Fitch: Türkiye’nin borç piyasası 540 milyar doları aşabilir

Fitch Ratings, Türkiye’nin borç sermaye piyasası (DCM) büyüklüğünün 2026 yılında 540 milyar doların üzerine çıkacağını öngörüyor. Bu genişlemede yüksek dış finansman ihtiyacı, yaklaşan vadeli borç ödemeleri ve finansman kaynaklarını çeşitlendirme stratejileri etkili rol oynayacak. Ayrıca kuruluş, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile ABD Merkez Bankası’nın olası faiz indirimlerinin borçlanma ortamını daha elverişli hâle getireceğini belirtiyor.
Türkiye’nin dolar cinsinden borçlanmaları içindeki ESG temalı ihraçların payı yaklaşık %10 seviyesinde seyrediyor ve COP31’nin Türkiye’de düzenlenecek olmasıyla bu payın artması bekleniyor. Fitch İslami Finans Küresel Başkanı Bashar Al Natoor, “İhraççılar için pozitif görünüm geçerli” ifadesiyle, dijital yerli tahviller ve varlık temelli sukuk çeşitliliğinin artmasına vurgu yapıyor. Fitch’in derecelendirdiği Türk sukuklarının büyük bölümünün BB- notunda olması ve tüm ihraççılar için Pozitif Görünümün geçerli olduğu kaydedildi. Ayrıca ilk Türk kurumsal sukukun da derecelendirildiğini ifade ediyorlar.
BB-/Pozitif notlu kamu ihraçlarının piyasanın ana belirleyicisi olmaya devam ettiği, bankalar ve şirketlerin uygun koşullarda borçlanmaya yöneldiği belirtildi. 2025 yılında Türkiye, Çin hariç gelişmekte olan ülkeler arasında ABD doları cinsinden dördüncü büyük ihraççı konumuna yükseldi. DCM stoku yıl sonunda %13,5 artışla 503 milyar doların üzerine çıkarken, toplam ihraç hacmi yaklaşık %12 artışla 140 milyar dolara yaklaşacak.
Piyasa hassasiyeti korunuyor Türkiye, küresel sukuk piyasasında beşinci sırada yer alıyor. 2025’te sukuk ihraçlarının %50’den fazla artarak toplam ihraçların %13’ünü oluşturması öngörülüyor. Ancak faiz ve kur oynaklığı, jeopolitik gelişmeler, yüksek enflasyon ve ticaret politikalarına ilişkin riskler piyasayı yakından etkilemeye devam ediyor. Yabancı yatırımcıların yerel kamu borçlanma araçlarındaki payı 2025 sonunda %7,6’ya gerilerken, 2024’te bu oran %9,9 olarak kaydedildi. Yerli bankaların yatırımcı tabanındaki ağırlığı sürüyor; banka dışı kurumların artan ilgisi ise piyasadaki çeşitliliği destekliyor.






