Pakistan ve Afganistan Neden Savaşıyor? Çatışmaya Dair En Son Bilgiler

İki komşu ülke arasında aylardır süren çatışmalı tansiyon, karşılıklı hava saldırıları ve resmen açık savaş tehdidinin dillendirildiği bir döneme sürüklendi. İslamabad, Afganistan’ın başkenti Kabil başta olmak üzere büyük şehirlerin bombalanmasıyla ilgili savunmasını sürdürürken, Pakistan Savunma Bakanlığı ise “Aramızda artık açık savaş var” ifadelerini kullanıyor. Son gelişmeler, Taliban yönetimindeki Afganistan’ın Pakistan’a yönelen sınır ötesi saldırılarıyla başlamış görünüyor; Pakistan ise buna karşılık olarak Operation Ghazab Lil Haq adıyla hava harekatı başlattı.
Çatışmalar nasıl başladı? Taliban yönetimi, Durand Hattı boyunca Pakistan hedeflerine saldırıyla sahneye çıktı. Afganistan’ın iddiasına göre bu operasyon, 22 Şubat’ta Pakistan’ın Afganistan sınır bölgelerine düzenlenen hava saldırılarına yanıt olarak gerçekleştirildi ve aralarında kadın ile çocukların da bulunduğu en az 18 kişinin yaşamını yitirdiği belirtiliyor. Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahid, Pakistan askerine karşı geniş çaplı taarruzların başlatıldığını duyurdu. Afgan savunma bakanlığı ise operasyonların altı sınır vilayetinde gerçekleştiğini, yaklaşık dört saat sürdüğünü ve gece yarısı tamamlandığını bildirdi.
Pakistan’ın yanıtı güçlü oldu Afganistan’ın sınır hattındaki hareketliliğin ardından Pakistan Hava Kuvvetleri, Operation Ghazab Lil Haq kapsamında Afganistan’a yönelik hava saldırıları düzenledi. Pakistan devlet televizyonu, Taliban’a ait kritik askeri tesislerin hedef alındığını aktardı. Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari ise barış ve toprak bütünlüğünden ödün vermeyeceklerini belirterek, “Barışımızı zayıflatmak isteyenler güçlü bir karşılık görecek” mesajını verdi.
Gergiliğin kökenleri nereden geliyor? İki ülke arasındaki gerilim, önceki aylarda yaşanan çatışmalar ve kayıpların artmasıyla derinleşti. Katar aracılığıyla yürütülen geçici ateşkes olsa da taraflar zaman zaman sınır hattında karşılıklı ateş açmaya devam etti. Kasım ayındaki barış görüşmeleri ise kalıcı bir anlaşmaya varılmasına yetmedi. Güvenlik sorunları, krizin merkezinde yer alıyor: Pakistan, Afganistan’ı 2007’den bu yana TTP olarak bilinen gruba ev sahipliği yapmakla suçluyor; ülkenin savunma politikası, bu gruba karşı mücadeleyi merkezine alıyor. Afgan yönetimi ise TTP’ye barınma sağlandığı yönündeki iddiaları reddediyor.
Orduların gücü karşılaştırması Reuters’e göre Pakistan, askeri kapasite açısından Afganistan’a göre belirgin bir üstünlük gösteriyor. Pakistan’ın yaklaşık 660 bin aktif askeri personeli bulunuyor; 560 bini kara kuvvetlerinde, 70 bini hava kuvvetlerinde, 30 bini deniz kuvvetlerinde görev yapıyor. Afgan Taliban güçlerinin aktif personeli ise yaklaşık 172 bin olarak belirtiliyor ve bu sayının 200 bine çıkarılması hedefleniyor. Zırhlı araç ve topçu kapasitesi de ülkeden ülkeye değişen verilerle tartışmalı bir tablo sunuyor.
Hava gücü ve nükleer kapasiteler Pakistan’ın sahip olduğu 465 savaş uçağı ve 260’tan fazla helikopter, Hava Kuvvetleri’nin genel gücünü oluşturuyor. Afganistan’da ise şu an için savaş uçağı sayısı çok daha sınırlı ve yalnızca altı eski model uçak ile 23 helikopterin kullanıldığı belirtiliyor; ancak fiili durum net olarak bilinmiyor. Nükleer kapasiteler açısından Pakistan yaklaşık 170 nükleer başlığa sahipken, Afganistan’ın böyle bir silaha sahip olmadığı değerlendiriliyor.











