Nobel Ödüllü Ekonomist Howitt: Yapay Zekâ Hisselerinde Rasyonel Balon Riski Var

Howitt, Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos’taki 56. Yıllık Toplantıları kapsamında Avrupa ekonomisi ve yapay zeka teknolojileriyle ilgili soruları yanıtladı. Avrupa’nın, en ileri düzey inovasyonları hedefleyen adımlar atması gerektiğini vurguladı; mevcut başarılarının yüksek olduğuna işaret ederken, büyük ölçekli ve çığır açan yenilikler konusunda şu anda beklenen seviyeye ulaşamadığını belirtti.
“Şu an sahip olduklarımızdan daha esnek bir finansal sistem gerekli. ABD’nin risk sermayesiyle dünyada benzersiz bir avantaj sağladığını düşünüyorum. Avrupa da buna ulaşma potansiyeline sahip olsa da bunun için daha çok işbirliğine ihtiyaç var ve bu, Avrupa’da her zaman zordur” dedi. Finansiye akışlarda ülkeler arası işbirliğinin mümkün olduğuna dikkat çeken Howitt, Avrupa’da çoğu zaman oy birliğine ulaşmanın bu işbirliğini zorlaştırdığını sözlerine ekledi. Ayrıca işbirliklerinin ekonomik büyümeye katkısına işaret eden Howitt, bazı ABD’li şirketlerin Avrupa’yı tercih etmesinin inovasyonu artıran önemli bir fırsat olduğuna vurgu yaptı.
“Yapay zeka balonu rasyonel bir hareket olarak nitelendirilebilir” ifadelerini kullanarak son dönemde yapay zeka hisselerindeki hızlı hareketlere değinen Howitt, 1990’ların sonundaki internet ve teknoloji şirketlerinin aşırı iyimserliğinin neden olduğu 2000-2001 çöküşünü Dot-com balonu örneğiyle bağladı. “Bu süreci rasyonel bir balon olarak görmek mümkün. Temel bir dayanağı var. 2000’lerde Amazon’un durumuna benzeyecek bazı şirketler olacak; o dönemde kârlılık sağlamıyorlardı ve yüksek değerlemeler mantıksız görünüyordu, ancak gerçek değerin çok altında kalmışlardı.” diye konuştu.
Howitt ayrıca yapay zeka taleplerinin yükseldiği dönemde, bu alanda hızlı hareket eden çok sayıda firmanın olduğunu ve kazananların ile kaybedenlerin zamanla netleşeceğini belirtti. “Bir noktada kazananlar belli olduğunda, diğer firmaların değerleri düşmeye başlayacak ve bu da bir çöküşü tetikleyecek” dedi. Fransız ekonomist Philippe Aghion ile yaratıcı yıkım yoluyla sürdürülebilir büyüme teorisine ilişkin çalışmaları dolayısıyla 2025 Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazandığı anı da hatırlattı.






