Kadınlar Bankacılıkta Yüzde 50 Eşiğini Aştı: Türkiye’de Cinsiyet Eşitliği İçin Yeni Bir Dönem

Bir panelde, kadınların ekonomi ve finans dünyasındaki kritik konumları yeniden vurgulanırken, liderliğin yalnızca toplumsal bir eşitlik meselesi olmadığını, aynı zamanda şirketlerin performansını güçlendiren bir kaldıraç olduğunu söyleyen görüşler ön planda yer aldı. Kadınların katkısı büyümeyi güçlendiriyor şeklindeki vurgu, konuşmalarında kararlı bir şekilde dile getirildi. Birleşik Krallık Ankara Büyükelçisi Jill Morris, mevcut tabloda kadın yeteneklerinden tam anlamıyla yararlanılan kurumların daha iyi kararlar aldığı ve riskleri daha etkili yönettiğini belirtti. Morris, sözlerini şu tespitlerle özetledi: “Kadınlar, üst düzey ekonomik pozisyonlarda hâlâ düşük temsiliyetle karşı karşıya. Küresel finans sektöründe ekonomistlerin oranı dörtte bir civarında iken, üst düzey liderlerin payı yalnızca yüzde 16 civarında. Bu durum, ekonominin potansiyelini tam olarak kullanmamızın önündeki en büyük engellerden biri.”
Türkiye özelindeki verileri paylaşan Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Hatice Karahan, 2025 verilerine göre bankacılık sektöründe kadınların iş gücündeki payının %51 olduğunu ifade etti. Bu tespit, kadının iş gücüne katılımında önemli bir kırılma noktası olarak görülüyor ve yönetim kademelerine yansımasının da kritik olduğuna işaret ediyor.
Üst yönetimde dönüşüm için güçlü zemin Karahan, iş gücündeki yüksek katılım düzeyine rağmen yönetim kademelerinin hâlâ büyük ölçüde erkekler tarafından domine edildiğini belirtti. Bu durum, kadınların sektördeki varlığının artmasıyla birlikte köklü bir dönüşüm ihtiyacını gösteriyor. Kariyer yolculuğunda karşılaşılan engellerin aşılması ve karar alma mekanizmalarında kadın temsilinin artması, ekonomik verimlilik açısından da hayati öneme sahip olarak değerlendiriliyor. Farkında olunmayan ön yargıların eşitsizlikleri sürdürdüğünü söyleyen Karahan, bu alanda atılacak adımların kadın potansiyelini daha görünür kılacağını vurguladı.












