Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Ekonomi
  • KONFEKSİYON YAN SANAYİİNİN ACİL DURUMU: ABİT MECBURİYETLER VE DİĞER STRATEJİLER

KONFEKSİYON YAN SANAYİİNİN ACİL DURUMU: ABİT MECBURİYETLER VE DİĞER STRATEJİLER

15 Ocak 2026 • 03:00 Patron Koltuğu 2

Gözlenen küresel talep daralması ve maliyet baskıları, 2025’i konfeksiyon ve hazır giyim sektöründe kayıpla geçirecek kadar zorlayıcı bir tabloya dönüştürüyor. Kapasite kullanımındaki düşüşler ve artan konkordato başvuruları, yan sanayiyi de olumsuz etkileyen merkezi etkenler olarak öne çıkıyor. Türkiye’de yaklaşık 5 bin firmanın üretim yaptığı konfeksiyon yan sanayinde iç talepteki düşüş ve ithal ürün baskısının artması, sektörün yıl sonunda ekonomik olarak kırılgan kalmasına yol açıyor. KYSD Başkanı Murat Özpehlivan, kapasite kullanımının bazı alt kategorilerde %40-55 bandına gerilediğini ifade ediyor ve genel olarak talep kayıplarının sürdüğünü belirtiyor.

KONFEKSİYON YAN SANAYİİNİN ACİL DURUMU: ABİT MECBURİYETLER VE DİĞER STRATEJİLER

Bir yandan üretimin ana sanayiden bağımsız olarak büyümeyi sürdürmesi beklenirken, yan sanayinin temel girdilerdeki maliyet artışlarıyla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor. Özpehlivan, 2023–2024 döneminde yaklaşık %8–10 seviyesinde görülen hazır giyim ihracatındaki düşüşün 2025’te de devam ettiğini, iç talepteki zayıflamanın ve üretim maliyetlerindeki yükselişin yan sanayi için kapasite kullanımını tarihi seviyelere düşürdüğünü vurguluyor. Boş kapasitelere rağmen ithalata yönelim ise sektörde ciddi bir çelişki yarattığına dikkat çekiyor.

Yan sanayi, özellikle yüksek teknoloji, özel ham madde ve know-how gerektiren bir üretim alanına sahip. Ancak iç talep zayıflarken ithal ürünlerin yoğun giriş yapması, ek vergiler, referans fiyat uygulamaları ve anti-damping gibi önlemlerin acilen hayata geçirilmesini zorunlu kılıyor. Aksi halde üretim gücünün kalıcı olarak kaybedileceği konusunda uyarılar yapılıyor. Aralık itibarıyla sektörde konkordato ilan eden firma sayısı artıyor ve toplam konkordato durumlarının önemli bir kısmını yan sanayi oluşturuyor.

KONFEKSİYON YAN SANAYİİNİN ACİL DURUMU: ABİT MECBURİYETLER VE DİĞER STRATEJİLER

Konfeksiyon yan sanayinin en kritik sorunlarından biri nitelikli istihdam eksikliği olarak öne çıkıyor. Gençlerin sektöre yönelmemesi, mevcut çalışanların yaşlanması ve teknik bilgi birikiminin azalması geleceğe yönelik ciddi tehdit olarak görülüyor. Önümüzdeki 5–10 yıl içinde uzman işgücü bulmanın zorlaşabileceği endişesi paylaşılıyor.

KONFEKSİYON YAN SANAYİİNİN ACİL DURUMU: ABİT MECBURİYETLER VE DİĞER STRATEJİLER

Üretim yurt dışına kayıyor ve bu durum güç kaybına yol açıyor Özpehlivan, Türkiye’nin bazı pazarlarda tasarım ve üretim zincirinin bütünlüğünün bozulmaya başladığını belirterek, konfeksiyon yan sanayinin ileri teknik gerekliğini ve kaliteli üretimi sürdürmesinin ülke için stratejik bir kazanım olduğuna vurgu yapıyor. Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyon zincirindeki küresel güç konumunu koruması gerektiğini, bunun da tüm üretim kademelerinin içerde tutulmasıyla mümkün olacağını ifade ediyor.

Referans fiyat uygulaması yetersiz Yan sanayinin tüm kalemlerinde ithalatta rekabet avantajı kaybı yaşandığını dile getiren Özpehlivan, fermuarlar, dar dokuma, cırt bant, çıtçıt, düğme, tela ve metal aksesuarlar gibi alt kalemlerdeki düşük beyanlarla ithalatın olumsuz etkilediğini söylüyor. Kısa vadede referans fiyat uygulamaları bir dereceye kadar yardımcı olsa da uzun vadede anti-damping tedbirlerinin uygulanması gerektiğini savunuyor. Vergi kayıpları ve kayıt dışı satışlar nedeniyle kamu bütçesinin de olumsuz etkilendiğini ekliyor. Bu nedenle, talebin telafisi için acil hayata geçirilmesi gereken adımlar arasında referans fiyat uygulamalarının güçlendirilmesi ve ithalattaki adaletsizliklerin giderilmesi yer alıyor.

Yan sanayinin acil talepleri: 10 madde

  • Döviz teşvikleri: Kur riskini azaltacak destekler ve ihracatçı yan sanayiye yönelik teşvikler artırılmalı.
  • Lojistik destekler: Ürün bazlı lojistik teşvikleri hızla uygulanmalı.
  • Finansman ve faiz: Yüksek faiz yükü düşürülerek finansman maliyetleri iyileştirilmeli.
  • Kur politikası: Rekabet gücünü azaltan mevcut kur politikası değiştirilerek sanayinin ihtiyaçlarına uygun hale getirilmeli.
  • İthalata karşı koruma: Ek vergi, referans fiyatı ve anti-damping gibi önlemler acilen devreye alınmalı.
  • Konkordato düzenlemesi: Yan sanayi üreticilerini koruyan mekanizmalar ve alacak güvence mekanizması sağlanmalı.
  • Sektörel istihdam programları: Gençleri çekebilecek devlet destekli eğitim modelleri uygulanmalı.
  • Katma değerli üretim: Düşük maliyetli üretimden yükseltilmiş katma değer odaklı üretime geçiş sağlanmalı.
  • Sektörel eylem planı: Tüm paydaşların katılımıyla acil bir yol haritası ve stratejik plan hazırlanmalı.
  • Yan sanayinin kritik statüsü: Tekstil ve hazır giyim zincirinde yan sanayinin kritik bir halka olduğunun kabulüyle üretim gücü ve birikim korunmalı.
E-Posta
Patron Koltuğu

Yazar Hakkında
PatronKoltuğu, iş dünyasının nabzını tutan, ekonomiden teknolojiye, girişimcilikten liderliğe kadar geniş bir yelpazede analizler sunan bağımsız bir göz. Kurumsal dinamikleri, piyasa trendlerini ve gücün arkasındaki stratejileri sorgulayan yazılarıyla Patronkoltugu.com okurlarına...

İlgili İçerikler