Gümrük Birliği Güncellemesiyle Katma Değer Artışını Destekleyelim

Endüstriyel üretimin temel direklerinden biri olan makine endüstrisi, otomasyon, elektrifikasyon ve dijitalleşmenin öncülüğünde küresel bir dönüşüm sürecinden geçiyor. 2025 yılında dünya genelinde 3,3 trilyon euroya yaklaşan bu sektör, istikrarlı bir büyüme ivmesiyle ilerliyor. 2030’a doğru ortalama yıllık yüzde 6,8’lik bir büyüme temposuyla pazarın 5,5 trilyon doların üzerinde seyrettiği öngörülüyor. Endüstriyel üretimin küresel ölçekte hız kazanmasıyla birlikte, 2025 yılında önceki yıla göre daha dinamik bir büyüme kaydedildi. 2026 için de uluslararası pazarda makine satışlarının ılımlı bir artış göstermesi bekleniyor. Avrupa’daki durgunlukla sınırlı kalırken, Asya pazarları ve özellikle ABD’nin küresel makine ve ekipman talebini desteklemesi öngörülüyor.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin verilerine göre Türkiye makine sektörü 2024’te 57,8 milyar dolar toplam gelir elde etti. 2025 yılında ise ihracatın 28,7 milyar dolar olarak kayda geçmesi dikkat çekiyor. Türkiye’nin toplam ihracatında yaklaşık yüzde 10’luk paya sahip olan bu sektör, ülkenin en büyük dördüncü ihracat endüstrisi konumunda bulunuyor. Sektör, 200’ün üzerinde ülkeye makine ürünü ihraç etmekte; ihracatının ana kısmını AB ülkeleri ve ABD oluşturmaktadır. Türkiye, Avrupa’nın altıncı büyük makine imalatçısı olarak da öne çıkıyor.
Makine ihracatı 2026’nın ilk iki ayında 4,4 milyar dolar olarak kayıtlara geçti MAİB’in paylaştığı konsolide verilerine göre Ocak-Şubat 2026’da Türkiye’nin toplam makine ihracatı, serbest bölgeler dahil olmak üzere 4,4 milyar dolar oldu. Bu dönemde miktar bazında ihracat yüzde 10,6 geriledi. Ancak kilogram başına ortalama ihracat değeri, 2025’e göre yüzde 16,9 artış gösterdi; değer bazında ise yaklaşık yüzde 4,5 yükseliş kaydedildi. Yıllıklandırılmış konsolide tabloda ise önceki 12 aylık döneme göre yüzde 2,6 artışla 28,9 milyar dolar seviyesine ulaşıldı.
MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, maliyet baskısının genel imalat ortalamasının üzerinde seyrettiğini belirtirken, üretimde ve kapasite kullanımında bir miktar gerileme olduğunu ifade etti. İç pazar dinamiklerini güçlendirmek amacıyla çeşitli politika araçlarının kullanılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Avrupa ile derin entegrasyonun güçlendirilmesi ve yeşil ile dijital dönüşüm yatırımlarıyla üretim kapasitesinin artırılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Gümrük Birliği’nin güncellenmesiyle pazar erişimi ve eşit rekabetin sağlanması gerektiğini savundu.
Gelişmekte olan ülkeler küreselde ilerliyor Küresel makine sanayinde Almanya, Japonya ve ABD gibi ülkeler öne çıkarken, Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin üretimde payı artıyor. Sektörü etkileyen başlıca gelişmeler şöyle özetlenebilir: Otomasyon ve akıllı üretim, yapay zeka destekli CNC kontrollü sistemler, robota dayalı çözümler ve IoT entegrasyonu ile verimliliği artırıyor. 2024 itibarıyla dünya genelinde 9,2 milyonun üzerinde makina birimi faaliyette ve bunların yaklaşık %59’u IoT bağlantısına sahip. Kestirimci bakım teknolojileri, 2023 sonrası üretilen makinelerde yaygınlaşarak plansız arızaları önemli ölçüde azaltıyor. Sürdürülebilirlik ve elektrifikasyon eğilimi de güçleniyor; enerji verimliliği yüksek ekipmanlara yönelim artarken, yeni makinelerin %18’i elektrikli veya hibrit motorlar kullanıyor.






