Erdoğan: Türkiye Din ve Vicdan Özgürlüğünde Örnek Ülke

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan akşamında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde dini azınlık temsilcilerini ağırlayarak iftar yemeklerini toplu halde paylaştı. Konuşmasında, bu özel akışın paylaşıma ve dayanışmaya verdiği önemi vurguladı; ramazanın ruhuyla toplumsal bağların güçlendiğini ve farklı inançların bir arada yaşamaktan duyulan memnuniyeti dile getirdi. Türkiye’nin çok kültürlü hafızasının ve karşılıklı saygının bu toprakların özündeki değerler olduğuna işaret eden Erdoğan, “Dört kitabın manasını aramak” fikrini Yunus Emre’nin sade Türkçesiyle hatırlatarak, sevginin ve kapsayıcılığın esas olduğunu ifade etti.
“Birlikte yaşamın temeli, yaratılanı yaratandan ötürü sevmektir” sözleriyle iradeyi ortaya koyan lider, insanları ırk, mezhep ya da sınıf farklarına göre ötekileştirmenin kimsenin haddi olmadığını vurguladı. Ayrıca, Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilisenin bu dönemde inşa edildiğini anımsatarak, ibadethanelerin restore edilip cemaat hizmetine sunulması ve din görevlileri konusundaki kolaylıkların altını çizdi. Yerel din özgürlüğünün sembolü olan Süryani Kilisesi’nin açılışıyla Türkiye’nin inançlar arası ayrıştırıcı olmadığını bir kez daha gösterdiğini ifade etti.
Erdoğan, farklı inançlara mensup vatandaşların akademide, bürokrasi ve iş dünyasında üst düzey konumlarda yer almasının memnuniyetini dile getirerek, Ermeni kökenli bir vatandaşın kaymakam olarak atanması ve Ermeni milletvekillerinin uzun süredir parlamentoda görevde olmasının bu tabloya örnek olduğuna işaret etti. Önümüzdeki dönemde de bu iklimi güçlendirmek için el birliğiyle çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
Gerçekler karşısında zaman zaman uluslararası eleştirilerin de gündeme geldiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin din ve vicdan hürriyetine sahip çıktığını ve ibadet özgürlüğünün güvence altında olduğunu ifade etti. Katılım sağlayan dini azınlık temsilcilerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı, ramazanın barış, huzur ve bereket getirmesi dileğini yineledi.
İftara katılan 21 azınlık cemaati temsilcisinin önemi vurgusu eşliğinde, programın devletin sağladığı olanaklar ve karşılıklı diyalog için bir fırsat olduğuna dikkat çekildi. Yoğun katılım listesinde Fener Rum Patriği Bartholomeos’tan Türkiye Musevileri Hahambaşısı’na, Süryani Metropolitlerden Papalık temsilcisine kadar geniş bir yelpazeden dini liderler yer aldı. Bu tablo, Türkiye’nin farklı inançlara sahip topluluklarının bir arada, saygı ve dayanışma içinde var olabildiğini gösterdi.












