İHKİB Başkanı Adayı Paşahan: Türkiye’nin Modada Yeni Dönemi ve İkiz Dönüşüm Stratejisi

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) ve Türkiye hazır giyim sektörü, son üç yıl içinde kayıplar yaşayan rekabet koşullarıyla başa çıkarken, geleceğini güçlendirmek amacıyla yeni projeler üzerinde çalışıyor. Sektörün küresel arenada daha sağlam bir konuma gelmesi için kuralların yeniden yazıldığı global ticaret ortamına uyum sağlamayı hedefliyorlar. Ayrıca, nisan ayında gerçekleşecek birlik seçimlerine odaklanan sektörde, Ankara ile daha yakın temas kuracak bir iletişim ağı kurulması planlanıyor.
İHKİB başkan yardımcısı ve aynı zamanda yönetimde etkili bir rol üstlenen Mustafa Paşahan, başkanlık için altı ay önce adaylığını açıklamıştı. Yeni dönemde Ankara ile güçlü bir köprü kurmayı hedefleyen Paşahan, üye tabanına yönelik şu sözlerle yaklaşımını dile getirdi: “İhracatçının bir gün dahi bekleme tahammülü yok; rekabet gücümüz düşüyor, bu yüzden yeni oyun kurmalıyız. Devletten her şeyi beklemek yerine kendi destek ağlarımızı güçlendirmeliyiz.”
Paşahan’ın değerlendirmesinde, İHKİB’in liderliği ve sektörün dayanışması, en zor dönemlerde ortak aklın karar verici unsuru olarak öne çıkıyor. Kendisi, “birlik, dayanışma ve deneyim devamlılığı” sloganıyla adaylığını duyurdu ve üyelerin desteğiyle yeni dönemde de bu çerçevede ilerlemeyi hedeflediğini belirtti. Sektörü, üretenleri destekleyen ve ihracatı güçlendiren bir yapıya kavuşturmayı amaçlayan çalışmalarla, orta ve uzun vadeli hedefler doğrultusunda altyapıyı yeniden şekillendireceklerini ifade etti.
İstihdam ve ekonomik destek talepleri Paşahan, Türkiye’nin hazır giyimde küresel olarak önemli bir oyuncu konumunda olduğuna vurgu yaparak, KOBİ’ler açısından istihdam desteğinin 3.500 TL yerine 6.000 TL’ye yükseltilmesi gerektiğini ve 1.270 TL olan asgari ücret desteğinin 2.500 TL seviyesine çıkması gerektiğini belirtti. Ayrıca döviz dönüşüm desteğinin %10’a, reeskont kredilerinde faiz oranının %15’e düşürülmesi talebinde bulundu. Söz konusu adımların, yüzde 90 net ihracatçı payına sahip olan hazır giyim sektörü için kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Moda endüstrisinin geleceği için vizyon Paşahan, Türkiye’nin moda alanında küresel bir oyuncu olarak konumunu güçlendirmeyi ve İstanbul’u küresel moda merkezi haline getirme hedefini taşıdıklarını söyledi. Dijital ve yeşil dönüşümü, yani ikiz dönüşümü hızla tamamlamanın bu süreçte kritik olduğunu vurguladı. E-ihracat olanaklarını değerlendirmek, tasarım kapasitesini artırmak ve markalaşmayı güçlendirmek üzere yapılan planlar, sektörün rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.
IFCO ve sektörün dönüşümü Paşahan, İstanbul Hazır Giyim ve Moda Fuarı’nın IFCO olarak ülkeye kazandırılmasının sektörde 30 yıllık bir hayalin gerçekleşmesi anlamına geldiğini hatırlattı. Dijital ve yeşil dönüşümün kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Paşahan, KOBİ’lerin ikiz dönüşümünden hareketle rekabetçiliklerini artırmaları gerektiğini savundu. Ayrıca ikinci el hazır giyim ürünlerinin geri dönüşüm amaçlı ithalatına ilişkin değerlendirmeler de gündemdeydi; Paşahan, bu düzenlemenin %25 kullanım payıyla uygulanması halinde geri dönüşüm hedeflerini desteklerken, kalite ve güvenlik risklerini bertaraf edecek sütunların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bankacılık ve kriz algısına karşı duruş Paşahan, hazır giyim sektörünün Türkiye için uzun vadede stratejik önemini koruduğunu belirtti. Kriz dönemlerinde bile sektörün büyümesini sürdürdüğünü hatırlatarak, 2021’de “sektör bitiyor” denildiğini, 2022’de ise 21,2 milyar dolarlık ihracatla tarihi bir rekora imza attıklarını hatırlattı. Şu anda ise bu seviyenin altına düşülmüşken, değişim ve dönüşüme hazır olmanın önemini vurguladı: “Bu sene dibi gördük ve bundan aşağısı olmamalı.”






