Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron

John Gardner’in Çoklu Zeka Kuramı ve Eğitim Sistemi

23 Ocak 2026 • 08:00 Sefa Mağat 241
egitim-sistemi

Eğitim sistemi, her dönemde iyi niyetli düzenlemeler ve reformlarla geliştirilmeye çalışılmıştır. Fiziksel imkânlar, teknolojik altyapı ve erişim olanakları her geçen yıl iyileşse de, öğrencilerin genel başarısına ve niteliğine bakıldığında ciddi bir düşüş olduğu gözlemlenmektedir. Bunun elbette birçok sebebi vardır; ancak teknolojinin kontrolsüz kullanımı, standartlaştırılmış ölçme yöntemleri ve bireysel farklılıkların göz ardı edilmesi bu nedenlerin başında gelmektedir.

Bugün eğitim sistemi, tüm öğrencileri aynı kalıba sokmaya çalışan bir yapıya sahiptir. Oysa her bireyin öğrenme biçimi, ilgisi ve yeteneği farklıdır. Bu gerçeği yok sayan bir sistemin adil ve sürdürülebilir olması mümkün görünmemektedir.

Balığı Koşuya Sokmak: Standart Eğitimin Adaletsizliği

Bir kuşu, bir köpeği, bir balığı ve bir kurbağayı aynı yere koyup “Hadi, yüzün” dediğimizi düşünelim. Bu yarışta balık doğal olarak parlayacak, kuş ise kendini yetersiz ve başarısız hissedecektir. Kuşu, asla kazanamayacağı bir yarışa sokmak, onun potansiyelini yok saymak ve zamanla toplumdan dışlamak anlamına gelir.

Mevcut eğitim sistemi de tam olarak bunu yapmaktadır. Öğrencileri yeteneklerine göre ayırmak yerine, hepsinden aynı derslerde, aynı yöntemlerle, aynı başarıyı göstermeleri beklenmektedir. Sonuç olarak, sistem bazı öğrencileri “başarılı”, büyük bir çoğunluğu ise “başarısız” ilan etmektedir.

John Gardner ve Çoklu Zeka Kuramı Nedir?

Bu noktada John Gardner’in ortaya koyduğu Çoklu Zeka Kuramı, eğitim sistemi için son derece önemli bir bakış açısı sunmaktadır. Gardner’e göre zeka tek tip değildir ve sadece matematiksel ya da sözel becerilerden ibaret değildir. İnsanların farklı zeka alanlarına yatkınlıkları vardır ve hiç kimse “zekâsız” değildir.

John Gardner’e göre temel zeka türleri şunlardır:

  • Sözel – Dilsel Zeka: Kelimeleri etkili kullanma, yazma ve konuşma becerisi
  • Mantıksal – Matematiksel Zeka: Sayılarla düşünme, problem çözme ve analiz yeteneği
  • Görsel – Uzamsal Zeka: Şekiller, renkler ve mekân algısı
  • Bedensel – Kinestetik Zeka: Vücut kontrolü ve fiziksel beceriler
  • Müziksel – Ritmik Zeka: Ses, ritim ve müzik algısı
  • Sosyal (Kişilerarası) Zeka: İnsanlarla iletişim kurma ve empati yeteneği
  • İçsel (Özedönük) Zeka: Kendini tanıma ve içsel farkındalık
  • Doğacı Zeka: Doğa, canlılar ve çevreyle ilişki kurma becerisi

Bu kuram, her bireyin farklı alanlarda parlayabileceğini ve eğitimin bu farklılıklara göre şekillendirilmesi gerektiğini savunur.

Çoklu Zeka Kuramı Eğitime Nasıl Uygulanabilir?

Teoride oldukça güçlü olan bu yaklaşımın pratikte uygulanması ise çeşitli zorluklar barındırmaktadır. Ancak imkânsız değildir.

Örneğin:

  • Sözel zekâsı güçlü öğrenciler için anlatım, tartışma ve yazı ağırlıklı dersler,
  • Bedensel zekâsı gelişmiş öğrenciler için uygulamalı ve hareket temelli öğrenme ortamları,
  • Görsel zekâsı yüksek öğrenciler için grafikler, tasarımlar ve görsel materyaller,
  • Müziksel zekâsı baskın öğrenciler için ritim ve ses temelli öğrenme yöntemleri kullanılabilir.

Aynı şekilde ölçme ve değerlendirme süreçleri de tek tip sınavlar yerine, proje, uygulama ve beceri temelli olarak çeşitlendirilebilir.

Neden Uygulanmıyor? Maliyet ve Sistem Gerçeği

Peki bu kadar etkili bir yaklaşım neden eğitim sistemine tam anlamıyla entegre edilemiyor?

Bunun en temel sebebi maliyettir. Her öğrencinin yeteneklerinin erken yaşta tespit edilmesi, bireysel eğitim planlarının hazırlanması ve buna uygun öğretmen kadrolarının oluşturulması ciddi bir ekonomik yük gerektirir.

Devletler genellikle bu yatırımı, “çok parlak” olarak tanımlanan sınırlı sayıdaki öğrenciye yapmayı tercih eder. Geriye kalan büyük çoğunluk ise, yüzmeye çalışması beklenen kuşlar gibi sistemin içinde savrulmaya devam eder.

Ailenin ve Bireyin Rolü

Bu noktada en büyük sorumluluk ailelere ve bireylere düşmektedir. Eğer bir çocuk, yeteneklerini fark edebilen ve onu doğru yönlendirebilen bir ailede büyüyorsa, gelecekteki mesleği daha okul öncesi dönemde şekillenebilmektedir.

Ancak bu şansa sahip olmayan çocuklar için sistem oldukça acımasızdır. Çok yetenekli bir cerrah adayı, Türkçe ya da coğrafya başarısı yetersiz olduğu için tıp fakültesine giremeyebilir. Aynı şekilde, çok iyi bir yazılımcı olabilecek bir çocuk, matematik veya dil derslerindeki eksikleri nedeniyle mühendislik hayalinden vazgeçmek zorunda kalabilir.

Yanlış Meslek Seçimleri ve Toplumsal Sonuçlar

Bugün belki de çok iyi bir mühendis olabilecek bireyler avukat, çok iyi bir avukat olabilecek bireyler doktor, çok iyi bir doktor olabilecek bireyler ise muhasebeci olarak hayatlarına devam etmektedir. Bu uyumsuzluk, mesleklerin gelişmesini de engellemektedir. İlgi ve yetenekle örtüşmeyen meslekler sadece “yapılmakta”, ancak geliştirilememektedir. Yeni fikirler, yeni icatlar ve yenilikçi yaklaşımlar ise ancak çok küçük ve şanslı bir azınlıktan çıkmaktadır

Teoride Mümkün, Pratikte Uzak Ama İmkânsız Değil

John Gardner’in Çoklu Zeka Kuramı, eğitim sisteminin neden başarısız olduğunu ve nasıl daha adil hale getirilebileceğini açıkça ortaya koymaktadır. Teoride uygulanabilir olan bu model, pratikte çeşitli engellerle karşılaşsa da tamamen imkânsız değildir.

Daha esnek, birey odaklı ve yetenek temelli bir eğitim sistemi kurulmadığı sürece, mevcut yapı birçok genç yeteneği kaybetmeye devam edecektir. Eğitim sisteminin görevi, kömürü elmasa çevirmek değil kömüre kömür gibi elmasa elmas gibi davranmaktır

E-Posta
Sefa Mağat
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x