Fatih’te Böcek Ailesinin Ölümüne İlişkin Davada 1 Sanık Tahliye Edildi

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 5 sanıktan 4’ü tutuklu olmak üzere, taraf avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları hazır bulundu. SEGBİS yoluyla bağlanan bir sanık dışında tutukluların tümünün savunmaları alındı. Otelin sahibi olan tutuklu sanık Hakan Oğlak, turizm sektöründe çeşitli işlerle uğraştığını ve bu oteli kiralayarak işlettiğini belirtti. Tedavi gördüğü şeker hastalığı dolayısıyla bacağında yaşanan rahatsızlıklardan bahsederken, olay sırasında yaşananlar için üzgün olduğunu dile getirdi. “Otel yansaydı kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi, gerçekten çok üzgünüm. Halil Duran beni arayarak ‘101 Nolu odada haşere var.’ dedi. Ben de ‘Ağustos ayında ilaçlattığım şirketi arayın, baksınlar.’ dedim. Şöyle ki, ilaç şirketinden ‘Bir gün boyunca odaya girilmesin’ denilmiş. Ben de ‘Bir gün değil, iki gün müşteri girmesin, sonra verin.’ dedim.” şeklindeki ifadesi dikkat çekti. O odada yapılan ilaçlamanın 202 numaralı odayı etkileyip etkilemediği konusundaki savunması sürüyor; odaların dolu olması ve kimsenin olumsuz bir durumla karşılaşmamasıysa temel iddia olarak öne çıktı. Oğlak, ilaçlamayı kendilerinin yapmadıklarını ve bu süreçte bir kusur bulunmadığını ileri sürdü. Ayrıca tahliye talebini de dile getirdi.
Resepsiyon görevlisi olarak ifade veren Muhammad Moeen Ud In Chıshtı, oteldeki havanın kötü koktuğunu ve gecenin bir vakti açlık nedeniyle dışarıya çıkmak zorunda kaldığını anlattı. Yedek anahtarın masanın üzerinde olduğunu gördüğünü ve not olarak cama yapıştırdığını belirtti. Lobideki koku nedeniyle yan binada yemek yediğini, ambulans geldiğinde kapıyı açtığını söyledi. “Ambulans geldiğinde bebeği tutmam için anneden ayrıldık. Kapıya numara yapıştırılıp yapıştırılmadığını hatırlamıyorum.”
İlaçlama firmasının sahibi olan sanık Zeki Kışı, 2019’da sertifika başvurusunda bulunduğunu, ancak salgın süreci nedeniyle bu süreçte tamamlayamadıklarını ve şirketi Sinan G. ile kurduklarını kaydetti. Kışı, kendi adına ilaç satın almadığını, ustalara ödeme yapıldığını ve ilaçların ne şekilde kullanıldığını bilmediğini belirtti. “İlaçların isimleri var; neye iyi geldiğini ustalar bilir. Benim ilaçlama işlemleriyle ilgili bilgim yok. Sadece firma sahibiyim ve işlemlerle ilgili bilgim yok. 2-3 ay eğitim aldık, bu kadar. Çalışanlara ise eğitim vermedik.” dedi. Mahkeme başkanı, “Kimse hakkında bilgin yok, ilaç hakkında bilgin yok. Çalıştırdığın insanlar işinin ehli bile değil. Bu işin olabileceğini öngöremedin mi?” sorusunu yöneltti; Sanık Kışı ise yanıt vermedi.
İlaçlama firmasının sahibinin oğlu olan Serkan Kışı, babasına yardımcı olmak amacıyla çalıştığını ve firmada yetkisi olmadığını öne sürerek, ilaçlamayı yapan kişinin Sinan G. olduğunu söyledi. Duruşmada tanık olarak dinlenen U.B, otelin yakınında üç iş yerinin bulunduğunu, olay anında ambulansı gördüğünü ve bebeği tutması için kendisine verildiğini aktardı. Anne Çiğdem Böcek’in yukarıda bulunduğunu söyleyen U.B, “Babayla birlikte anneyi aldık, yürüyemiyordu; kolundan tutup indirdik. Takviye ambulans geldi ve anneyi ambulansa bindirdik.” ifadelerini kullandı. “Kapıya numara yapıştırılıp yapıştırılmadığını hatırlamıyorum.”
Duruşma heyeti, ara kararında resepsiyon görevlisi Muhammed Moeen Ud In Chıshtı’nın tahliyesine karar verdi. Diğer sanıklar Hakan Oğlak, Serkan Kışı, Zeki Kışı ve Doğan Cağferoğlu’nun tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Dosyanın mütalaası için savcılığa gönderilmesi ve eksik hususların giderilmesi amacıyla duruşma 26 Haziran’a ertelendi.
İddianamede ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı belgelerde, Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek’in “maktul” olarak belirtildiğini, iki kişinin “müşteki” ve altı sanığın ise “sanık” olarak sıralandığını aktarıyor. Olayın başlangıcında zehirlenme sonucu hayatını kaybedenlerin beyanlarının alınamadığı ve ilk aşamada gıda zehirlenmesi ihtimalinin gündeme geldiği belirtiliyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında kokoreç, midye, lokum ve unlu mamul gibi ürünlerin alındığı işletmelerin tespit edildiği ve ilgili ürünlerden örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne gönderildiği kaydediliyor. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporlarına göre ölümlerin kaldıkları oteldeki böcekleri öldürmek amacıyla kullanılan ilaca bağlı zehirlenmeden kaynaklandığı ifade ediliyor. Oteli ilaçlayan Doğan Cağferoğlu’nun sertifika kaydının olmaması ve izinsiz işlem yapması, raporlarla destekleniyor. “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan sanıklar Zeki Kışı, Serkan Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammed Moeen Ud In Chıshtı için 2 yıl 8 ay ile 22 yıl arasında hapis cezaları talep edildi. Rustemsha Batyrov hakkında da “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis isteniyor.












