Orta Doğu’daki Savaş Petrol Fiyatlarını Sıçrattı: Enerji Deviı Krizi Fırsata Çevirmekle Suçlanıyor

Dışarıdan gelen belirsizlikler başlamadan önce küresel petrol piyasaları nispeten dengeli bir görünüm sergiliyordu. Brent petrol için varil başına değerler 60-70 dolar bandında dalgalanıyordu. Ancak bölgede artan saldırılar ve Körfez’de üç yük gemisinin hedef alınmasıyla birlikte fiyatlar yeniden yukarı doğru çıktı. 12 Mart itibarıyla Brent’in varil fiyatı yine 100 dolar sınırını aştı.
Hürmüz Boğazı’nın enerji tedariki için kritik önemi petrol fiyatları üzerinde en belirleyici etkenlerden biri olarak öne çıktı. Basra ve Umman Körfezi arasındaki bu dar geçit, dünya enerji ticaretinin en kritik noktalarından biri olarak kabul ediliyor ve günlük olarak yaklaşık 20 milyon varil petrol bu boğazdan geçiyor. İran’ın gemilere yönelik tehdit ve boğazın kapanabileceğine dair iletiler, piyasalarda arz endişelerini artırdı.

Üretimde artış için alternatif rotalar değerlendiriliyor Enerji danışmanlık şirketi Wood Mackenzie’e göre Orta Doğu’daki üreticiler, ihracatı sürdürebilmek için farklı güzergâhlara kaymayı düşünmek zorunda kalabilir. Doğu-Batı boru hattından Kızıldeniz’e sevkiyatın artırılması veya Irak’tan Akdeniz’e ek petrol gönderilmesi gibi seçenekler üzerinde çalışılıyor. Ancak analistler, üretimi hızla artırmanın kolay olmadığını belirtiyor; üreticilerin bakım faaliyetlerini erteleme ve tesisleri yoğun kullanma yoluyla arzı destekleme eğilimi olabilir.
Stratejik rezervler devreye alınıyor Arz sıkıntısı ve fiyatlardaki yükseliş nedeniyle 11 Mart’ta pek çok ülke stratejik petrol rezervlerini kullanmaya karar verdi. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) üyelerinin oluşturduğu koalisyon, toplam 400 milyon varil petrolü piyasaya sürmeyi taahhüt etti. Ancak bu müdahalenin, küresel arzın yalnızca yaklaşık dört günlük karşılığı olduğu belirtilmektedir. Çevre örgütleri ise bu adımların uzun vadeli çözümler sunmayacağını savunuyor.
Yüksek fiyatlar tüketiciyi zorluyor Transport & Environment kuruluşunun araştırması, petrol fiyatlarının 100 dolar sınırını aşmasının Avrupalı tüketicilere günlük yaklaşık 150 milyon avroluk ek maliyet yüklediğini gösteriyor. 2022 yılında da benzer bir durum yaşanmış ve yakıt fiyatlarındaki artışla sürücüler, 50 litrelik depo için kriz öncesine göre yaklaşık 30 avro daha fazla ödemişlerdi.
Fosil yakıt şirketlerine ek kâr vergisi çağrısı İklim uzmanları, savaş ile enerji piyasaları arasındaki ilişkide fosil yakıt bağımlılığının risklerini yeniden gündeme getirdiğini belirtiyor. Çevre örgütleri, petrol şirketlerinin kriz dönemlerinde yüksek kar elde ettiğini ileri sürerek hükümetleri ek kâr vergisi uygulamaya çağırıyor. Bu ek gelirlerin, hanelere destek sağlamak ve temiz enerji yatırımlarını hızlandırmak için kullanılabileceğini vurguluyorlar.








