Fidandan Gazze Açıklaması: Uluslararası İstikrar Gücüne Askeri Birlikler Sağlamaya Hazırız

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Al Jazeera’da Resul Serdar Ataş’ın sorularını yanıtladığı söyleşide, YPG/SDG ile Şam arasındaki mutabakatı değerlendirirken bu adımları ulusal güvenlik çıkarları çerçevesinde ele aldıklarını vurguladı. Taraflar kim olursa olsun uzlaşıya varıldığında destekleyici tutumun benimsenebileceğini belirten Fidan, kırmızı çizgilerinin ve temel ilkelerinin altını çizdi. Ancak bu süreçte Şam hükümeti SDG ile yaptığı anlaşmaların gözetilmesi gerektiğini ifade etti.
Ateşkesin sürmesiyle DEAŞ tutuklularının Suriye’den Irak’a transferinin ilerlediğini dile getiren Bakan, ABD ile taraflar arasında sorunsuz ilerlemenin kolaylaştırılması gerektiğini kaydetti. Fidan, Amerika ile birlikte bu süreci kolaylaştırmaya çalıştıklarını belirtti.
SDG’nin gerçek bir Kürt politik yapısı olarak mı yoksa PKK’nın Suriye kolu olarak mı değerlendirileceğine dair soruya, “SDG esasen PKK’nın Suriyeli bir uzantısıdır” değerlendirmesini hatırlatan Fidan, PKK’nın dört ülkedeki kollarını hatırlatarak Suriye Kürtlerine adil yaklaşılması gerektiğini söyledi. SDG’nin kontrolündeki bölgelerdeki Türk solcu unsurlarının Türkiye’nin güvenliğini tehdit edebilecek bir sığınak sağladığı yönündeki gözlemlerine de değinen Bakan, bunun da ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Taraflar arasında egemen ve üniter devlet ilkeleri gözetilerek hareket edilmesi gerektiğini belirten Fidan, tek bir ordunun ve tek bir otoritenin ihtiyacını dile getirdi; polis ve diğer konuların Şam ile SDG arasında düzenlenmesi gerektiğine işaret etti. Mikro yönetim taleplerini ise karşılayamayacaklarını belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın dış politika hedeflerine atıf yaparken, Gazze’de ateşkesin sağlanması ve Ukrayna kriziyle ilgili adımların önemli olduğunun altını çizdi. Suriye konusunda ise yeni yönetimin sorunları kendi iç dinamikleriyle çözmesini beklediklerini ifade etti. Şam hükümetinin uluslararası ve bölgesel taleplere olumlu yanıt verdiğini belirten Fidan, bölgede kilit sorunlardan biri olarak görülen kitlesel göç ile terör örgütleriyle mücadelede işbirliğinin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Gazze Barış Planı’nın yaratıcı sürecine değinen Fidan, Barış Kurulu’nun Gazze gündemini ilerletecek bir platform olduğunu ifade etti. Hamas’a karşı İsrail güçlerinin caydırıcı olmayışını vurgulayarak, çözümsüzlüğe yol açan etkenlerin ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. Uluslararası İstikrar Gücü’nün uygulanabilir olması halinde taraflar için güvenlik ve barış açısından önemli faydalar sağlayacağını belirtti.
Netanyahu’nun Türkiye’nin Gazze Yürütme Kurulu’na katılımına karşı çıkmasına rağmen Türkiye’nin bu süreçte aktif rol almaya devam ettiğini ve Barış Kurulu’na katılımın ilan edildiği andan itibaren iyi niyetle katkı sağlandığını yineledi. İsrail ile ticaretin Gazze’ye insani yardımların serbest akışına bağlı olarak yeniden başlatılmayacağını vurguladı ve bölgesel politikaların gerekirse yeniden değerlendirileceğini söyledi.
İsrail ile ilişkilerdeki kopuşun koşullara bağlı olduğunun altını çizen Fidan, olası bir İran müdahalesine karşı İsrail’in bazı kritik yeteneklerini hedef almayı planladığını ifade etti. İran’daki rejim değişikliği konusundaki görüşüne ise, halkın kararlı bir şekilde direneceğini belirterek, dış müdahalelerin halk üzerinde beklenen etkiyi yaratamayacağını ifade etti.








