Makine İhracatında Tonaj Düşer Ancak Fiyat Rekorunu Yakaladı: Yeni Dönemin Başlangıcı

Geçen yılın aynı dönemine göre toplam makine ihracatı, serbest bölge dahil olmak üzere 28,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. Miktarda azalma sürerken değer üzerinden elde edilen gelirlerde bir artış görüldü; tonaj %6,3 geriledi ve kilogram başına ihracat fiyatı tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Yıllıklandırılmış makine ithalatı ise 45,6 milyar dolar olarak kayda geçti ve ihracatın ithalata karşılık verme oranı %62,6 olarak gerçekleşti. Bulgular, sektörün daha az, fakat daha pahalı ürünlerle gelirini koruduğunu gösterdi.
Gelişmiş pazarlarda belirgin artış 2025 yılında Almanya’ya yapılan makine ihracatı %6,8 artışla 3,2 milyar dolara çıktı. ABD’ye ise ihracat %9’luk yükselişle yaklaşık 2 milyar dolara yaklaştı. Ancak Rusya ile ticaretteki sınırlamalar ihracata yaklaşık 700 milyon dolarlık olumsuz etki yarattı. Irak pazarında %9,8 daralma kaydedilirken, bu ülkeden 70 milyon dolarlık gelir kaybı oluştu. Öte yandan, makine ihracatının %189 arttığı Suriye pazarında ihracat 130,6 milyon dolara ulaştı. Aralık ayında ihracat, bir önceki yılın aynı ayına göre %14 artışla 2,7 milyar dolara çıktı. Bu dönemde gelişmiş pazarlar olan Almanya, ABD ve İtalya’da aylık bazda %30’un üzerinde artışlar görüldü.
“Ucuz ithalat, pahalı ihracatla dengeleniyor” Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, 2026’ya dair öngörülerini paylaşırken küresel belirsizliklere dikkat çekti. Dünya makine ihracatının 2025’te yaklaşık %10 arttığı öngörülürken, fiyat artışlarının küresel bazda sürdüğünü belirtti. Düşük maliyetli makinelerin iç pazardaki baskıya rağmen, yüksek mühendislik içeriğine sahip ve katma değerli ürünler üzerinden ihracat gelirlerini koruduğunu ifade eden Karavelioğlu, düşük kur ve yüksek faiz baskısının işletmeler üzerinde etkisini sürdürdüğünü vurguladı. 2026’nın ilk yarısında kârlılık ve nakit akışının zorlu olacağını belirtti. Avrupa’da PMI verilerinin zayıf seyrine rağmen savunma, altyapı ve enerji gibi alanlarda makine talebinin artabileceğini söyledi. Türkiye’nin AB ile yeni ticari ittifaklar kuran MERCOSUR gibi bölgesel dinamikler içinde yer almasının önemli olduğuna vurgu yaptı.
“Makinede hizmet, fiyattan daha belirleyici” Karavelioğlu, satış sonrası hizmetlerin rekabet gücünü belirleyen kilit unsurlardan biri olduğunu belirtti. Savunma sanayi yatırımlarının makine sektörü üzerinde talep yarattığını ve otomasyon, döküm, ısıl işlem ile test sistemleri gibi alt sektörlerde Türkiye’nin rekabet avantajı yakalayabileceğini ifade etti. Kasım sonu itibarıyla makine ithalatının %12,7 artması ve Çin’in payının toplam içindeki %27,8’e yükselmesi, teknolojik bağımlılığın derinleştiğini gösterdi.







