Kanada Mahkemesi Karar Verdi: Türkiye’ye İlk Resmi İade Gerçekleşti, Tarihî Eserler Geri Alındı

Uluslararası iş birliği kapsamında kayda geçen önemli bir gelişme, Kanada’dan Türkiye’ye gerçekleştirilen ilk resmi kültür varlığı iadesidir. Teslim edilen eserler arasında 7 el yazması sayfa, 2 nadir matbu eser sayfası ve 2 modern hat çalışması bulunuyor. Bu iade, kültür mirasının korunması adına Türkiye ile Kanada arasında yürütülen ortak çabaların bir sonucu olarak kayıtlara geçti.

Çalışmayı yöneten yetkililer Türkiye tarafında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ve Ottowa Büyükelçiliği gibi kurumlar sürecin yürütülmesine katkı sağladı. Teslim töreni ise Ottawa’da gerçekleştirildi ve eserler, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Genel Müdür Birol İnceciköz tarafından teslim alındı.
İade süreci UNESCO Sözleşmesi kapsamındaki uluslararası iş birliğinin bir göstergesi olarak değerlendirilen bu adım, 11 Eylül 2025 tarihli Kanada Federal Mahkemesi kararıyla resmiyet kazanmıştır. Karar, 2863 sayılı kültür varlıkları yasası çerçevesinde eserlerin Türkiye’ye ait olduğuna hükmetti ve iade sürecini başlattı.

İade edilen eserlerin niteliğine bakıldığında, 17.–19. yüzyıllara ait bu parçaların Arapça ve Osmanlı Türkçesi metinler taşıdığı, fıkıh, tasavvuf, tarih ve edebiyat alanlarına ışık tuttuğu görülüyor. İncelemeler, bazı sayfaların özgün ciltlerden koparıldığını ve üstüne sonradan eklenen minyatürler bulunduğunu ortaya koydu. Yapılan çalışmalar, söz konusu müdahalelerin sahtecilik ve ticari amaçlı olduğunu, ancak eserlere ait özgün değerlerin korunduğunu gösterdi.
İşleyişin temel adımları Ocak 2024’te İstanbul’dan Vancouver’a götürülmek istenen eserler, Kanada Sınır Hizmetleri Ajansı tarafından durduruldu. Süreç, Kanada Miras Bakanlığı’nın yetkisi altına geçtikten sonra Türkiye ile teknik ve hukuki temaslar kuruldu. Sunulan bilimsel raporlar ve belgeler doğrultusunda Kanada Federal Mahkemesi, eserlerin Türkiye’ye ait kültür varlıkları olduğuna hükmederek iade kararı verdi. Bu ilk resmi iade, yalnızca eserlerin geri dönüşünü değil, uluslararası alanda kültürel mirasın korunmasına yönelik dayanışmayı da simgelemektedir.








