sürdürerek yüzde 1,00’lik düşüşle 23.471,75 puanda kapandı. Yatırımcılar, makroekonomik verileri ve şirket bilançolarını dikkatle değerlendirirken, ekonomik görünümün netleşmesi için gelecek verilere odaklanmaya devam ediyorlar. Güçlü verilerin ışığında bile piyasalarda volatilite yüksek kalıyor ve yatırımcılar kısa vadeli hareketleri tetikleyebilecek yeni ipuçlarını arıyorlar.

Piyasalar ve Makro Gelişmeler: ABD Ekonomisinde Veriler ve Fed Notlarıyla Yükselen / Düşen Eğilimler

Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) tarafında ise kırılganlıklar görülüyor. Geçen yıl Kasım ayına bakıldığında aylık bazda ÜFE yüzde 0,2 artış gösterdi ve yıllık bazda ise yüzde 3 yükselerek beklentilerle uyum sağladı. Ancak bu rakamlar, enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmalardan arındırılarak hesaplanan çekirdek ÜFE için farklı bir tablo sunuyor. Çekirdek ÜFE’nin Kasım’da aylık bazda değişmediği, yıllık bazda ise yüzde 3 artış kaydettiği görülüyor. Bu durum, enflasyon baskılarının hala belirli bir düzeyde sürdüğünü ve politika yapıcıların dikkatli adımlar atması gerektiğini düşündürüyor.

Perakende satışlar tarafında güven veren rakamlar geldi. Geçen yıl Kasım ayında perakende satışların toplam tutarı, bir önceki aya kıyasla yüzde 0,6 artışla 735,9 milyar dolar olarak kaydedildi ve piyasa beklentilerini aştı. Bu başarı, tüketici harcamalarının dayanıklı kalması ve gerek konut satışlarında gerekse hizmetler sektöründe büyümeye katkı sağlayan unsurların güçlenmesiyle ilişkilendiriliyor. Ancak tüketici güveninin hangi hızla toparlandığı ve faiz oralarının yükselmesi halinde harcamaların seyrinin nasıl etkileneceği konularında kayda değer soru işaretleri bulunuyor.

Cari işlemler açığı ise üçüncü çeyrekte yüzde 9,2’lik bir düşüşle 226,4 milyar dolar olarak güncellendi. Dış ticaret dengesindeki iyileşme ve yatırım gelirlerindeki dalgalanmaların bu veriyi etkilediği belirtiliyor. Bu gelişme, ABD’nin net uluslararası yatırım pozisyonunu ve finansman maliyetlerini etkileyen temel göstergeler arasında yer alıyor. Yetkililerin verideki değişimleri nasıl yorumladığı ve politika kararlarına nasıl yansıyacağını önümüzdeki dönemlerde daha net göreceğiz.

Piyasalar ve Makro Gelişmeler: ABD Ekonomisinde Veriler ve Fed Notlarıyla Yükselen / Düşen Eğilimler

İkinci el konut pazarı da hareketli bir dönemden geçiyor. Geçen yıl Aralık ayında ikinci el konut satışları yüzde 5,1 artış gösterdi. Bu yükseliş, konut talebinin dayanıklılığını ve mortgage faizlerindeki eğilimleri tartışmaya açan bir veri olarak değerlendiriliyor. Faiz oranlarındaki olası değişikliklerin konut talebine etkisini izlemek, konut piyasasının geleceğine dair en kritik göstergelerden biri olarak öne çıkıyor.

Piyasalar ve Makro Gelişmeler: ABD Ekonomisinde Veriler ve Fed Notlarıyla Yükselen / Düşen Eğilimler

Kurumsal tarafta ise üç büyük banka, Bank of America (BoA), Wells Fargo ve Citigroup’un (Citi) dördüncü çeyrek sonuçları dikkat çekti. Bankaların kar performansları piyasa beklentilerinin üzerinde seyretti. BoA ve Wells Fargo’nin net karları artış kaydederken Citi’nin net karı geriledi. BoA’nın gelirleri, analistlerin tahminlerini aşan bir performans sergiledi. Üç bankanın hisseleri ise yılın bu döneminde değer kaybetti: Citi yüzde 3,3 kayıp, BoA yüzde 3,8 kayıp ve Wells Fargo yüzde 4,6 kayıp. Bu tablo, bankacılık sektöründe kar marjlarının nasıl etkileneceğini ve regülasyonlar ile faiz politikasındaki değişikliklerin bankacılık karlılıkları üzerindeki potansiyel etkilerini gündeme taşıdı.

Merkez bankası tarafında ise Fed yetkililerinin açıklamaları yakından izlendi. Philadelphia Fed Başkanı Anna Paulson, enflasyon yavaşlar ve iş gücü piyasası istikrar kazanırsa, yılın ilerleyen dönemlerinde faiz oranlarında bazı mütevazı ayarlamaların yapılmasının uygun olacağını belirtti. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, iş gücü piyasasının zayıflama belirtileri gösterdiğini, enflasyonun hâlâ yüksek olduğunu ancak doğru yönde ilerlediğini ifade etti. Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic de enflasyon sorununu henüz çözülmediğini vurguladı. Bu görüşler, yatırımcılar için önümüzdeki para politikası kararlarının yönünü anlamada önemli ipuçları sunuyor. Enflasyonun düşmeye devam etmesi halinde faizlerde kademeli gevşeme ihtimali olası senaryolar arasındaki yerini koruyor.

Genel olarak bakıldığında, piyasalardaki belirsizlikler ve yatırımcı sermayesinin hangi sektöre yönleneceği konusundaki kararlar, yakın dönemde açıklanacak verilerle belirginleşecek. Özellikle iş gücü piyasası verileri, enflasyon eğilimleri ve tüketici harcamalarındaki dinamizmin birleşimi, Fed’in politika yol haritasını şekillendirecek temel etkenler olarak öne çıkıyor. Yatırımcılar, küresel talep, enerji fiyatları ve tedarik zinciri dinamikleri gibi konulardaki gelişmeleri yakından izlerken, yeni verilerin piyasaların yönünü netleştireceğini bekliyorlar. Bununla birlikte, hisse senedi piyasalarının kısa vadeli hareketlerinde jeopolitik gelişmelerin ve makroekonomik sürprizlerin belirleyici rol oynamaya devam edeceği öngörülebilir.

E-Posta
Patron Koltuğu

Yazar Hakkında
PatronKoltuğu, iş dünyasının nabzını tutan, ekonomiden teknolojiye, girişimcilikten liderliğe kadar geniş bir yelpazede analizler sunan bağımsız bir göz. Kurumsal dinamikleri, piyasa trendlerini ve gücün arkasındaki stratejileri sorgulayan yazılarıyla Patronkoltugu.com okurlarına...

İlgili İçerikler