Pickle 1: Giyilebilir Soul Computing ile Akıllı Günlük Yaşamınıza Yeni Bir Yaklaşım

Giyilebilir cihaz dünyasında “Pickle 1” adını taşıyan ve dünyanın ilk soul computer’ı olarak nitelendirilen bir konsept resmi olarak duyuruldu. Gözlük formunda tasarlanan bu cihaz, kullanıcının gördüklerini, duyduklarını ve yaşam tarzını hatırlayan, zamanla kişisel bağlamı kavrayan bir bilgisayar yaklaşımını sunuyor. Pickle, klasik bir artırılmış gerçeklik cihazı olmaktan ziyade kullanıcıyla bütünleşen bir bilgisayar olarak konumlandırılıyor.

Pickle 1, kullanıcıdan bağımsız hareket eden ve “söylemeden önce gören” bir yapay zeka mantığıyla çalışıyor. Cihaz, bulunduğu bağlamı anlık olarak analiz eder ve ihtiyaçlar doğmadan önce akıllıca öneriler sunar. Günlük işlemler — mesajlaşma, ulaşım, rezervasyonlar ve alışveriş gibi — ekrana dokunmadan veya çok sayıda menüyle uğraşmadan gerçekleştirilebiliyor. Şirket, daha önce pek çok butona bağlı olan işlemlerin şimdi doğal etkileşimlerle çözüldüğünü ifade ediyor.
Bir diğer kilit özellik olan bellek sistemi, Pickle 1’in merkezinde yer alıyor. Günlük notlar, anlar ve tercihler gibi bilgiler “memory bubbles” olarak kaydediliyor ve ihtiyaç duyulduğunda doğrudan görüş alanına getiriliyor. Pickle, bu yaklaşımı hayatla birlikte hatırlayan bir bilgisayar olarak tanımlıyor.

Girişim açısından yaratıcılık da önemli bir rol üstleniyor. Kullanıcıyla uzun süreli ve bağlamı kavrayan sohbetler kurabilen cihaz; fikir üretme süreçlerinde aktif bir ortak gibi hareket ediyor. Görsel ve video üretimi, müzik yaratımı ve yaratıcı projelerde ortak çalışma, Pickle 1’in öne çıkan kullanım alanları arasında yer alıyor. Şirket, cihazın yalnızca komut beklemeyen bir ortak olduğunu vurguluyor.
Tasarım tarafında Pickle 1, gümüş ve siyah renk seçenekleriyle dikkat çekiyor. Yüz hatlarına uyum sağlayan form tasarımı, farklı yüz tiplerine uygun bir yapı sunuyor. Çerçeve, reçetesiz camlarla beraber 68 gram ağırlığında ve alüminyum gövdeyle destekleniyor; bu sayede gün boyu kullanım kolaylığı hedefleniyor.

Donanımda; çift renkli tam görüşlü binoküler AR ekranı, yüksek çözünürlüklü kameralar, mekânsal ses destekli hoparlörler ve net mikrofonlar bulunuyor. Snapdragon platformu üzerinde çalışan sistem, Qualcomm iş birliğiyle optimize edilmiş ultra düşük gecikmeli bir deneyim vaat ediyor ve cihazda gecikmenin tamamen hissedilmediğini belirtiyorlar. Ayrıca iki bataryası sayesinde yaklaşık 12 saatlik bir kullanım süresi sunuluyor.
İşletim sistemi ise Pickle OS olarak adlandırılıyor. İnsan hafızasını model alan bu sistem, gerçekliği anılar halinde birbirine bağlayarak cihazın ruhunu oluşturan temel öğe olarak görülüyor. Gizlilik konusuna gelince, uçtan uca güvenlik yaklaşımı merkezi bir prensip olarak benimsenmiş durumda. Yapay zeka işlemleri stateless istekler üzerinden güvenli tünellerle yürütülüyor; kullanıcı verileri yalnızca RAM üzerinde geçici olarak işleniyor ve model eğitimi dâhil hiçbir üçüncü tarafla paylaşılmıyor. Şifreleme ise donanım izoleli ortamlarda gerçekleştirilip oturum sonlandırıldığında anahtarlar tamamen yok ediliyor. Şirket, kullanıcı verilerine teknik olarak dahi erişilemediğini özellikle vurguluyor.

Pickle 1 için ilk parti siparişler açılmış durumda ve cihaz sınırlı sayıda sunuluyor. Ödeme olarak bugün 200 dolarlık geri alınabilir bir depozito talep ediliyor ve teslimatların 2026’nın ikinci çeyreğinde başlaması öngörülüyor. Pickle 1, şirketin soul computing kavramının ilk donanımı olarak işaret ediliyor.








