Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Ekonomi
  • Küresel Deniz Ticareti İçin Hürmüz Boğazı: Jeopolitik Sınav ve Stratejik Riskler

Küresel Deniz Ticareti İçin Hürmüz Boğazı: Jeopolitik Sınav ve Stratejik Riskler

06 Mart 2026 • 17:17 Patron Koltuğu 6

ABD ile İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından İran’ın kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı kapatma açıklaması, dünya genelinde enerji güvenliği ve deniz taşımacılığı risklerini yeniden gündeme taşıdı. Boğazın stratejik konumu, küresel petrol tedariki ve deniz sigortacılığı açısından jeopolitik yoğunluğunu artırdı. Uluslararası Deniz Hukuku ve Deniz Ticareti Uzmanı Av. Selçuk Esenyel, Hürmüz’ün Basra Körfezi ile Umman Denizi arasındaki geçişi sağlayan temel bir hat olduğuna dikkat çekiyor ve “Gerçekçi olmak gerekirse, Hürmüz’ün bire bir ikamesi yoktur” ifadesini vurguluyor. Alternatif rota arayışları ise tam ikameyi değil, bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler olarak öne çıkıyor; Körfez ülkelerinin petrol ve doğal gazını boru hatlarıyla Kızıldeniz veya Umman Denizi kıyılarındaki terminallere yönlendirme çabaları, boğazdaki yük akışını tamamen karşılamıyor.

Siyasi ve güvenlik risklerinin artmasıyla birlikte kısa vadede deniz taşımacılığındaki dengeyi değiştirmek yerine, bu tür odak noktaları için risk yönetimi ve çeşitlendirme olanakları ön plana çıkıyor. Esenyel, meseleye kıyı devletlerinin egemenliğiyle sınırlı bir tutum yerine, boğaz geçiş rejiminin sınırları çerçevesinde bakılması gerektiğini ifade ediyor ve “Hürmüz’ün tamamen veya süresiz kapatılması güçlü bir hukuki dayanağa sahip değildir” görüşünü paylaşıyor. Ayrıca BM Denizdeki Yolculuk Hakkı’nı öne çıkaran uluslararası kural çerçevesinde tüm gemi ve hava araçlarının transit geçiş hakkından yararlandığını belirtiyor; bu hak, kesintisiz ve hızlı geçişi hedefler ve kıyıdaş devletlerin bu yükümlülüğü engellememe zorunluluğu içindedir.

Transit geçişin askıya alınması mümkün değildir derken Esenyel, İran’ın bazı güvenlik gerekçeleriyle “zararsız geçiş” prensibini uygulamaya çalıştığını hatırlatıyor; fakat “Hürmüz Boğazı’nın tamamen veya süresiz kapatılması” yönündeki adımların uluslararası deniz hukuku ile uyumlu temel geçiş rejimine dayanak bulmakta zorlanacağını ifade ediyor.

Deniz sigortası yönünden ise teminat eksilişinin ya da çekilmesinin genel olarak talep edilmediğini, ancak poliçe hükümleri ve deniz sigortası ilkelerinin bazı hallerde sigortacının fesih veya teminatı daraltma hakkını doğurabildiğini belirten Esenyel, sigorta ettirenin doğru ve eksiksiz beyan yükümlülüğünün önemli olduğuna vurgu yapıyor. Savaş riski, ambargo, yüksek riskli bölgeye giriş ve sefer değişikliği gibi durumlarda ek prim talebiyle karşılaşılabileceğini ve bazı maddelerin güvenlik nedenleriyle teminatı sonlandırma ya da askıya alma yetkisini sigortacıya tanıyabileceğini belirtiyor. Ancak poliçe metnine sıkı sıkı uyulmasının şart olduğunun altını çiziyor. “Ben vazgeçtim” ifadesinin poliçede geçerli bir yer bulması gerektiğini söyleyen Esenyel, aksi durumda tazminat riskinin doğabileceğini ifade ediyor.

Teminat sorunlarında alternatif çözüm yolları ise sigorta şirketinin teminattan çekilmesi veya kapsamı daraltması halinde devreye giriyor. Esenyel, bu tür krizlerde piyasalarda yaygın olarak kullanılan birkaç stratejiyi şu şekilde özetliyor: aynı riski başka bir sigorta şirketi ya da reasürans destekli bir konsorsiyum tarafından üstlenilmesi; gemi için gövde-makine sigortasının ayrı olarak savaş risklerini kapsayacak ek primle yeniden sigortalanması; riski azaltacak seferlerin ertelenmesi veya rotaların değiştirilmesi; yük ve gemi kiralama sözleşmelerinin yeniden müzakere edilmesi. Ek primler ve gecikme maliyetlerinin yük sahibi, kiracı ve armatör arasında sözleşmelerle paylaştırılması yaygın bir yaklaşımdır. Riskler arttığında ya ek prim astronomik hale gelir ya da teminat fiilen bulunamaz ifadesi de bu dengeyi özetliyor.

Boğazı kullanamayan gemilerin karşılaşacağı ek maliyetlere ilişkin açıklamada Esenyel, devlet kaynaklı kısıtlamalar veya fiili engellemeler durumunda uluslararası sorumluluk konusunun gündeme gelebileceğini, ancak özel hukuk açısından doğrudan ve etkili bir tazmin mekanizmasına ulaşmanın çoğu zaman zor olduğuna dikkat çekiyor. En pratik çözümlerin ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve mevcut sigorta mekanizmaları üzerinden maliyetleri karşılamak olduğunu belirtiyor.

E-Posta
Etiketler:
Patron Koltuğu

Yazar Hakkında
PatronKoltuğu, iş dünyasının nabzını tutan, ekonomiden teknolojiye, girişimcilikten liderliğe kadar geniş bir yelpazede analizler sunan bağımsız bir göz. Kurumsal dinamikleri, piyasa trendlerini ve gücün arkasındaki stratejileri sorgulayan yazılarıyla Patronkoltugu.com okurlarına...

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x