Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron

Okullarda Akran Zorbalığı Alarm Veriyor: Çözüm Sadece Okullarda Değil

12 Ocak 2026 • 08:37 Sefa Mağat 138

Türkiye genelinde okullarda akran zorbalığı vakalarının artması, eğitim camiası kadar aileleri ve toplumu da endişelendiriyor. Sorunun yalnızca disiplin cezalarıyla çözülemeyeceği, aileden devlete kadar herkesin sorumluluk alması gerektiğini düşünüyorum.

Son yıllarda okullarda yaşanan akran zorbalığı vakalarının artış göstermesi, çocukların ruhsal ve akademik gelişimini ciddi biçimde tehdit ediyor. Zorbalığa maruz kalan öğrenciler; ders başarısında düşüş, içe kapanma, okuldan soğuma ve özgüven kaybı gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Bazı vakalarda ise bu sürecin telafisi mümkün olmayan sonuçlara, hatta can kayıplarına kadar uzandığı görülüyor.

Bazı veliler, akran zorbalığının yalnızca “çocuklar arasındaki bir mesele” olarak değerlendiriyorlarsa büyük bir hata yapıyorlar. Popüler olma, üstünlük kurma ya da grup içinde öne çıkma isteğiyle başlayan zorbalık davranışları, gerekli önlemler alınmadığında sistematik hale gelerek mağdur çocuklar üzerinde derin izler bırakıyor.

“Sorumluluk Sadece Okulda Değil”

Eğitimciler, sadece zorbalık yapan öğrenciye uzaklaştırma veya disiplin cezaları verse de bunlar yeterli olmuyor . Çocuğun davranışlarının arkasında çoğu zaman aile içi tutumlar, denetimsizlik ve değerler eğitimi eksikliği olması muhtemel.

Çocuğunu büyük emeklerle, ahlaki değerlerle büyüten aileler; çocuklarını güvenle okula gönderip sağlıklı bir eğitim hayatı sürmesini beklerken, sorumluluklarını yerine getirmeyen ailelerin yetiştirdiği çocukların davranışları nedeniyle mağduriyet yaşayabiliyor. Bu durum, “sorumluluk kime ait?” sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

Ailelere de Hukuki Sorumluluk Çağrısı

Zorbalıkla mücadelede ailelerin de hukuki, maddi ve manevi sorumluluk üstlenmesi kaçınılmaz hale gelmeli. Zorbalık eylemlerinin sonuçlarından yalnızca çocukların değil, ailelerin de sorumlu tutulacağı caydırıcı düzenlemeler, sorunun önlenmesinde önemli bir adım olabilir.

“Hiç kimse, büyük emeklerle yetiştirdiği evladını, başkalarının sorumsuzca büyüttüğü çocukların şiddetine maruz bırakmak zorunda değil” görüşü, kamuoyunda giderek daha fazla dile getirilmeli.

Devlete, Okullara ve Topluma Büyük Görev

Akran zorbalığıyla mücadelenin çok yönlü olması gerekiyor:

  • Devlet, zorbalıkla mücadelede aileleri de kapsayan, caydırıcı yaptırımlar içeren kapsamlı politikalar geliştirmeli.
  • Okullar, rehberlik hizmetlerini güçlendirmeli, erken uyarı sistemleri ve zorbalık izleme mekanizmaları oluşturmalı.
  • Aileler, çocuklarının davranışlarını yakından takip etmeli, empati, sorumluluk ve değer bilincini küçük yaşta kazandırmalı.
  • Toplum, “bana dokunmayan yılan” anlayışından uzaklaşarak sessiz kalmamalı. Bugün komşunun çocuğunun başına gelen yarın senin çocuğunun başına gelebilir

Ayrıca, eğitim hayatına devam etmekte zorlanan veya okuldan kopma riski taşıyan çocuklar için devlet farklı çözümler bulmalı. Belki bunlara kitaplarla bilgi yüklemek yerine meslek edindirmek için uygulamalı eğitimler verilebilir Meslek liseleri vb. kurumlara yönlendirilebilir.

“Her Çocuk Bizim Geleceğimiz”

Birçok çocuk yaşadığı zorbalığı ailesiyle paylaşamıyor. Evine döndüğünde susan, içine kapanan ve yaşadıklarını anlatamayan çocukların sayısının sanılandan çok daha fazla olduğunu düşünüyorum.

Çocukların güvenli, huzurlu ve sevgi dolu okul ortamlarında eğitim alabilmesi için ivedi ve kalıcı çözümler üretilmesinin artık bir zorunluluk haline geldiğini tüm platformlarda dile getirmek gerekir.

Akran zorbalığıyla mücadele, yalnızca bir eğitim sorunu değil; toplumsal bir sorumluluk olarak görülmeli. Çünkü her çocuk, hepimizin ortak geleceği.

E-Posta
Sefa Mağat

İlgili İçerikler