Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron

Farkındalık Artıyor: Eylemler Hızlanmıyor mu Yoksa Uyum Sağlamıyor mu?

30 Ocak 2026 • 01:33 Patron Koltuğu 54

İklim değişikliğinin etkileri Türkiye’de her yıl daha görünür hale geliyor. Ancak toplumun bu durumu algılama biçimi hâlâ değişim sürecinde ve aranan eylem adımları istenildiği kadar hızlı atılamıyor. Yuvam Dünya Derneği ile KONDA Araştırma ortaklığında dördüncü kez sahnelenen Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması 2025, toplumsal olarak iklim sorununa karşı inkârın azaldığını gösterirken çözüm için beklentilerin büyük ölçüde diğerlerinden adım atılmasını gerektirdiğini ortaya koyuyor. Sonuçlar, iklim krizinin gündemde kalmaya devam ettiğini vurgulasa da bilgi eksikliği, öncelik çatışması ve eylemsizlik üçgeninin hâlâ baskın olduğunu gösteriyor. Toplumun %70’i iklim krizini kendi yaşamı için tehlikeli görüyor, fakat ekonomik ve sosyal sorunlar bu tehdidin önüne geçebiliyor.

Bilinç yükseliyor, bilgi açığı kapanmıyor Araştırmanın öne çıkan bulgularından biri, farkındalığın artmasına rağmen bilgi düzeyinin hâlâ yetersiz olması. Katılımcıların %45’i iklim krizi hakkında kendini bilgisiz olarak tanımlıyor. İklim eğitimi aldığını söyleyenlerin oranı ise sadece %8 düzeylerinde kalıyor. İnsanlar için en güvenilir bilgi kaynakları okulları %81, medyayı %78 ve sivil toplum kuruluşlarını %54 olarak gösteriyor. Bu tablo, eğitimin ve kamusal bilgilendirmenin iklimle mücadelede kilit rolünü net bir şekilde ortaya koyuyor. Günlük yaşamın baskın sorunları, farkındalığı gölgeleyecek kadar yüksek olsa da bireylerin iklimle ilgili adımları atmasına engel olmuyor. Araştırmaya katılanların %76’sı, bireysel mücadelede enerji tüketimini azaltmanın ortak bir çözüm alanı olduğunun bilincinde. Çevre dostu markaların tercih edilme oranı artarken, atık yönetimi ve geri dönüşüm konusunda da olumlu bir eğilim gözlemleniyor. Ancak bu bireysel çabalar, iklim krizinin ölçeği karşısında hâlâ sınırlı kalıyor.

Toplum devletten ve özel sektörden liderlik bekliyor Türkiye’de iklim kriziyle mücadelede sorumluluğun büyük ölçüde kamu ve özel sektöre yüklendiği net bir tablo sunuluyor. Katılımcıların %93’ü, devlet ve hükümetleri bu mücadelenin asli sorumlusu olarak görüyor; %73 ise özel sektörün aktif rol üstlenmesini bekliyor. Gençler; bireysel eylemlere daha fazla sorumluluk yüklemekte ve bu da çözümün kamu, özel sektör ve bireylerin ortak hareketiyle mümkün olduğuna dair güçlü bir toplumsal algıyı pekiştiriyor. Duygusal olarak da iklim krizi toplumu etkiliyor. Katılımcıların %77’si endişe, %53’ü çaresizlik, %45’i umut ve %33’ü suçluluk hissediyor. Endişe baskın duygusu olarak kalırken, geçen yıla göre düşüş göstermesi, uzmanlar tarafından duyarsızlaşma olarak değil, eyleme yöneltebilecek yeni bir duygusal denge arayışı olarak yorumlanıyor. Suçluluk hissinin artması ise bireylerin sorumluluğun farkında olduğunu, ancak nasıl harekete geçeceğini bilemediğini gösteriyor.

“Toplumsal algı hem pusula hem barometre” Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık, toplumun yarıdan fazlasının hâlâ kendini bilgisiz hissettiğini belirtiyor. Endişe yüksek, çaresizlik ve suçluluk artıyor; ancak gençlerin bilgiye daha hızlı erişmesi, eğitim ve sosyal medyanın farkındalığı güçlendirmesi ve ileri dönüşüm ile enerji tasarrufunun yaygınlaşması umut vadeder nitelikte. Çözümün ortak sorumlulukla mümkün olduğunu düşünen çoğunluk ise ışığı artırıyor. KONDA Genel Müdürü Aydın Erdem ise iklim krizinin artık görmezden gelinemeyecek bir toplumsal konu olduğuna dikkat çekerek, “İnsanlar bu tehlikeyi bugün için hissediyor; gelecek nesillerin çok daha büyük risk altında olduğuna inanıyorlar” diyor. Kadınlar ve gençler ileri dönüşümde öne çıkıyor Araştırma, ileri dönüşüm kavramının toplumda tam olarak yerleşmemesine rağmen, %48inin ileri dönüşüm yaptığını düşündüğünü gösteriyor. Kadınlar ve gençler, sosyal medya kullanıcıları olarak bu alanın öncüleri konumunda. Katılımcıların üçte ikisi, ileri dönüşümün iklimle mücadelede etkili olduğuna inanıyor. Bu bulgular, davranış değişiminin özellikle gençler ve kadınlar üzerinden yayılabileceğini işaret ediyor. İklim krizi günlük hayatın parçası oldu Bilimsel öngörülerin ötesinde, kuruyan göller, su kesintileri, orman yangınları ve aşırı hava olayları gibi deneyimlerin krizi günlük yaşamın bir parçası haline getirdiğini belirten Prof. Dr. Levent Kurnaz, toplumun bu krizi nasıl algıladığına dair bilimin de eşit derecede önemli olduğunu vurguluyor.

E-Posta
Etiketler:
Patron Koltuğu

Yazar Hakkında
PatronKoltuğu, iş dünyasının nabzını tutan, ekonomiden teknolojiye, girişimcilikten liderliğe kadar geniş bir yelpazede analizler sunan bağımsız bir göz. Kurumsal dinamikleri, piyasa trendlerini ve gücün arkasındaki stratejileri sorgulayan yazılarıyla Patronkoltugu.com okurlarına...

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x