İran’dan ABD’ye Uyarı: “ABD Üslerini Hedef Alabiliriz”

İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Muhammed Ekreminiya, ABD’nin bölgedeki varlığına karşı sert bir ton kullanarak, ülkesinin olası bir karşılık vermesi durumunda operasyonel sınırların hızla genişleyebileceğini ifade etti. ABD üslerinin ağır silahlar, insansız hava araçları ve füzelerle hedef alınabileceğini söyledi ve bu durumun, tek bir adımla sonlandırılamayacağını vurguladı. Sözcü, devlet televizyonunda yaptığı açıklamalarda, ABD’nin Orta Doğu’daki müdahalelerinin kökenini üç ana hedefle açıklamaya çalıştı: komünizmin yayılmasının önlenmesi, petrol akışının Batı’ya güvenli bir biçimde temin edilmesi ve İsrail’in güvenliğinin teminat altına alınması.
ABD’nin 2026 Ulusal Güvenlik Belgesi’ndeki mevcut yaklaşımını hatırlatan Ekreminiya, 11 Eylül sonrasındaki dönemde değişen politika çerçevesinin son versiyonda da netleştiğini söyledi. Bu çerçeveye göre, Amerika kıtasıyla sınırlı varlığı önceliklendiren bir bakış söz konusu olsa da, Ulusal Güvenlik Belgesi’nin Siyonist rejimin güvenliğini sürdürmeyi hedeflediğini ve İran’a karşı uygulanan baskı politikalarının hibrit savaş unsurlarıyla yürütüldüğünü belirtti.
“Düşmanın en küçük hatasına derhal karşılık veririz” ifadesiyle, muhtemel bir ABD saldırısına verilecek yanıtın acilen ve zaman kaybetmeden belirtilmesi gerektiğini ifade eden Ekreminiya, 12 günlük savaşta düşmana zaman tanımanın zarar verdiğini gördüklerini ve bu nedenle hızlı bir karşılık talimatının uygulanacağına işaret etti. Ordunun bu yaklaşımı benimsemesini, düşmanın hiçbir ahmakça hareketine karşılık verileceği yönünde net bir mesaj olarak değerlendirdi.
Narsist ve hayalci bir liderle karşı karşıyayız diyerek ABD yönetimini eleştiren sözcü, Trump dönemindeki belirsizliğin ötesinde net öngörü olmadığını belirtti ve savaş durumunda güvenlik ile caydırıcılığın güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. ABD’nin geçmişten gelen topçu gemisi stratejisinin, talep ettiği tavizleri geniş tutma yönünde olduğunu söyleyen Ekreminiya, füze kapasitelerini kısıtlamayı ve çeşitli ekonomik adımları da bu tavizler arasında gördüğünü savundu.
ABD üsleri menzilimizde ifadesiyle, İran’ın hedef aldığı üslerin konumları ve bölgenin genel güvenlik sorunları vurgulanırken, ülkenin savunma kapasitesinin artırılması yönündeki hazırlıklarının sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Konuşmada, Orta Doğu’da 12 günlük çatışmanın ardından hava savunması başta olmak üzere savunma sistemlerinin yeniden faal veya iyileştirilmiş olduğu, kara, deniz ve hava kuvvetlerinde yüksek düzeyde hazırlığın sürdürülmesi gerektiği ifade edildi.
ABD donanmasının bölgedeki varlığına dair değerlendirme yapan Ekreminiya, güncel çatışma dinamiklerinde savaş gemilerinin tek başına belirleyici olmadığını, İran’ın füze sistemleri ve hipersonik silahlarla karşı koyabileceğini savundu. Bu görüş, bölgesel güvenlik dinamiklerinde karşılıklı hazırlıkların ve savunma altyapısının güçlendirilmesinin önemini bir kez daha vurguluyor.












