Epstein Belgeleri, Küresel Güç Ağları ve Batı’nın İki Yüzü

Son günlerde kamuoyuna yansıyan Epstein dosyaları, dünya siyasetinden iş dünyasına, kraliyet ailelerinden teknoloji devlerine kadar uzanan geniş bir ağın varlığına dair ciddi iddiaları yeniden gündeme taşıdı. Milyonlarca belgenin aynı anda servis edilmesiyle oluşan bilgi seli, yalnızca bireysel suçları değil, küresel güç mekanizmalarının nasıl çalıştığına dair tartışmaları da alevlendirdi.
Belgelerde adı geçenler arasında siyasetçiler, milyarderler, teknoloji patronları ve aristokrat isimler olduğu ileri sürülüyor. Dosyaların içeriği; cinsel istismar, şantaj, gizli ilişkiler ve siyasi yönlendirme iddialarını kapsayan karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Ancak asıl dikkat çeken nokta, bu ifşaların nasıl, ne zaman ve neden yapıldığı sorusu.
Milyonlarca Belge Neden Aynı Anda Yayınlandı?
Bana göre, milyonlarca belgenin eş zamanlı olarak servis edilmesi bilgi kirliliği yaratma amacı taşıyor olabilir. Bu yöntemle;
- Asıl kritik belgelerin görünürlüğü azaltılabilir,
- Kamuoyunun dikkati yüzlerce başlık arasında dağıtılabilir,
- Gerçekten hesap sorulması gereken isimler arka planda kalabilir.
Bu durum, “Her şey açığa çıktı” algısı yaratırken, hiçbir şeyin tam olarak konuşulamaması sonucunu doğurabiliyor.
Türkiye’yi İlgilendiren İddialar ve İncirlik Tartışmaları
Belgeler arasında Türkiye’yi ilgilendiren iddiaların da bulunduğu öne sürülüyor. Sosyal medyada ve bazı alternatif yayın organlarında, İncirlik Üssü üzerinden çocuk kaçırıldığı, bu çocukların Epstein bağlantılı adalara götürüldüğü gibi son derece ağır iddialar dolaşıma sokuldu.
Bu iddiaların resmî olarak doğrulanmış olmadığı özellikle vurgulanmalı. Ancak dikkat çekici olan nokta, iddiaların ağırlığına rağmen uluslararası ana akım medyanın konuyu görmezden gelmesi.
Eğer benzer suçlamalar Batı dışı bir ülkede gündeme gelseydi, uluslararası kamuoyunun tepkisinin çok daha sert olacağı yönündeki eleştiriler giderek artıyor.
Trump, İsrail ve Küresel Güç Mücadelesi İddiaları
Bazı yorumculara göre, Epstein belgelerinin bu dönemde gündeme taşınması ABD iç siyasetindeki güç mücadelesiyle bağlantılı olabilir. Belgelerin;
- Donald Trump yönetimine karşı bir hamle olduğu,
- İsrail’in bu süreçte etkili rol oynadığı ve Trump’tan intikam alma isteği,
- ABD–İran geriliminin bu dosyalarla ilişkilendirildiği
yönünde siyasi analizler yapılıyor.
Bu iddialar henüz kanıtlanmış değil. Ancak belgelerin zamanlaması, küresel jeopolitik gerilimlerle eş zamanlı ilerlemesi nedeniyle dikkatle inceleniyor.
Batı’nın Çifte Standardı Tartışması
Epstein vakası, Batı’nın yıllardır savunduğu demokrasi, insan hakları ve özgürlük söylemleriyle ciddi bir çelişki oluşturuyor. Üstelik dünyaya barışı, demokrasiyi, özgürlüğü batı bu siyasetçilerle götürüyor. Aynı Batı;
- Diğer ülkelere ahlak dersi verirken,
- Kendi içindeki ağır suç iddialarını görmezden gelmekle,
- Güçlü isimleri korumakla suçlanıyor.
Eleştirilerin merkezinde şu soru yer alıyor:
“Bu suçlar Batılı olmayan bir ülkede işlenseydi aynı sessizlik olur muydu?”
“Komplo Teorisi” Denilen Şeyler Neden Yeniden Tartışılıyor?
Demekki kahvede konuşulan “dünyayı 3 aile 5 aile yönetiyor bu pandemi birileri tarafından çıkarıldı” muhabbetleri çokta cahilce edilen muhabbetler değilmiş.
Yıllarca “komplo teorisi” denilerek küçümsenen bazı iddialar, bugün resmî belgelere ve tanıklıklara dayandırılarak yeniden gündeme geliyor. Küresel elitlerin;
- Siyaseti,
- Ekonomiyi,
- Medyayı,
- Sağlık politikalarını
etkileme gücü olduğu iddiası artık yalnızca marjinal çevrelerde değil, akademik ve gazetecilik tartışmalarında da yer buluyor.
Dünyada karanlık bir yahudi gücü var bunlar şeytani planlara bağlı kalarak hareket ediyorlar. Bütün güçlü isimleri kontrolleri altında tutuyorlar. Cinsellik, sapkınlık, küçük çocuklara tecavüz ve hatta onları kurban etme gibi birçok ritüelle bu kontrolü sağlıyorlar. Bu gün bir kez daha açığa çıktı ki Dünyayı böyle yönetiyorlar.
Elon musk, Bill Gates, Bush, Trump, krallar, prensler, prensesler, devlet başkanları, sanatçılar, şarkıcılar bunlarla istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Öylede olmuş zaten.
Pandemi sürecinde alınan kararlar, aşı politikaları ve büyük ilaç şirketlerinin rolü de bu bağlamda yeniden sorgulanıyor. Epstein ile Bill Gates gibi küresel aktörler arasındaki ilişkiler, bu şüpheleri daha da derinleştiriyor.
Üstelik Bill’ in sivrisinekleri kullanarak insanlara güya şifa vereceği gibi projeleride vardı. Yapay et vb.
Sessizlik, Seçici Tepkiler ve Aydınların Sorgulanması
Türkiye’de şunu da eleştirelim, aydın ve entelektüel çevrelerin sessizliği. Eğer benzer bir yapı Türkiye’de ortaya çıksaydı, adamın adı Mahmut olsaydı ve bir tarikata bağlı çalışsaydı aydın geçinen kesimin tepkileri böylemi olacaktı? İki yüzlülük sadece batıda yok içimizde de var malesef.
Bu durum, “Batılı olunca görmezden gelinen, yerli olunca sert şekilde eleştirilen” bir çifte standart algısını güçlendiriyor.
Asıl Soru Şu
Epstein belgeleri bize yalnızca bir suç ağını değil, küresel sistemin nasıl işlediğine dair rahatsız edici soruları da gösteriyor:
- Kimler gerçekten hesap veriyor?
- Kimler dokunulmaz?
- Bilgi ne zaman ifşa ediliyor, ne zaman saklanıyor?
Belki de artık asıl mesele, doğu–batı, sağ–sol, komplo–gerçek ayrımının ötesinde, gücün kimlerin elinde toplandığını sorgulamak.
Ve belki de en önemli soru şu:
Gerçeği mi konuşuyoruz, yoksa bize konuşmamız istenen gürültüyü mü?










