Liste Daraldı, Yerlilik Şartı Dengeleri Değiştirdi

Otomotiv sektörü, iç talepteki yüksek vergiler ve döviz etkileriyle zorlu bir dönemi yaşıyor. Geçen yılın rekor kıran pazarını bu yıl aynı seviyeye taşıyamayan sektör temsilcileri, savaş etkilerinin hâlâ hissedildiğini belirtirken, yatırımcıların vites düşürdüğünü ifade ediyor. ÖTV muafiyetine ilişkin son düzenleme ile engellilik oranı %40 ve üzeri olan vatandaşlar için vergi avantajı yeniden genişledi. Bu adım, sistemin erişilebilirliğini artıran önemli bir değişiklik olarak öne çıkıyor. Ancak taraflar, bu değişikliğin etkisinin sınırlı olacağını ve kapsamın genişletilmesinin pazardaki etkileri açısından kritik olduğunu vurguluyor.
Yapılan düzenleme sonrası özellikle Çinli üreticilerin payında sert bir düşüş yaşandığı dikkat çekiyor. Yüzde 40 yerlilik şartı ithal modelleri büyük ölçüde dışlayınca, muaf pazarında üretici ülkelerden gelen modeller öne çıkıyor. Birinci çeyrekte kayıpların en çok Çinli markalarda görüldüğü ifade ediliyor. Ayrıca muafiyetli listeye giren araç sayısının sınırlı olması, pazarın genel etkisini de sınırlıyor.
İlk etapta listede 10 model bulunuyor ve bu modellerin çoğu, Türkiye’de üretilen ve yerlilik oranını karşılayan araçlardan oluşuyor. Öne çıkan seçenekler arasında TOGG T10X ve T10F gibi elektrikli yerli modeller dikkat çekiyor. İçten yanmalı ve hibrit segmentlerinde ise Renault Clio, Renault Megane, Hyundai i20, Hyundai Bayon, Toyota Corolla, Toyota C-HR, Fiat Egea ve Renault Duster gibi modeller öne çıkıyor. Bu tablo, özellikle B ve C segmentlerinde, fiyatı erişilebilir olan araçların yoğunlaştığını gösterirken, muafiyetin 10 yıllık kullanıma yönelik kısıtlamasının dayanıklı modellere olan talebi artırdığına işaret ediyor.
“Etkiler sınırlı kalır, kapsam dar” diyen Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, engellilik oranı %40’ın üzerinde olan kişilerin ÖTV muafiyetinden yararlanmasıyla ilgili fırsatın ortaya çıktığını belirtiyor. Ancak bunun toplam pazarı yukarı taşıyacak bir etki yerine, belirli müşteri kitlelerine odaklanan bir etki olduğunu ifade ediyor. Bozkurt, mevcut durumda asıl gücün perakende müşterinin alım gücü ve savaşın getirdiği belirsizlikle şekilleneceğini vurguluyor. Ayrıca yerli üretim şartıyla Toyota C-HR Hybrid ve Corolla Sedan modellerinin bu kapsama girdiğini ve stokların dalgalı bir satış ivmesiyle hızla tükendiğini belirtiyor. Sonuç olarak, bu düzenlemenin toplam pazara olan etkisinin sınırlı kalacağını, temel belirleyicinin ise ekonomik beklentiler olacağını ifade ediyor.
Limitler ve yeni fiyat sınırları olarak öne çıkan maddeler arasında araçların 5 yıl boyunca satılamaması ve 10 yıl boyunca yeni ÖTV muaf model alınamaması yer alıyor. Bu kurallar, kısa vadeli al-sat hareketlerini engellerken kullanıcıları daha uzun vadeli düşünmeye yönlendiriyor. Böylece dayanıklılık, güvenilirlik ve garanti süresinin satın alma kararında daha belirgin rol oynaması bekleniyor. 1 Ocak 2026’dan itibaren engelli araç alımında ÖTV muafiyet limiti %25,49 artışla 2 milyon 873 bin 972 liraya yükseldi. Bu limitin ÖTV ve KDV dahil toplam fiyat olduğu belirtilirken, vergi muafiyetinden yararlanabileceklerin minimum %40 yerlilik şartını karşılamaları gerekiyor. Böylece engellilik oranı %90 ve üzeri olan bireyler veya ortopedik engel raporu bulunanlar, 10 yılda bir bu haktan yararlanabiliyorlar.
Muafiyetli en düşük fiyatlar ve örnek modeller olarak görülen araçlarda, içten yanmalı modeller avantajlı konumda kalmaya devam ediyor. Elektrikli araçlar ise ÖTV’nin %25 düzeyinde olması nedeniyle toplam maliyet avantajını sınırlı tutuyor. Listelerin başında Fiat Egea Sedan (baz donanım, yaklaşık 1,429,000 TL) bulunuyor; muafiyetten sonra yaklaşık 809 bin TL’ye inebiliyor. Hyundai i20’nin baz versiyonu yaklaşık 1,425,000 TL iken muafiyetten sonra yaklaşık 838 bin TL ediyor. Renault Clio yaklaşık 1,795,000 TL’den 1,0 milyon TL seviyesine düşerken Hyundai Bayon da benzer bir düşüş sergiliyor. Toyota Corolla Sedan için ÖTV muafiyetli durumda yaklaşık 1,0 milyon TL’ye kadar düşüş görülüyor; TOGG’un elektrikli modelleri için ise muafiyet sonrası fiyatlar yaklaşık 1,4 milyon TL seviyesinde belirleniyor. Bu tablo, 5 yıl saklama ve 10 yıl satış yasağı gibi kurallar altında, kullanıcıların uzun vadeli ve dayanıklı modelleri tercih etmesini teşvik ediyor.











