Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron

Ekran Arkasındaki “Klavye Şövalyeliği” ve Hukuki Bedeli

30 Ocak 2026 • 07:00 Damla Eker 77

Teknolojiyle birlikte hayatımızın tam merkezine yerleşen sosyal medya platformları, ne yazık ki çoğu zaman bir ifade özgürlüğü alanından ziyade, hakaret ve siber zorbalık sahasına dönüşmüş durumda. Birçok kullanıcı, profil fotoğrafının arkasına saklanarak kurduğu cümlelerin hukuki bir karşılığı olmayacağını sansa da, Türk Ceza Kanunu bu konuda oldukça net sınırlar çiziyor.

Hukukumuzda hakaret suçu, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle işlenir. Sosyal medya üzerinden yapılan bu eylemler ise “sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle hakaret” kapsamında değerlendirilir. Hatta bu hakaretin herkesin görebileceği bir yorum panelinde veya “hikaye” paylaşımında yapılması, suçun “alenen” işlendiği kabul edilerek verilecek cezanın artırılmasına neden olur.

Peki, ekran başında bir anlık öfkeyle yazılan o yorumun hukuki faturası nedir? Süreç genellikle iki aşamalı işler: Ceza davası ve tazminat davası. Kişi, ceza mahkemesinde mahkumiyet aldığında bu durum, mağdurun açacağı manevi tazminat davası için de kapıyı aralar. Yargıtay’ın son yıllardaki kararlarına göre, kullanılan kelimelerin “ağır eleştiri” mi yoksa “hakaret” mi olduğu arasındaki ince çizgi; toplumun genel ahlak anlayışı ve kişinin sosyal statüsü üzerinden belirlenir.

Burada en kritik nokta, delillerin karartılmadan muhafaza edilmesidir. Sosyal medyada yapılan bir hakaretin saniyeler içinde silinebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle, hukuki bir süreç başlatmayı düşünenlerin “ekran görüntüsü” (screenshot) almak yerine, içeriğin URL bağlantısı ve saatiyle birlikte noter onayı veya güvenilir dijital delil tespit yöntemleriyle kayıt altına alması, davanın başarısı için hayati önem taşır.

Unutulmamalıdır ki; klavye başında sarf edilen her kelime, gerçek hayatta atılmış bir adım kadar sorumluluk doğurur. Dijital dünyadaki “anonimlik” illüzyonu, yargı önünde geçerli bir mazeret değildir.

E-Posta
Damla Eker
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x