İstanbul Barajlarında Doluluk Seviyesi Yüzde 30’u Aştı: Şehir İçin Yeni Döneme Girildi

İSKİ verilerine göre baraj dolulukları, başlangıçta düşüş yaşanan seviyeden yağışların etkisiyle yeniden yükselişe geçti. 7 Aralık itibarıyla barajlarda görülen doluluk %17,12 seviyesine kadar gerilemişti; ardından gelen yağışlar bu oranı artırdı ve bugün itibarıyla toplam kente su sağlayan barajların doluluk oranı %30,25 olarak kayıt edildi.
Önceki aylarda Ömerli%44,28, Darlık%49,19, Elmalı%84,93, Terkos%18,24, Alibey%24,63, Büyükçekmece%21,16, Sazlıdere%17,78, Istrancalar%56,78, Kazandere%7,13 ve Pabuçdere%9,23 şeklinde ölçülen su miktarları günlük olarak güncellendi. Baraj ve göletlerde biriken toplam hacim 868 milyon 683 bin metreküp olarak kayda geçerken bugün itibarıyla mevcut su miktarı 262,55 milyon metreküp olarak belirtildi.
Kent için içme suyu temininde Melen’den 63,42 milyon, Yeşilçay’dan 26,71 milyon olmak üzere bu yıl toplam 90,13 milyon metreküp su alındı. Dün İstanbul’da tüketilen toplam su miktarı 3 milyon 118 bin metreküp olurken, regülatörlerden temin edilen pay 3 milyon 50 bin metreküp, barajlardan sağlanan pay ise 68 bin metreküp olarak kayda geçti.
İSKİ’nin 2 Şubat verileri ise geçmiş yıllardaki doluluk oranlarını karşılaştırmalı olarak sunuyor: 2016’da %75,82; 2017’de %84,84; 2018’de %73,6; 2019’da %90,04; 2020’de %57,23; 2021’de %42,63; 2022’de %56,13; 2023’te %28,9; 2024’te %71,81; 2025’te %52,8 ve 2026’da %30,25 olarak kayda geçti. Doluluk oranlarının son 10 yılın aynı dönemine göre en düşük ikinci seviyede olması, tasarruf çağrısını da güçlendirdi.
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, esas sorunun yağış eksimi değil, aşırı su tüketimi olduğuna işaret ediyor. “Belediyenin yalnızca suyun tükendiği dönemlerde değil, yılın her döneminde tasarruf bilincini güçlendirmesi ve kullanımı azaltmaya yönelik adımlar atması gerekir” diyen Kurnaz, su kesintilerinin kullanıcıları daha çok su biriktirmeye ittiğini, sorunların bundan çok daha karmaşık olduğunu vurguluyor. tarımsal sulama ile konunun karıştırılmasına da dikkat çeken Kurnaz, söz konusu suyun tarımda değil, barajlarda toplanıp arıtıldıktan sonra içme suyu olarak şehre verildiğini belirtiyor.
İklim değişikliğinin etkileri bağlamında, Kurnaz şu uyarıyı yapıyor: “İklim değişikliği sürmeye devam ettiği sürece su kaynaklarımız azalacak; bu yıl kurak bir dönemi geride bırakıyoruz. Gelecek yılın durumu belirsiz olsa da uzun vadede İstanbul’a ulaşacak su miktarının azalması bekleniyor.”









